T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/567 Esas KARAR NO : 2025/1143 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/02/2016 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Büyükçekmece .... İcra Müdürlü…
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/567 Esas KARAR NO : 2025/1143 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/02/2016 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas ve .... Esas sayılı dosyaları ile müvekkili kooperatif lehine takip yapılmış olduğunu, söz konusu takiplere davalı/borçlular tarafından itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durmuş olduğunu, davalıların davacı vekil eden kooperatifin ortaklarından olduklarını, takip dayanağı alacağın ise bu üyelerin ödemekten imtina ettikleri edimler ve işleyen faiz olduğunu, takibe dayanak yaptıkları 2003, 2004, 2005, 2006, kısmen 2007 ve 2015 yıllarına ait edimlerini yerine getirmemiş olduklarını, ilgili yılın Genel Kurul Kararlarında o yıla ait edimlerin belirlenmiş gerek üyeye bildirim yaparak gerekse de Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan etmek suretiyle duyurulmuş olduğunu, davalıların tüm itiraz nedenlerinin maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borcun likit olduğunu beyanla; itirazın iptalini, takibin devamını, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı asillerin vermiş oldukları cevap dilekçesinde özetle; davacı kooperatife herhangi bir borçları olmadığı gibi kooperatiften alacaklı olduklarını, somut olayda dairelerinin kooperatif tarafından inşa ve itmam edilmiş olması ve kooperatifin kendilerine verdiği 10.06.1995 tarihli taahhütname gereği dairelerinin (A Blok Kat6 Bölüm 81 Daire 7 ve A Blok Kat 6 Bölüm 82 Daire 8) 144,17/8650'er hisse olarak adlarına tapuda 1997-1998 yılında tescil ettirmiş olması gerektiğini, 22 yıldır aidat ödeyen, 7 ve 8 nolu dairelerin mevcut tüm daire içi imalatlarını yaptıran ve masrafları ödeyenin kendileri olduğunu, yaptıkları daire içi imalatlara zarar verenin davacı kooperatif olduğunu, kooperatifin ödedikleri aidatların karşılığında diğer ortaklara yaptığı daire içi imalatları noter kanalıyla, yaptıkları tüm uyarılara rağmen kendilerine yapmamış olduğunu, A Blok Kat 6 Bölüm 81 Daire 7 ve A Blok Kat 6 Bölüm 82 Daire 8'in mevcut tüm daire içi imalatlarının hatta bazı kaba imalatların 2000 yılında 16 yıl önce, kendilerince yapıldığını, daire içi imalatlar nedeniyle toplam 129.833.323.533,00 TL masraf yapıldığını, kooperatifçe eksik bırakılmış işler için yaptıkları harcamaların hesaplarına alacak olarak mahsup edilmesi mümkün iken yapılmadığını, cari hesapta dikkate alınmadığını ve hala paramızın da hala ödenmediğini, Genel Kurul kararlarında daire içi imalatların ortaklar tarafından yapılacağına ilişkin bir karar olmadığını, dairelerinde (7 ve 8 nolu dairelerde) hala kullanıma engel teşkil edecek nitelikte eksik imalatlar bulunduğunu, 01/03/2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında, genel kurulca bir ortak için belirlenen yıllık ödenti tutarı 350 TL olduğunu ve aidatın tamamının .... bank .... Şubesine ödenmiş olduğunu, yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortaklardan gecikme bedeli alınması yönünden Ana Sözleşmede hüküm bulunmadığı gibi, aidatlarını geç ödeyenler için genel kurulca faiz yönünden bir karar verilmemiş olduğunu, dolayısıyla kooperatif ortaklarından faiz istenemeyeceğini, gerçek dışı borçlar yüklenerek icra takibi yapılmış olduğunu beyanla; davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline, davacı kooperatif tarafından inşa edilen yapıya el konularak kayyum atanmasına, adli teşkilatı, kötü niyetle meşgul eden davacı vekil hakkında disiplin ceza uygulanmasına karar verilmesini iddia ve talep ettikleri görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizin 23/03/2021 tarih ve ..... Esas, .... Karar sayılı kararı ile yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, istinaf başvurusu üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme üzerine mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş, kararın gerekçesinde;"Davacı kooperatifin davalılardan aidat alacağı mevcuttur, kooperatif eşitlik ilkesi gereği davalıların dairelerinde yapması gereken imalatları yapmamış, bu imalatlar davalılar tarafından yaptırılmış ve ödedikleri bedelin kooperatiften tahsili için açtıkları dava kabul edilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bu durumda davacı kooperatif tarafından yapılması gerektiği halde yapılmadığından davalıların yapmak zorunda kaldığı masraflar kadar davacının borcundan kurtulacağı, davalılar tarafından yapılan ödemenin davacı kooperatif alacağından mahsup edilmesi gerektiği, davacı vekilinin de 22/02/2021 tarihli beyan dilekçesi ile mahsup talebini kabul ettiği açıktır. Mahkemece mahsup yapılmadan hüküm kurulması hatalı olmuştur. Her ne kadar davalılar, tapu devrinin olmadığını, taşınmazların bedelinin ve 2000 yılında yaptıkları diğer masraflardan kaynaklanan alacakları da olduğunu ileri sürmüş ise de taşınmazların bedeline ilişkin açılmış bir dava olmadığı, diğer imalat masraflarına ilişkin açılmış Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... e. ... k sayılı davanın zaman aşımından reddedildiği ve dairemizin .... esas .... karar sayılı ilamı ile istinaf itirazının esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla davalıların diğer mahsup taleplerine itibar edilmemiştir. Davalılar kooperatif ortağı olup, davacı kooperatif ile aralarındaki ortaklık ilişkisine göre ve kesinleşen mahkeme kararında yasal faize hükmedilmesi karşısında davalıların alacağına yasal faiz işletilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. Ancak yasal faiz yıllara göre değişiklik göstermesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda her sene için %9 yasal faiz işletilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece faiz hesaplaması ve TBK 100. Maddesi dikkate alınarak mahsup yapılması için ek rapor alınması gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur. " hususlarına yer verilmiştir. -Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren bilirkişiler ..... ve SMMM bilirkişi ... tevdi edilerek; davacı kooperatif ile aralarındaki ortaklık ilişkisine göre ve kesinleşen mahkeme kararında yasal faize hükmedilmesi karşısında davalıların alacağına yasal faiz işletilerek hesaplama yapılması, davacı kooperatif tarafından yapılması gerektiği halde yapılmadığından davalıların yapmak zorunda kaldığı masraflar kadar davacının borcundan kurtulacağı nazara alınarak davalılar tarafından yapılan ödemenin davacı kooperatif alacağından mahsup edilmesi ve bu doğrultuda TBK 100. Maddesi uyarınca hesaplama yapılması ve bu doğrultuda ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/01/2025 tarihli ek raporda özetle; önceki raporlardan belirtildiği üzere davacı kooperatifin her bir icra dosyasında 22.12.2015 takip tarihi itibariyle her bir davalıdan ayrı ayrı asıl alacağının 36.781,00 TL ve 14.267,85 TL işlenmiş gecikme faizi olmak üzere toplam 51.048,85 TL şeklinde alacağının olduğu hesaplandığı, iş bu raporda da hesaplandığı gibi davalıların davacı kooperatiften 22.12.2015 takip tarihi itibariyle 40.000,00 TL asıl alacak ve 49.027,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.027,78 TL faizli alacağı olduğu hesaplandığı, istinaf mahkemesince yapılan kaldırma sebebi olarak mahsuplaşma anın ve faiz hesabının doğru olmaması dolayısıyla yapıldığı, yine mahkeme tarafından verilen görevlendirme sonucunda yapılan mahsuplaşma hesabı sonucunda davalıların davacı kooperatife toplam 13.069,82 TL (kişi başı 6.534,91 TL) borçlu olduklarının hesaplandığı, diğer taraftan davacı kooperatif tarafından 12.11.2024 tarihinde verilen beyanlar kapsamında davalıların iş bu davadan mahsuplaşma konusu yaptıkları icra takibi ve mahkeme kararının ilamının sonucunda doğan alacağın yapılan icra takibi neticesinde davalı kooperatiften tahsilatının