T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/295 - 2026/696 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/295 KARAR NO : 2026/696 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2025 NUMARASI : 2025/287 E. - 2025/913 K. DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabet - Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/295 - 2026/696 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/295 KARAR NO : 2026/696 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2025 NUMARASI : 2025/287 E. - 2025/913 K. DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabet - Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23/12/2025 tarih ve 2025/287 E. - 2025/913 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı ...'ın 27/09/2011 - 29/01/2019 tarihleri arasında müvekkilinin bünyesinde çalıştığını ve istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, davalı ...'ın işten ayrıldıktan sonra çalıştığı dönemde imzalamış olduğu yetkili şube sözleşmesi ile gizlilik sözleşmesi ve diğer sözleşmelerde yer alan rekabet yasağını ve gizliliği ihlal ettiğini, davalı ...'ın imzalamış olduğu sözleşmelere aykırı olarak çalıştığı dönemde edindiği bilgiler ile müşteri listelerini iş sözleşmesinin sonlanmasından hemen sonra davalı ...Şirketi ile paylaştığını ve mail yolu ile gönderdiğini, yaptıkları araştırma sonucunda davalı ...'ın davacı yanında çalıştığı dönemde sigorta poliçesi düzenleyenlerin yenileme işlemlerini davalı ...Şirketine yaptırdıklarının tespit edildiğini, sır saklama yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan haksız rekabet nedeniyle maddi zararlarının bulunduğunu, şirketin sigortalılar tarafından aranılarak kötülenmesi nedeniyle şirket ticari itibarının zarar gördüğünü ve manevi olarak zararlarının oluştuğunu belirterek davalıların haksız rekabet yaptıklarının tespitine, haksız rekabetin menine, 500,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 29/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmeleri ile iş sözleşmelerin devamı sırasında imzalanan belgelerde yer alan haksız rekabet yasağının ihlaline ilişkin düzenlemelerin hukuka ve kanuna uygun olmadığını, imzalanan belgelerde aynı iş sektöründe faaliyet gösteren diğer şirketler ibaresinin bulunmadığını, haksız rekabet yasağının ihlalinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, rekabet yasağı sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapılmasının gerektiğini, davacının devamlı surette zarara uğrayacağı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olmamasının gerektiğini, işçinin ehliyet ve deneyimlerini her zaman kullanma imkanına sahip olduğunu, davacının davalı ...'ın eylemleri nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı iddiasının yerinde olmadığını, açıklanan nedenlerle rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin geçerli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ...Şirketi vekili, müvekkilinin dava konusu sözleşmelerin tarafı olmadığını, bu nedenle sorumluluğu da bulunmadığını, müvekkili ile diğer davalı ... arasında menfaat ilişkisi bulunmadığını, kendisine prim vb. gibi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin diğer davalı ... ile davacı şirket arasındaki sorunlara ve sözleşmelere müdahil olmaması nedeniyle bu yöndeki rekabet yasağının ve gizliliğinin ihlali iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... tarafından davalı Şirket yetkilisine gönderildiği kabul edilen e-mailin gerçekliği, bu e-mailin davalı ... tarafından gönderilip gönderilmediği, e-mailin davalı Şirketin yetkilisine teslim edilip edilmediği, teslim edilen kişinin davalı şirketin yetkilisi olup olmadığı, bu mailin yasal bir delil olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, malilin içeriği ve bu içerikte yer alan sigortalıların ayrıntısının araştırılmasına gerek olmadığı, ayrıca, sırf davacı şirketin portföyünde bulunan bir kısım sigortalının davalı şirketin portföyüne geçmesinin de, fiyat indirimi, piyasa algısı, düzenlenen kampanya, poliçesi düzenlenen sigorta şirketlerinin çeşitliliği, sigortalıların tercihleri gibi birçok etkenden kaynaklanabileceği, bu durumun davalı gerçek kişinin eylem ve işlemlerinden kaynaklandığının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece bilirkişi ek raporunda belirtilen eksiklerin giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından yapılan kontrollerde 30.01.2019 tarihinde davalı ... (...) e-posta adresinden diğer davalı ...Şti.'ye (...) e-posta adresine müvekkili şirketin sigortalılarının bilgilerinin gönderildiği tespit edilmiş olup, E-posta örneğinin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, söz konusu E-mail incelendiğinde davalı ... tarafından diğer davalı ...