İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni sigorta şirketi nezdinde ...Sigorta Poliçesi ile 28/11/201…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/82 KARAR NO : 2025/1796 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/02/2019 NUMARASI : 2017/333 Esas - 2019/144 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni sigorta şirketi nezdinde ...Sigorta Poliçesi ile 28/11/2015-23/11/2016 tarihleri arasını kapsar biçimde sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, davalı şirkete ait ... kodlu iş makinesinin sebebiyet verdiği 23/12/2015 günlü kazada hasarlandığını, bu nedenle müvekkili sigorta şirketi tarafından kendi sigortalısına 01/02/2016 tarihinde 14.800,82-TL sigorta tazminatı ödemesi yapmak zorunda kaldığını müteakip, halefiyet ilkeleri gereğince dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla davalı sigorta şirketi aleyhine Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, ancak bu takibin davalının borca itirazı üzerine durduğunu beyanla, davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talep konusu kazanın davacıya sigortalı araç sürücüsünün (-davacı sigortalısının işçisi) kusuru neticesinde meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini, ayrıca talep edilen tazminat miktarının da çok fazla bulunduğunu ve davanın müvekkil şirket sigortacısı ... Genel Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini istediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Dosya kapsamından ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar tebligatının yapıldığı, ancak adı geçen sigorta şirketi tarafından herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; ... Tem. Hizm Ltd Şti yetkilisi ..., araç şoförü, liman işletmesi yetkilisi ...tarafından tutulan 21/12/2015 tarihli tutanakta; 23/12/2015 tarihinde ... Ana Terminalinde ...Kodlu iş makinasının ihracat dolu konteynır yüklü ... idaresindeki ... Ltd Şti'ye ait ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorse üzerinde bulunan konteynırı istife alınması sırasında, ... plakalı araç şoförünün açması gereken dorse kilitlerini tam olarak açtığını beyan etmesine rağmen araç üzerinde bulunan konteynırın kaldırılması sırasında dorse ön sağ kilit aksamının araç üzerinden alınan konteynır kilitleme sistemine takılması sonunda konteynırın dorse ile birlikte kalkması tek taraflı konteynıra takılı kilit aksamının bu sırada kurtulması ile yükselen dorse ve aracın yan yatarak devrilmesi neticesinde, maddi hasarlı kazanın meydana geldiği belirtilmiş ve yargılama sırasında temin edilen bilirkişi raporunda da her ne kadar davalının %50 kusurlu olduğu sonucuna varılmış ise de; liman işletmesinde bulunan aracın yükü ve konteynırı istife yaparken uyması gereken kurallar göz önüne alındığında konteynırı bulunduğu yerden yavaşça ayırarak ağırlık denge kontrolü yapılması ve kaldırma işleminin gerçekleştirilmesi talimatlara uygun güvenlik önlemlerini alması gerekmektedir. Ayrıca dinlenen tanıklar kazanın tırdaki ürünün istiflenmesi sırasında ürünü getiren tır şoförü, konteynırı kiliti açmadığı için tırın yan yattığını beyan etmiş olup kilidin açılıp açılmadığını kontrol etmek gerekli talimatları vermek davalı çalışanının görevi bulunduğu, bu durumda davalının % 100 kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, hasar yönünden yapılan incelemede de araçta meydana gelen hasar ve onarım giderinin 14.800,89 TL olarak belirlenmiş olup ... firmasının sigortacısı olan davacı zararın tamamını ödediği, dolayısıyla sigortalının haklarına halef olarak yaptığı ödemeyi davalıdan talep etme hakkı bulunduğu şeklindeki gerekçeyle;-B.çekmece 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 14.800,82 TL asıl alacak, 523,71 TL işlemiş faiz üzerinden itirazın iptaline, -Takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi ile birlikte takibin devamına,-Davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; kazanın davacı sigortalısının şoförü tarafından yükleme işleminden önce araç kilitlerini açmaması nedeniyle meydana geldiği dosya kapsamından anlaşıldığı halde ve dahi yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da tarafların eşit kusurlu oldukları açıkça belirtildiği halde, mahkemece hatalı kusur değerlendirmesi neticesinde yazılı biçim ve şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre de; müvekkil şirket sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye davanın ihbarı zaruri olduğu halde bu husus üzerinde durulmadan karar verilmiş olmasının da isabetsiz bulunduğuna yöneliktir.Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödeme yapan sigortacının, ödediği bedelin zarar sorumlusundan rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup; davacı sigortacı, davalının işleteni olduğu liman alanında yapılan yükleme işlemi sırasında liman çalışanlarının gerekli dikkat ve özenin göstermemeleri sonucu ... plaka sayılı sigortalı araçta meydana gelen zararın giderilmesinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, sigortalısına yaptığı ödemenin, rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine duran ilamsız icra takibine devam edebilmek için de eldeki itirazın iptali talepli davayı açmıştır.