yapıldığı bu durumda davalıların davacıdan olan alacaklarını tahsil ettikleri anlaşılmaktadır davaların alacaklarını tahsil ettikleri durumda davacı kooperatifin iş bu davaya dayanak icra takipleri dolayısıyla yapılan alacak hesabından güncel durumda mahsuplaşma yapılmaması gerektiği, davacının alacağından herhangi bir mahsup yapılmaması durumunun mahkeme tarafından da kabul edilmesi durumunda; davacı kooperatifin davalılardan ayrı ayrı 22.12.2015 takip tarihi itibari ile asıl alacağının 36.781,00 TL ve 14.267,85 TL işlenmiş gecikme faizi olmak üzere toplam faizli alacağının (ayrı ayrı her bir takip dosyasından) 51.048,85 TL şeklinde alacağının olacağı, davalıların 29.11.2024 tarihinde vermiş oldukları dilekçe ile ilgili olarak hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Yukarıda yer verilen açıklamalar, kaldırma kararı ve alınan ek rapor kapsamında Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı kooperatifin davaya konu her bir icra dosyasında takip tarihi olan 22/12/2015 tarihi itibariyle her bir davalıdan ayrı ayrı asıl alacağının 36.781,00 TL, işlemiş faizin 14.267,85 TL olduğu, bu haliyle davacı tarafın takip tarihi itibariyle asıl alacağının 102.097,70 TL olduğu davalıların ise yine takip tarihi itibariyle mahsuba konu edilebilecek alacağının faiziyle birlikte toplam 89.027,78-TL olduğu sabittir. -Ancak her ne kadar kaldırma kararında mahsup talebi de dikkate alınarak davacının alacağının belirlenmesi istenilmiş ise de davalıların mahsuba konu ettiği ve mahkeme kararına dayanak alacaklarını mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası üzerinden tahsil ettikleri, işlemiş faiziyle birlikte davalıların toplam 104.594,18 TL tahsil ettikleri görülmektedir. -Bu haliyle kaldırma kararında belirtildiği şekilde mahsuplaşma imkanının ortadan kalktığı, iş bu davanın itirazın iptali davası olduğu gözetildiğinde takip ve dava tarihi itibariyle alacak - borç durumunun önem arz ettiği, mahsuba konu edilen miktarın davalılarca tahsil edildiği nazara alındığında davacıların dava ve takip tarihi itibariyle alacak durumunun gözetilerek karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. -Bu kapsamda alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere her bir davalı yönünden davacının 36.781,00 TL asıl alacak, 14.267,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.048,85 TL alacağının bulunduğu, iş bu miktarın dava tarihi itibariyle de geçerli olduğu sabit olduğundan davanın kısmen kabulü ile davalı ...'nun Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 36.781.00 TL asıl alacak, 14.267,58 işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE, davalı ...'nun Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 36.781.00 TL asıl alacak, 14.267,58 işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE karar verilmiştir. Mahkememizin 18/02/2025 tarih ve .... Esas .... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 14/05/2025 tarih ve ..... Esas .... Karar sayılı ilamı ile; "Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası mahkemece celp edilmemiş ve esas numarasının değişmesi nedeniyle uyap sistemi üzerinden eklenememiş ise de taraflarca sunulan evraklar üzerinden yapılan incelenmede; takip alacaklıların ... ile ..., borçlunun ise ... Kooperatifi olduğu, toplam 121.617,17 TL üzerinden 17.06.2013 tarihinde başlatılan ilamlı icra takibinde Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07/05/2013 tarihli .... E. .... K. sayılı ilamına dayanıldığı, 02.09.2021 tarihinde takip borçlusu tarafından 104.594,18 TL bedelinde icra dosyasına yatırıldığı, 30.09.2021 tarihli karar tensip tutanağı ile paranın icra dosyasına haciz ekleyen Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyalarına gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince mahsup talebine konu edilebilecek dosyaların akıbetleri ve son durumları ile bir araştırma yapılmadan dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmesi nedeniyle Dairemiz önceki kararında yer alan davacı vekilinin mahsup talebini kabul ettiği 22/02/2021 tarihli beyan dilekçesinde bildirilen İstanbul .