6. Ceza Dairesi 2023/3380 E. , 2023/13556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/211 E., 2016/349 K SUÇLAR : Nitelikli tehdit, kasten basit yaralama HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir o
**6. Ceza Dairesi 2023/3380 E. , 2023/13556 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/211 E., 2016/349 K SUÇLAR : Nitelikli tehdit, kasten basit yaralama HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 30.04.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) sanık ... hakkında 86/2, 35/1-2, 29/1, 106/1-c, 43/2, 29/1, 53 üncü maddeleri, sanıklar ... ve ... hakkında ise 106/1-c, 43/2, 29/1, 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/05/2015 tarihli ve 2015/369 Esas, 2015/324 Karar sayılı kararı ile, "sanık ... hakkında eyleminin sabit olması halinde hakkında TCK 150 madde yollaması ile 106/2-c, 43/2, 29/1, 53, 86/2, 35/1-2, 29/1, 53 maddelerine göre, sanıklar ... ve ... hakkında ise eylemlerin sabit olması halinde hakkında TCK 150 madde yollaması 37/1, 106/2-c, 43/2, 29/1, 53 maddelerine göre cezalandırılmaları" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 3. ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2015 tarihli ve 2015/238 Esas, 2015/369 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında atılı suçlardan beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Gerekçe içermeyen süre tutum dilekçesinde hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğine, 2. Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ... ile katılanlar arasında birlikte işlettikleri işyerine ilişkin alacak ihtilafı bulunduğu, suç tarihinde sanıkların alacak konusunu konuşmak üzerine katılanların iş yerine gittikleri, çıkan tartışmada, sanık ...'in "ben almasını bilirim buraları başınıza yıkarım göreceksiniz nasıl aldığımı, ben bakanlıkta çalışıyorum oğlunun sicilini nasıl bozacağım göreceksin" diyerek tehdit ettiği ve akabinde katılan ...'ın kolunu bükerek basit tıbbi müdahale giderilir nitelikte yaraladığı ileri sürülerek açılan kamu davasında, mahalli mahkemece, sanıkların birbirleri ile uyumlu savunmaları ve bu savunmaların tanık T.K.'nın beyanı ile doğrulanması, katılan ... hakkında verilen Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesinin 14.12.2014 tarihli darp, cebir izinin olmadığı, şahsın sağ kolunda ... tarif etmekle beraber kolda hassasiyet dışında lezyon olmadığına dair rapor ve CD izleme tutanağında birbirlerine karşı saldırılarının tespit edilemediğinin belirtilmesi karşısında sanıkların atılı suçu işlediklerine dair savunmalarının aksine, katılanların iddiasından başkaca kesin kanıt bulunmadığı, katılan ...'nin sanık ...'ın kolundan tuttuğu hususundaki beyanının CD izleme tutanağı ile doğrulanmadığı,... sanıkların atılı suçu işlediklerine dair savunmalarının aksine katılanların soyut iddiasından başkaca mahkûmiyetleri yönünde vicdani kanı oluşacak yoğunlukta her türlü kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı bu itibarla yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiği sabit olmadığının, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Katılan ...'nin 15.12.2014 tarihli kolluk ifadesinde özetle, ".. olay günü saat 22.00 ile 22.30 sıralarında ... isimli şahıs babası ... ve bunların üç kardeşi ..., ... ve ... geldiler dördü yukarı çıktılar ben hoş geldin hayırdır dediğimde ... bana “hayır hayır paramızı almaya geldik “ dedi ben ne parası dükkanın 130.000,00 TL parasını