11. Hukuk Dairesi 2022/3145 E. , 2023/6913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/322 Esas, 2022/478 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2021/228 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge
**11. Hukuk Dairesi 2022/3145 E. , 2023/6913 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/322 Esas, 2022/478 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2021/228 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; her iki davalı şirketin aralarında organik bağlantı bulunduğunu, davalı ... Ürün Geliştirme ve Kozmetik Üretim Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 03 üncü sınıfta 2017/11738 başvuru numaralı “... COSMETICS” marka tescil başvurusunun davacının itirazı üzerine davacıya ait dava dilekçesinde ekli marka tescil belgeleri uyarınca tescilli “... COSMETICS” markası ile benzer olması nedeniyle TPMK tarafından 07.12.2017 tarihinde reddedildiğini, davalı ...’nin “WTOP White To Black” markasını tescil ettirdiğini, ancak ürünleri üzerinde “... COSMETİCS” markasını bu marka ile birlikte kullandığını, “... COSMETİCS WTOP White To Black” markalı ürünleri satışa sunduğunu, bu marka kullanımının kötü niyetli olduğunu, davacının bu nedenle zarara uğradığını, ayrıca davalının inovacosmetics.com alan adını da kullandığını belirterek, davalı yana ait ticaret sicilinde bulunan isimde yer alan ve karışıklığa yol açan “...” ibaresinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri uyarınca haksız eylemin durdurulmasına, dava sonuçlanıncaya kadar ilgili ürünün “... COSMETİCS” adı ile üretilmesinin ve satışa arzının engellenmesine, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... İnteraktif Telemarket San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin bu unvanı ile 2012 yılından bu yana faaliyet göstermekte olan, kozmetik sektöründe tanınan ve tüketici kitlesince ürünleri beğenilen, gerek yurt içi, gerek yurt dışı pazarda varlık gösteren, cirosu yüksek, saygın bir firma olduğunu, müvekkiline ait, 30'dan fazla kozmetik markasının Türk Patent Kurumu nezdinde tescilli olup, bu sektörde aktif faaliyet gösterildiğini, ürünlerin özellikle e-ticaret pazarında yoğun ilgi gördüğünü, davacının üzerinde hak iddia ettiği "İnnova" ve "İnnova Cosmetics" markalarının sahibi olmadığını, markaların özellikle şekil bakımından farklılık arz etmekte olup, tüketicide karışıklığa sebebiyet vermelerinin söz konusu olmadığını, bunun aksinin kabulünde dahi gerek tanınırlık, gerekse ciro, müşteri memnuniyeti, uluslararası pazarda bulunma vs. bakımından müvekkili firmanın her açıdan davacının hak sahipliği iddia ettiği markalardan daha üstün olduğunun açıkça görüldüğünü, müvekkili şirketin "WTOB WHITE TO BLACK" markasını tescilli olarak hukuka ve prosedürlere uygun şekilde kullanmakta olduğunu, davada iradi taraf değişikliğine muvafakatlarının olmadığını, HMK m.124/3-4 hükmü bakımından ise karşı tarafın, taraf bakımından yanılgısının basit bir maddi hata olmadığını ve taraf değişikliği talebinin dürüstlük kuralına uygun düşmediğini beyanla, davacının talebinin reddi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davada aktif taraf ehliyeti bulunması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca dava şartlarından olduğu, aynı Kanunun 115 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava şartları yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılabileceği, açılan marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasında, davacının davasına dayanak olarak gösterilen markalar dava açılmadan çok önce dava dışı şirkete devredildiği, davacı bu şirketin ortağı ve yetkilisi olsa dahi marka sahibi şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu, davacının aktif taraf ehliyetinin mevcut olmadığı gerekçeleriyle ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "... Cosmetics" markasının sahibinin dava dışı ... Kozmetik İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. olduğu, inhisari lisans sözleşmesi ile markayı kullanım ve dava açma hakkı sahibinin davacı olduğunu, ıslahın geçerli olduğunu, mahkemenin onayına bağlı olmadığını, buna rağmen mahkemece ıslahın talep olarak değerlendirerek reddedilmesinin usule aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda ...'e ait markalar ile davalı yanın kullanımındaki marka arasında iltibas ilişkisinin varlığına dair değerlendirme yapıldığını, bu nedenle dava dışı şirket ile davacı arasındaki organik bağ da gözetilerek ıslah yoluna başvurduklarını, inhisari lisans sözleşmesinin 01.01.2018 tarihli olduğunu, sözleşmenin noterde yapılmasının zorunlu olmadığını, sözleşme uyarınca lisans alan davacının lisans verenin sahip olduğu tüm hukuki yollara başvurma hakkına sahip olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların tescil kayıtları incelendiğinde; 25.01.1993 başvuru tarihli, 86046 tescil numaralı “İNNOVA+Şekil” markasının ... Kozmetik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına 03. sınıfta “Far, oje, ruj, maskara, allık, krem, temizleme sütü, tonik ve taş pudra (naturel)” için, 06/08/2012 başvuru tarihli, 2012 68995 tescil numaralı “... COSMETICS” markasının 03, 05, 08, 35, 44 üncü sınıflarda ... Kozmetik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tescilli oldukları, dava açılmadan önce Bakırköy 25. Noterliğinin 05.12.2017 tarihli ve 36236 yevmiye numaralı Marka Devir Sözleşmesi ile davacı ...'in bu iki markayı da ... Kozmetik şirketine devrettiği tespit edildiği, davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen taraf ise de hakkın sahibi veya kendisine karşı hakkın himayesi istenmesi gereken kişiler olmadıkları belirlenir ise, davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerektiği, husumetten red kararı usule ilişkin bir karar olmadığı, davada taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını belirleyen esasa ilişkin bir karar olduğu, husumetin dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husus olduğundan davanın reddine ilişkin kararın isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 104, 105, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.