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... E. ... K. sayılı ilamına konu alacak değerlendirilmeden, bu dosya ile ilgisi bulunmayan Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası yönünden bilirkişilerce inceleme yapılarak 10.01.2015 tarihli ek rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi heyetinin 30.12.2019 tarihli ek raporunda İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı ilamı ile mahsup işlemi yapılmış ise de burada işletilen faizin önceki kararda belirtildiği üzere her sene için %9 yasal faiz işletilmesi hatalıdır. Mahkemece öncelikle İstanbul .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı ilamına ve Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına konu alacakların akıbetleri tarafların beyanları da dikkate alınarak infaz edilip edilmedikleri hususu ile birlikte araştırılıp tespit edildikten sonra önceki kararımız doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince faiz hesaplaması ve TBK'nın 100. maddesi dikkate alınarak mahsup yapılması için ek rapor alınması gerekmekte iken bu eksiklikler giderilmeden tekrar hüküm kurulması isabetli değildir" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. -Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda dosyanın incelenmesinde; İstanbul .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. .... K. sayılı ilamına konu alacak değerlendirilmeden, bu dosya ile ilgisi bulunmayan Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası yönünden bilirkişilerce inceleme yapılarak 10.01.2015 tarihli ek rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi heyetinin 30.12.2019 tarihli ek raporunda İstanbul .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... E. ... K. sayılı ilamı ile mahsup işlemi yapılmış ise de burada işletilen faizin önceki kararda belirtildiği üzere her sene için %9 yasal faiz işletilmesi hatalı olduğu belirtilmiştir. -Ancak dosyada mevcut kaldırma kararı öncesinde düzenlenen 10/01/2025 tarihli ek raporda; 21.09.2004 - 30.04.2005, 30.04.2005 - 31.12.2005, 31.12.2005 - 22.12.2015 tarihlerinde yasal faiz oranlarının ayrı ayrı irdelendiği, yasal faiz oranının yalnızca %9 üzerinden hesap edilmediği anlaşılmakla bu hususta yeniden inceleme yapılmamıştır. Ayrıca yapılan takip kesinleşmiş mahkeme kararına dayandığından (Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası) ve kesinleşen mahkeme kararında yasal faize hükmedildiğinden, kesinleşmiş mahkeme kararı karşısında aksi yönde bir faiz işletilemeyeceği sabit olduğundan yasal faiz oranları üzerinden yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır. -Yine yapılan incelemelerde davanın ilk olarak .... esas numarası ile Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ikame edildiği, yapılan yargılama sonucundan verilen kararın temyiz edildiği, Yargıtay bozma kararından sonra sonra ... esasını aldığı, iş bu dosyada karar verildiği ancak Yargıtay'ın 2016 yılında "kooperatif yönünden tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilmesi" gerekçesiyle bozma kararı verdiği ve neticeten bozma kararı sonrası kooperatif yönünden açılanan davanın tefrik edilerek yetkisizlik ile İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderildiği ve ilgili Mahkemede ... esas numarasını aldığı görülmektedir. -Yine ilgili icra dosyalarında Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... esas .... karar sayılı ilamına dayanılarak ilamlı takip başlatıldığı, akabinde dosyanın birden fazla kez bozulması nedeniyle ilamlı takibe aynı takip dosyası üzerinden ( yine ilama dayalı olarak ) Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından devam edildiği ve iş bu dosyada "104.594,18" TL tahsil edildiği görülmektedir. -Her ne kadar icra dosyasında tahsil edilen bir kısım alacağın başka icra dosyasına gönderilmesine karar verilmiş ise de gönderilen miktarın uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayıp icra dosyasındaki alacağa başka bir dosya üzerinden haciz konulması nedeniyle gönderildiği görülmüştür. -İstanbul .