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır.Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceğinden, sigortacı ancak sigortalısının zarar veren kişiden isteyebileceği kadar ve yaptığı ödemeyle sınırlı olarak rücu talebinde bulunabilir. Sigortalının zararını talep hakkı bulunmadığı durumlarda, sigortacı da halefiyete dayalı olarak talepte bulunamaz. Sigortacı tarafından açılan rücuen tazminat davalarında zarar sorumlusu, sigortacının kendi sigortalısına yaptığı ödeme miktarından değil, gerçek zarar miktarından kusuru oranında sorumludur.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu kabul edilerek, davanın kabulü cihetine gidilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamıyla örtüşmemektedir.Her ne kadar HMK'nın 266/2 madde hükmü uyarınca; genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken konularda bilirkişiye başvurulamaz denilmekte ve müteakip 282.maddede de hakim tarafından bilirkişinin oy ve görüşünün diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilebileceği açıklanmakta ise de; HMK'nın 266/1 maddesi gereğince; mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır.Görülmekte olan davada mahkemece, kusur ve hasar belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği kabul edilerek; İstanbul Üniversitesi Ulaştırma ve Lojistik Anabilim Dalı Başkanlığı'nda öğretim görevlisi olarak çalıştığı anlaşılan ... ile makine mühendisi ...'dan rapor düzenlemelerinin istenildiği, sözü edilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 11/07/2018 günlü raporda; gerekçeleri açıklanmak suretiyle talep konusu kazanın oluşumunda davalı şirketin sorumluluğundaki liman sahasında çalışan ... kodlu iş makinesi operatörünün ve davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç sürücüsünün eşit oranda kusurlu olduklarının bildirildiği ve talep edilen tazminat miktarının da kaza ile uyumlu olup, kadri maruf bulunduğunun açıklandığı, söz konusu bu rapora karşı her iki taraf vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine icra olunan 22/10/2018 günlü duruşma oturumunda; mahkemece dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunun incelemeye ve denetlemeye elverişli bulunduğu, mahkemece sorulan sorulara cevap verir nitelikte olduğu kabul edilerek tarafların yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve ek rapor alınması yönündeki taleplerinin reddine karar verildiğine göre; mahkemece, yargılama sırasında temin edilen yargı ve taraf denetimine açık yeterli ve geçerli nitelik taşıyan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki uyuşmazlığın sonlandırılması gerekirken, yerel mahkemenin kusura ilişkin olarak kendisini bilirkişi yerine koyarak, dosyadaki delil durumuna ve bilirkişi raporlarına tamamen zıt ve yoruma dayalı bir biçimde kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın tam kusurlu olduğunun kabul edilmiş olması isabetsizdir.Ancak, kusura ilişkin hatalı değerlendirmenin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun açıklanan sebeple kabul ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve davalı tarafın talep konusu kazanın oluşumundaki kusur durumu gözetilerek sorumluluğu yoluna gidilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2019 tarih ve 2017/333 Esas - 2019/144 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan tarafından karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca yatırılan 261,70-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c//İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2019 tarih ve 2017/333 Esas - 2019/144 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,a/Davanın kısmen kabulü ile; Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına konu takibin 7.400,41-TL asıl alacak ve 261,85-TL işlemiş faiz üzerinden aynen devamına, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin ise reddine,b/Şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatına ilişkin talebinin reddine,c/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 261,71-TL peşin harcın düşümü ile kalan 353,69-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,d/Davacı tarafından yatırılan 261,70-TL peşin harç, 143,60-TL tebligat müzekkere gideri, 1.400-TL bilirkişi ücreti toplamı 1.805,30-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 902,65-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,e/Davalı tarafından yapılan 28,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 14,00-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, f/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince 7.400,41-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, g/Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince 7.400,41-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/11/2025