üstlenmişiz diye eşimle söyledik eğer dükkanı satarsakta siz dükkana çok masraf yaptık biz bu masrafları çıkarır geri kalan ne ise anlaşırız” dediğimde ...'nın oğlu üzerime saldırdı benim sağ kolumu bükerek kıvırdı ben almasını bilirim buraları başınıza yıkarım göreceksiniz nasıl alacağımı, ben bakanlıkta çalışıyorum oğlunun sicilin nasıl bozacağım göreceksin diyerek tehdit etti bağırdı çağırdı üzerime doğru yine iki üç kez saldırıda bulundu araya ... ve eşim girerek beni kurtardı.." şeklinde, kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise, "Bizim ...'la 5 yıllık ortaklığımız vardı, 5 yıllık ortaklığın sonucunda dükkanımız iflas derecesine geldi, astronomik borçlarımız oldu, dükkan sahibi 20 günde teslim edeceği dükkanı daha geç teslim etti, ... "ben bu işte yokum" dedi, sulu yemek yapalım dedik, ... kabul etmedi, içkili bir mekan yapalım dedik ... bunu da kabul etmedi, kendisinin başka bir dükkanı vardı, ancak bizim tek ekmek kapımız burasıydı, dükkanın devrini eşim üzerine aldı, 3 ay sonra ..., kardeşi, babası hep birlikte dükkana geldiler, üst katta oturdular, alacakları olduğunu söylediler, alacakları olsun veya olmasın bizim muhatabımız onlar değildi, bunu kendilerine güzellikle izah ettiğimiz zaman eşimle görüştüler, ..., ... ... geldiklerine pişman oldular, kalkıp gitmeyi denediler, ... ortalığı birbirine kattı, eşime zorla senet imzalatmak istedi, 300.000TL gibi uçak kaçık bir para istedi, bu paranın olmadığını söyleyince senet istedi, senet de veremeyeceğimizi söyledik, çünkü borcuyla harcıyla, 12.000 TL dükkan kirasıyla kuru olarak dükkanı kabul ettik, ortalığın kızışacağını anlayınca polisi aradım, yukarıya çıktım "zorla para mı istiyorsun" demeye kalmadan ... kolumdan tuttu, kendimi kurtaramadım, ... ve ... araya girip kolumu kurtardılar, bakanlıkta çalıştığını, oğlumun siciliyle oynayacağını söyledi, "ben bu parayı almasını bilirim" dedi, 300.000 TL para 100.000TL ye düştü "bir haftaya kadar hazırlamazsanız dükkanı başınıza yıkarım, ben almasını bilirim, oğlunun sicilini bozacağım, küçük oğluna da neler yapacağımı göreceksiniz" diyerek polislerin de geldiğini duyunca kaçarak gitti,.. ... olay yerinde değildi, kendisi telefonla onları yönlendiriyordu, polise de bu şekilde anlatmıştım ama beyanım yanlış geçmiş, ruh halim de çok bozuktu, sanıklar geldiklerinde ben onları karşılamadım, eşim aşağıda müşterilerle ilgileniyordu, sanıklar da yukarıdaydı, eşim gelinceye kadar onları oyalamak için ben yanlarına çıktım," şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. Katılan ... 15.12.2014 tarihli kolluk ifadesinde diğer katılanın ifadelerine benzer anlatımlarına ek olarak, " .. ...'nın oğlu ... masaları tekmeleyerek eşimin kolunu bükerek kıvırdı ben almasını bilirim buraları başınıza yıkarım göreceksiniz nasıl alacağımı, ben bakanlıkta çalışıyorum oğlunun sicilini nasıl bozacağım göreceksin diyerek tehdit etti bağırdı çağırdı üzerine doğru yine iki üç kez saldırıda bulundu ben ve ... araya girerek eşimi kurtardık.." şeklinde, kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ise, "Olay eşimin anlattığı gibi oldu, ... bana "paran yoksa senet vereceksin, ben almasını bilirim, yürüyebilecekseniz yürüyün, nefes alabilecekseniz alın, çocuğun sicilini nasıl bozuyorum" gibi sözler söyledi, .. bu olaylar olduktan sonra dükkanı devrettiğimiz ağabeyimiz bizi anlaştıracağını söyledi ve benim devir karşılığı almam gereken 45.000TL ...'a dükkanı devreden şahıs tarafından verildi, bu şekilde aramızdaki sorun bitti," şeklinde beyanda bulunmuştur. 