T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2699 - 2025/2568 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2699 KARAR NO : 2025/2568 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/09/2023 NUMARASI : 2022/717 Esas, 2023/428 Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVALI : GÜVENCE HESABI VEKİLLERİ : Av. İHBAR OLUNAN : …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2699 - 2025/2568 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2699 KARAR NO : 2025/2568 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/09/2023 NUMARASI : 2022/717 Esas, 2023/428 Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVALI : GÜVENCE HESABI VEKİLLERİ : Av. İHBAR OLUNAN : ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 25/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.09.2023 tarih ve 2022/717 Esas, 2023/428 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken kaza yeri olan ... Kız öğrenci yurdu önüne geldiği esnada plakası bilinmeyen ... bankasına ait banka aracının durakladığı yerden aniden önüne doğru hareket etmesi ile araca çarpmamak için müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan motosikletini yere yatırmak zorunda kaldığını, motosikleti yere yatırması sonrasında motosikletin sürüklenerek kaldırım kenarında bulunan bir demir parçasının omzuna çarpması neticesinde 28.05.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 500,00 TL sürekli iş göremezlik, 250,00 TL geçici iş göremezlik, 250,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplamda 1.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tazmin ve tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kuruma gerektiği şekilde başvuru yapmadığını, davacı tarafından müvekkili kuruma tazmin amacıyla başvurulduğu tarihte meydana gelen kazaya ve iddia edilen olguyu ispata yarayacak herhangi bir kamera kaydı veya sair nitelikte delil bulunmaması yaşanan kazaya dair vakıaları soyut bıraktığını, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını belirterek açılan davanın usulden reddini, aksi kanaat halinde esastan reddini, vekalet ücreti davacı tarafa yükletilmesini, ihbar taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulü ile; 7.305,00 TL geçici iş göremezlikten ve 367.981,00 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklı olmak üzere toplam 375.286,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 16/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakıcı giderine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun 24.04.2023 tarihli maluliyet raporu ile HMK'nın 293.maddesi uyarınca hazırlanan uzman görüş raporu mahiyetinde olan Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 16.05.2023 tarihli maluliyet raporları arasında çelişki olduğunu ve çelişkinin giderilmeksizin verilen kararın hatalı olduğunu, plakası tespit edilemeyen ve bankaya ait olduğu tespit edilen aracın ticari araçlardan olduğundan ve zarar ticari faaliyet sırasında meydana geldiğinden tazminatın ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmek yerine yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş olması hatalı bulunmuştur. Karara karşı davalı vekili; kazanın meydana gelmesinde sorumlu tarafın tespit edilmiş olup Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun sona erdiğini, davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın kurumlarına gerektiği şekilde, belirtilen belgelerle başvuru yapmadığından usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıya ait olarak sunulan maluliyet raporunun değerlendirmeye alınması için gerekli niteliği taşımadığını, kazanın ne şekilde meydana geldiğinin ispatlanamadığını, geçici iş göremezlik tazminatının müvekkili kurumun sağladığı teminat kapsamında olmadığını, SGK tarafından ödenen tazminat olup olmadığının araştırılmadığını, Güvence Hesabı'nın sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan vasıtanın cinsinin tespitinin gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, alınan hesap raporunda TRH 2010 %1,8 teknik faiz uygulanması gerekirken +-10 iskonto faizli prograsif rant tekniği kullanılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tazminat talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından 28/05/2020 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının sakat kalması nedeniyle 375,286,00 TL kalıcı ve geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Eldeki dosyaya baktığımızda Ç.Ü Adli Tıp ABD Başkanlığından düzenlenen 16.05.2023 tarihli maluliyet raporu incelendiğinde davacının maluliyetinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğinde davacının maluliyetinin %15 oranında olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece alınan ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 25.04.2023 günlü raporda yine davacının maluliyetinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, ancak davacıda meydana gelen maluliyet oranının %8 oranında olduğu bildirilmiştir. Olay tarihi 28.05.2020 olup raporun bu tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu gerekmektedir. Dosya arasında bulunan ve Yargıtay 4 Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre maluliyete ilişkin sağlık kurulu raporu düzenleme yetkisine sahip olan iki ayrı kurum tarafından düzenlenen her iki sağlık kurulu raporunun aynı yönetmelik esas alınarak düzenlenmesine rağmen maluliyet oranları arasında fahiş bir fark bulunmaktadır. Davacı vekili hükme esas alınan rapora karşı süresinde itiraz etmiş olmasına rağmen dosya arasında bulunan aynı yönetmelik hükümleri uygulanmak suret ile düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu sebeple Mahkemesince dosyanın Adli Tıp Kurumu 2 İhtisas Üst kuruluna sevki ile dosya arasında bulunan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun 24.04.2023 tarihli maluliyet raporu ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 16.05.2023 tarihli maluliyet raporları arasındaki maluliyet oranlarına ilişkinin çelişkinin giderilmesini sağlayacak şekilde yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalı ve maluliyet raporları arasındaki çelişki giderildikten ve bu şekilde maluliyet oranı kesin olarak belirlendikten sonra davacının kalıcı maluliyetten kaynaklı maddi tazminatının tespiti bakımından mahkemenin karar tarihindeki en yakın asgari ücret verilerine uygun şekilde zararın güncel veriler ile ek hesap raporu alınarak hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı bulunmakla taraf vekillerinin maluliyet raporu ve maddi tazminatın miktarına ilişkin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan sebeplerle dosyanın tümü ile Adli Tıp Kurumuna yeniden gönderilerek; Ç.Ü. Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen 16.05.2023 günlü maluliyet raporu ve ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 25.04.2023 günlü raporları arasındaki çelişkinin giderilip çalışma gücü kaybı oranı konusunda, olay tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun hazırlanması; sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bu nedenle HMK' nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken önemli delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı ve davalı vekillerinin istinaf talebinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin yukarıda belirtilen sebepler ile kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kabulüyle kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.09.2023 tarih ve 2022/717 Esas, 2023/428 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.25/11/2025 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.