12. Hukuk Dairesi 2025/9928 E. , 2026/864 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Adi kiraya ve hasılat kiralarına ait ör…
12. Hukuk Dairesi 2025/9928 E. , 2026/864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Adi kiraya ve hasılat kiralarına ait örnek 13 ilamsız takipte alacaklıların, borçlunun itirazının kaldırılması ve temerrüt nedeniyle taşınmazdan tahliyesi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, itirazın kaldırılması ve tahliye taleplerinin reddi ile alacaklılar aleyhine asıl alacağın %20’si oranında tazminata hükmedilmesine karar verildiği, alacaklılar tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine hükmedildiği, kararın alacaklılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.05.2024 tarih ve 2024/3223 E. 2024/5631 K. sayılı ilamı ile borçlu tarafından yapılan itirazda kira sözleşmesindeki imzaya açıkça itiraz edilmediği ve taraflar arasında akdi bir ilişki bulunduğunun inkar edilmediği, bu suretle kira ilişkisinin ve kira miktarının (borçlu tarafından kabul edilen tutar yönünden) kesinleştiği anlaşıldığından borçlu tarafından yapılan ödemelerin takipten sonra olduğu ve alacaklıların takip tarihi itibariyle 482.650,25 TL yönünden takip yapmakta haklı oldukları nazara alınarak, bu tutar yönünden haklı takibe yapılan itirazın kaldırılması gerektiği gerekçesi ile bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, alacaklıların itirazın kaldırılması talebinin kabulü ile itirazın 482.650,25-TL yönünden kaldırılmasına, borçlu tarafından yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce dosya hesabında dikkate alınmasına, tahliye talebinin reddine, 482.650,25 TL’nin %20’si oranında tazminatın davalı borçludan alınarak davacı alacaklılara verilmesine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların, o dava yönünden, hukuk düzenince, hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Bütün mahkemelerin ve her türlü kararların gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa'nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK'nın 27... . maddeleri işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.04.2010 gün ve 2010/11-195 E. 238 K. sayılı usulden bozmayı kapsayan ilamının gerekçesinde de vurgulandığı üzere, "Yasa'nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir." Nitekim, 07.06.1976 gün ve 3/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin, ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği, yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir" şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır. Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama, gerek yargı erki ile hakimin, gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile bağdaşmaz. Somut olayda, mahkeme kararının gerekçe kısmında “... İİK'nin 68/son maddesi gereğince ‘İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine icra tazminatına mahkum edilir.’ hükmü gereği 117.349,75-TL’nin %20’si nispetinde hesaplanan 2.346,99 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ...” ifadesi bulunduğu halde, hüküm kısmında davalı borçlu lehine tazminata yer verilmediği görülmekle kararın gerekçesi ile hüküm kısmı arasında çelişki meydana getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, kararın gerekçe kısmı ile hüküm fıkrası arasında infazda tereddüt oluşturacak şekilde çelişki oluşturulması HMK'nın 298/2. maddesine aykırı ve başlı başına bozma sebebi olup, anılan çelişki giderilmek suretiyle yeniden hüküm tesisi için mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nın 364/2. ve HMK’nın 373/4. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlunun sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.