11. Hukuk Dairesi 2024/5235 E. , 2025/3539 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/268 Esas, 2024/1290 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlan…
**11. Hukuk Dairesi 2024/5235 E. , 2025/3539 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/268 Esas, 2024/1290 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kimya sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının da aynı sektörde olup, haksız rekabet teşkil eden eylemleri olduğunu, davalı ...'ın da davalı şirketin genel müdürlüğünü yaptığını, davalı yanın müvekkilinin eski bir çalışanı vasıtasıyla müvekkiline ait araştırma geliştirme (AR-GE) merkezinde uzun süredir çalışma yaptığı "kumaş yıkamada geri boyama önleyici olarak kullanılan çapraz yapılı, suda dispers olabilen poliesterleri" ismiyle Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2015 09393 numaralı patent tescil başvurusunu gerçekleştirdiği ürün formülasyonunu elde edip kullanıma başladığını, ayrıca müvekkilinin yatırım ve araştırma faaliyetlerine katlanmadan davalının ürünleri ucuza mal ettiğini ileri sürerek davalıların haksız fiillerinin tespitine, menine, haksız rekabetin ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız rekabetin bulunmadığını, müvekkilinin 2007-2012 arasında ürününü "polyester dispergatör yumuşatıcısı" olarak üretip sattığını, bu ürünü modifiye etmek suretiyle şuan üretip sattığı ürünü elde ettiğini, müvekkilinin deneme yanılma yoluyla AR-GE çalışması yaptığını, "kimyatürk.net" sitesinde bulduğu formüllerin yenilendiğini, davacının patent başvurusu yaptığını ama sonucunun daha netleşmediğini, kaldı ki ürünün ilk olarak ABD’de ... isimli şirket tarafından kullanıldığını, ayrıca kimyasal bileşenlerinin aynı olup olmadığının belli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu ... numaralı incelemesiz patentin 1 adet bağımsız ve ona bağlı 5 adet bağımlı toplam 6 adet istemi, bulunduğu, söz konusu incelemesiz patent belgesi ana isteminde, poliesterin özelliğinin tanımlandığı, inceleme konusu davacı ürünü ile davalı ürününün aynı fonksiyonel gruplara sahip oldukları, aynı özellikleri taşıdıkları, davalı ürününün dava konusu olan ... B sayılı patentin ana isteminde tariflenen ürünün özellikleri ile örtüştüğü, keza davalı ve davacı ürünlerinin benzer olduğu ve davacının incelemesiz patent belgesinden kaynaklı patent hakkına tecavüz oluştuğu gerekçesiyle davacının 2015/09393 B sayılı patentten doğan haklarına davalı yanca gerçekleştirilen haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, patent hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.