4. Sanık ... aşamalarda alınan ifadelerinde özetle; ".. ... Birici ile adi ortaklık sözleşmesi yaptık, ... Kimin Abisi isimli işyerinde %50 ortaklık yaptık, bu ortaklık 4-5 yıla yakın sürdü..kiramız 2 katına çıkınca müşteki ... ocakbaşı alkollü yer yapmak için bana teklifte bulundu, ben bunu kabul etmedim, bunun üzerine ayrılmaya karar verdik.. dükkanı ben çalıştırayım, alkollü yer işletmek için ruhsatını alayım, daha sonra satıp hakkını vereyim" diye söyledi.. bir araya geldik, bana ait dükkan borçlarını çıkartmış, yanlış hatırlamıyorsam 50.000 TL ye yakın ortak borcumuzun olduğunu, kendisinin bunu üstlendiğini, diğer paramı vereceğini söyledi..... bizi "gelin konuşalım" diye çağırdı babam tatsızlık çıkmasın diye beni o gün götürmedi, kardeşim ..., ... ... ve babam birlikte gittiler, üst katta oturmaya başlamışlar, bir ara ... çay istemek için aşağıya inmiş ama o arada eşi ...'ı da çağırmış, eşi ... gelir gelmez babama ve kardeşlerime hakaret etmeye ..., "siz benim muhatabım değilsiniz, sizin siciliniz bozuk" diyerek hakaretlerde bulunmuş, "defolun gidin, benden de bir alacağınız yok" demiş, bunun üzerine babam "biz buraya alacak değil, konuşmaya geldik, burası oğlumun da işyeri, siz beni nasıl kovarsınız" diye cevap vermiş, ... peçeteliği alıp kardeşim ... ...'e fırlatmaya kalkmış, ... ...'ın elinden tuttuğu için fırlatamamış, babam da bunun üzerine kalkalım demiş, ... eşini sakinleştirmiş, bunun üzerine ... eşi ...'ye de hakaret etmeye ..., ondan sonra beni, babamı ve kardeşlerimi polise şikayet etmiş, ben kesinlikle olay yerinde değildim ... bu olaylardan sonra ... bu yeri bir başka şahsa devretti, bu şahıs da benim oradaki hisseme karşılık bana 2 adet senet verdi ve taraflar birbirimizle helalleştik.." şeklinde beyanda bulunmuştur. 5. Sanık ... aşamalarda alınan ifadesinde özetle, "..... Birici iş yerine müşteki olan eşini de getirdi. Eşi ile oğlum restorantın işleyişi noktasında anlaşmazlık yaşamaya başladılar. ..Olay günü oğullarım ..., ... ve ben, ...'i tatsızlık olmaması için yanımızda götürmeyip oğlumun iş yerine müştekiler ile ortaklığın ne şekilde sonlandırılacağı konusunu görüşmek için beraberce gitmiştik. ... Birici müşterilerin rahatsız olmaması için iş yerinin ikinci katına çıkardı. Bir süre sonra eşi de yanımıza çıktı. Eşi gelir gelmez bize hitaben" ne geziyorsunuz burada"dedi. Ben de "niye gelmeyelim, çocuğumun burada hakkı var anlaşmak için geldim dedim. ... bunun üzerine bize hitaben"siktir olun gidin sicili bozuklar sizi çocuklarını alıp gelmişsin bize hakaret mi ediyorsun" diyerek önünde bulunan peçeteliği fırlatmak için havaya kaldırdı. Eşi ve oğlum ... araya girip atmasını engellediler. Oğlum ... ... de 70 yaşındaki babamı mı döveceksin diye tepki gösterdi. ... da bunun üzerine " ben Diyarbakırlıyım, siktir olun gidin bir kuruşunuz bende yok" diyerek bağırdı. Bunun üzerine oğullarım ile beraber hiçbir şekilde karşılık vermeden olay yerinden ayrıldık. Kesinlikle ne ben ne de oğullarım müştekileri tehdit etmedik. Atılı suçlamayı kabul etmiyorum.." şeklinde beyanda bulunmuştur. 