Şirketi çalışanı dava dışı ...’a müşteri bilgilerini ilettiğinin görüleceğini, davalı ...’ın kişisel mailinden atılan iş bu mailin müvekkili şirket tarafından tespitinin aradan geçen süre de dikkate alındığında mümkün olmadığını, davalı ...’ın, istifa ettiğinin ertesi günü 29/01/2019 tarihinde müvekkili şirketin portföy bilgilerini paylaştığı ve şirkete ait bilgisayarda müşterilere ait telefon numaralarının silindiğinin tespit edildiğini, gelinen aşamada ilk derce mahkemesi tarafından eksiklikler giderilmeden karar verilmiş olup, kararın kaldırılması gerektiğini, alınan bilirkişi raporunda davalı ... ile bağlantılı sayılabilecek 137 poliçenin diğer davalı şirkete geçirildiği tespit edilmiş olup, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ...'ın edinmiş olduğu bilgileri, hukuka aykırı olarak kendi menfaati için kullandığını, mahkeme gerekçesinin maddi gerçeğe ve hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, haksız rekabet, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça, davalı ...'ın davacı şirket bünyesinden ayrıldıktan sonra, davacıda çalıştığı dönemde edindiği bilgiler ile müşteri listelerini davalı şirket ile paylaştığı ve mail yolu ile gönderdiği, bunun sonucunda da davalı ...'ın davacı yanında çalıştığı dönemde sigorta poliçesi düzenleyenlerin yenileme işlemlerini davalı şirkete yaptırdıkları, şirketin sigortalılar tarafından aranılarak kötülenmesi nedeniyle şirket ticari itibarının zarar gördüğü hususlarının iddia edildiği, davalılarca kanıtların gerçekliği ve varlığının değerlendirilmediği, davalı şirket ile davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişkisi olmadığı, davacı şirketin eski sigortalılarının, dava konusu dönemde başka bir sigorta şirketi ile poliçeleri yenilemesinde herhangi bir yasal engel olmadığı, davacı şirketin iş yaptığı sigorta portföyünün, davalı şirketin yetkilisi ve müdürü ...’nın da bilgisi dahilinde olduğu, 30.01.2019 tarihli e-posta çıktısının gerçekliği, bu e-postanın diğer davalı ...’ın iş e-postasından, davalı şirkette çalıştığı iddia edilen ... adlı bir kişiye gönderildiğine ilişkin hususun gerçekliği ve gönderilip, gönderilmediğinin yargılama aşamasında kontrol edilmediğinin savunulduğu, mahkemece verilen önceki kararda ise; davalı ...'ın iş sözleşmesi kapsamında elde etmiş olduğu sigorta poliçesi düzenlettirenlere ait bilgileri davacıya ait iş yerinden ayrıldıktan sonra davalı şirkete ait mail adresine gönderdiği, davalı ...'ın davacı şirkette çalıştığı dönemde düzenlenen poliçelerin yenileme işleminin davalı şirket tarafından yapıldığı, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile karar verildiği, bu kararın Dairemiz kararı ile kaldırıldığı, kaldırma gerekçesinde, mahkemenin somut olaya ilişkin gerekçeye esas aldığı tek delil olan davalı ... tarafından davalı Şirket yetkilisine gönderildiği kabul edilen e-mailin gerçekliği, bu e-mailin davalı ... tarafından gönderilip gönderilmediği, e-mailin davalı Şirketin yetkilisine teslim edilip edilmediği, teslim edilen kişinin davalı şirketin yetkilisi olup olmadığı, bu mailin yasal bir delil olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, malilin içeriği ve bu içerikte yer alan sigortalıların ayrıntısının araştırılmadığının, ayrıca, sırf davacı şirketin portföyünde bulunan bir kısım sigortalının davalı şirketin portföyüne geçmesinin de, fiyat indirimi, piyasa algısı, düzenlenen kampanya, poliçesi düzenlenen sigorta şirketlerinin çeşitliliği, sigortalıların tercihleri gibi birçok etken incelenmeksizin sırf hayatın olagan akışına uygun olmadığı yönündeki belirlemenin yerinde bulunmadığı hususlarına yer verildiği, bu karar üzerine mahkemece, davalı ... tarafından davalı Şirket yetkilisine gönderildiği kabul edilen e-mailin gerçekliği, bu e-mailin davalı ... tarafından gönderilip gönderilmediği, e-mailin davalı Şirketin yetkilisine teslim edilip edilmediği, teslim edilen kişinin davalı şirketin yetkilisi olup olmadığı, bu mailin yasal bir delil olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, malilin içeriği ve bu içerikte yer alan sigortalıların ayrıntısının araştırılmasına gerek olmadığının tespit edildiği, diğer yandan sırf davacı şirketin portföyünde bulunan bir kısım sigortalının davalı şirketin portföyüne geçmesinin de, fiyat indirimi, piyasa algısı, düzenlenen kampanya, poliçesi düzenlenen sigorta şirketlerinin çeşitliliği, sigortalıların tercihleri gibi birçok etkenden kaynaklanabileceği, bu durumun davalı gerçek kişinin eylem ve işlemlerinden kaynaklandığının kabul edilemeyeceğinin tespit edildiği, mahkemece yapılan belirlemelerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davanın ispatı için yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.