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının gerekçeli kararı ve kesinleşme şerhi dosyada mevcuttur. Dosyada mevcut raporların iş bu mahkeme kararına, icra takibine ve icra takibi kapsamında yapılan ödemelere dayandığı görülmektedir. -Bu haliyle yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesinde; verilen tefrik, yetkisizlik kararları ile yenileme talepleri nedeniyle farklı dosya numaları ile mahkemeler bulunmakta ise de kaldırma kararı öncesi yapılan hesaplamaların kesinleşmiş mahkeme ilamına, icra dosyasında yapılan ödemelere uygun olduğu, davacı kooperatifin davaya konu her bir icra dosyasında takip tarihi olan 22/12/2015 tarihi itibariyle her bir davalıdan ayrı ayrı asıl alacağının 36.781,00 TL, işlemiş faizin 14.267,85 TL olduğu, bu haliyle davacı tarafın takip tarihi itibariyle asıl alacağının 102.097,70 TL olduğu, davalıların ise yine takip tarihi itibariyle mahsuba konu edilebilecek alacağının faiziyle birlikte toplam 89.027,78-TL olduğu sabittir. -Ancak her ne kadar kaldırma kararında mahsup talebi de dikkate alınarak davacının alacağının belirlenmesi istenilmiş ise de davalıların mahsuba konu ettiği ve mahkeme kararına dayanak alacaklarını mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası üzerinden tahsil ettikleri, işlemiş faiziyle birlikte davalıların toplam 104.594,18 TL tahsil ettikleri görülmektedir. -Bu haliyle kaldırma kararında belirtildiği şekilde mahsuplaşma imkanının ortadan kalktığı, iş bu davanın itirazın iptali davası olduğu gözetildiğinde takip ve dava tarihi itibariyle alacak - borç durumunun önem arz ettiği, mahsuba konu edilen miktarın davalılarca tahsil edildiği nazara alındığında davacıların dava ve takip tarihi itibariyle alacak durumunun gözetilerek karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. -Bu kapsamda alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere her bir davalı yönünden davacının 36.781,00 TL asıl alacak, 14.267,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.048,85 TL alacağının bulunduğu, iş bu miktarın dava tarihi itibariyle de geçerli olduğu sabit olduğundan davanın kısmen kabulüne, alacak likit ve belirlenebilir olmayıp yargılamayı gerektiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; -Davalı ...'nun Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 36.781.00 TL asıl alacak, 14.267,58 işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE, -Davalı ...'nun Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 36.781.00 TL asıl alacak, 14.267,58 işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE, 2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.974,26-TL karar ve ilam harcından peşin harç olarak alınan 1.236,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.737,95- TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 4-Davacı tarafından sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.265,51 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 8.605,00-TL yargılama giderinden kabul oranı (%99,74) ret oranı (%0,26) dikkate alınarak hesaplanan 8.582,63-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı ... tarafından yargılama sırasında sarf edilen 890,50 TL yargılama giderinden red oranı (%0,26) dikkate alınarak hesaplanan 2,32-TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın bu davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davalı ... tarafından yargılama sırasında sarf edilen 500,00 TL yargılama giderinden red oranı (%0,26) dikkate alınarak hesaplanan 1,30-TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın bu davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal İADESİNE, Dair davacı vekilinin ve davalı asillerin yüzüne karşı, (davacı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/12/2025 Katip ... Hakim ...