6. Sanık ... aşamalarda özetle; "..... Birici, ağabeyim ..., babam ... biraraya geldik, ... ile ...'in ortak olduğu ...'deki dükkana geldik, ... bizi üst kata çıkardı. ... Birici çay söyleyeceğini söyledi, biz çay beklerken ... Birici de geldi, ... içeri girer girmez "hayırdır ne işiniz var burada, bizde para falan yok, defolun gidin, dedi, biz de parayla işimiz yok, ortaklığın giderilmesini konuşuyoruz, dedik, bunun üzerine ... da masaya oturdu, normal konuşuluyorken "biz dükkana Klima taktırdık, digitürk taktırdık, sizin, bizde paranız kalmadı" diye eski görüşmelerimizin tersine cümleler kurmaya başladılar. Ben de "yalan söylemeyin, ben sizin şahidinizdim, böyle bir şeye tanıklık etmemiştim, ben eski konuşmaya tanıklık etmiştim, olay böyle anlatılmamışdı" dedim ve babama kalkın gidelim, dedim. Bunun üzerine ..., kocası ...'nin omzuna vurmaya başladı, "bunları benim başıma sen bela ettin" dedi ve bize doğru dönüp "Defolun gidin, buradan, hepinizin sicili bozuk, ben Diyarbakırlıyım, ayağınızı denk alın" diyerek bize hakaretler savurdu. Biz de dışarı çıkarken ... peçetelerin bulunduğu kutuyu bana fırlatmaya çalıştı ancak eşi ... ve ağabeyim ... engel oldu, biz de işyerinden ayrıldık. Biz ayrıldıktan sonra hakkımızda dava açmış, iddia edildiği gibi kardeşim ya da ben müştekiye herhangi bir şekilde tehditte bulunmadık, yaralamadık. Sanık olarak yargılanan ağabeyim ... hiç olay yerinde yoktu,.." şeklinde beyanda bulunmuştur. 7. Tanıklar S.M.,V.Ö. ve T.K.'nin ifadeleri, kolluk tarafından düzenlenen CD izleme tutanağı, katılan ... hakkında düzenlenen adli rapor ve sanık ... ve katılan ... arasında düzenlenmiş adi ortaklık sözleşmesi dava dosyası içerisindedir. IV. GEREKÇE A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde, Hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesinden sonra, katılanın 09.06.2017 havale tarihli dilekçesinde, "hükmü temyiz etmek istemediğini temyizden vazgeçtiğini" belirttiği anlaşıldığından, temyizden vazgeçme nedeniyle katılan ... yönünden dosyanın inceleme yapılmaksızın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, B. Katılan ... Vekilinin Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlerin Bozulmasına Karar Verilmesi Gerektiğine, İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Sanıkların aşamalardaki ifadelerinde atılı suçlamaları kabul etmedikleri, taraflar arasında önceki bir tarihe dayalı husumet bulunduğu, sanıkların suçları işlemediklerine ilişkin anlatımlarının tanık T.K.'nın aşamalarda alınan ifadelerinde desteklendiği, kolluk tutanakları ve adli rapor dikkate alındığında, mahalli mahkemenin ".. sanıkların birbirleri ile uyumlu savunmaları ve bu savunmaların tanık ... ...'ın beyanı ile doğrulanması, katılan ... hakkında verilen Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesinin 14/12/2014 tarihli darp, cebir izinin olmadığı, şahsın sağ kolunda ... tarif etmekle beraber kolda hassasiyet dışında lezyon olmadığına dair rapor ve CD izleme tutanağında birbirlerine karşı saldırılarının tespit edilemediğinin belirtilmesi karşısında sanıkların atılı suçu işlediklerine dair savunmalarının aksine, katılanların iddiasından başkaca kesin kanıt bulunmadığı, katılan ...'nin sanık ...'ın kolundan tuttuğu hususundaki beyanının CD izleme tutanağı ile doğrulanmadığına." ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmaması, Nedenleriyle katılan vekilinin temyiz sebeplerine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Vesaire ilişkin, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) ve (C) nolu paragraflarda açıklanan nedenlerle ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2015 tarihli ve 2015/238 Esas, 2015/369 Karar sayılı kararında katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.