T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/2024 - 2025/1129 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/2024 KARAR NO : 2025/1129 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30/09/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 201…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/2024 - 2025/1129 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/2024 KARAR NO : 2025/1129 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30/09/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/444E., 2020/424K. Taraf vekillerince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, taraflar arasında "Montaj All Risks Sigorta Poliçesi" tanzim edildiğini, 16.08.2017 tarihinde davacıya ait şantiye alanında sigortaya konu makaralar halinde getirilen henüz montajına başlanmamış kablolardan 4 makara kablonun çalındığını, şuç duyurusu üzerine savcılık tarafından delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, gerçekleşen hasarın teminat dışı olduğunun ispat yükünün davalı sigorta şirketinde ait olduğunu ileri sürerek, belirsiz alacak niteliğinde olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 06.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki, hak düşürücü süre itirazı ve zaman aşımı defileri olduğunu, sigorta menfaatinin çalındığı iddia edilen kabloların sahibine ait olduğunu, davanın güvenlik hizmeti veren şirkete ihbarını talep ettiklerini, davacının kablo makaralarının şantiye sahasına geldiğini ispatlamakla yükümlü olduğunu, hırsızlık teminatı şartları yerine getirilmediğinden hırsızlık hasarları ödenemeyeceğini, montajı tamamlanan kısımlar ile tecrübe devresindeki teminatların geçerli olmadığını, yekleniciye emanet edilen veya kontrolünde bulunan mallara gelen hasarların teminat dışı olduğunu, depoda yer alan malzemenin, sigorta konusu iş ile ilgisi bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, yargılamayı gerektirdiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe özel şartları ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "... Hasar dosya ve poliçesi celp edilmiş, Poliçe Özel şartlar Hırsızlık Teminatı klozunda " Kapalı ve kilitli alanda muhafaza edilmesi mümkün olmayan malzemeler için hırsızlık hasarlarının ödenebilmesinin ön koşulunun şantiye alanının şaç, tel,çit vb. malzemeler ile kapatılması,24 saat güvenlik bulundurulması ve gece aydınlatması yapılması olduğu, aksi taktirde açık alandaki malzemeler için teminat geçersizdir,tüm bu önlemlerin alınmasına karşılık oluşabilecek zorlamalı hırsızlık hasarları teminata dahildir,herhangibir zorlama olmaksızın yok olma kaybolmaya bağlı hasarlar teminata dahil değildir" ibaresinin olduğu, Kırşehir Cumhuriyet Savcılığının 2017/ 8240 nolu soruşturma dosyasında 16.8.2017 tarihinde iki tır ile getirilen toplam 25 makara elektrik kablosundan 4 makaranın olmadığının güvenlik görevlisi tarafından 13.10.2017 tarihinde fark edildiği, daha önceden de gelen malzeme ile sevk irsaliyesi seri numaralarının uymadığını, olayın bundan kaynaklanabileceğine ilişkin güvenlik görevlisinin beyanının olduğu, 5.9.2017 tarihinde şantiyenin kuzey cephesi tel örgüsünün açık olduğunun tespit edilmiş olduğu, güvenlik zafiyetinin sorun olmadığının bildirildiği,giriş ve çıkışların eksiksiz olarak kaydedildiği,çevre tel örgü sisteminin olduğu,kameraların olaydan sonra kuruluğu, makaraların yaklaşık 1500 kg olması nedeniyle insan gücüyle kaldırılıp götürülmesinin mümkün olmadığına ilişkin tespitler yapılarak şüpheli güvenlik görevlisi hakkında takipsizlik kararının verildiği görülmüş, talimat aracılığı ile mahallinde keşif yaptırılmış, alınan bilirkişi raporuna göre 14.10.2017 tarihinde bildirilen hırsızlık olayı ile ilgili henüz montajına başlanmamış 4 makara kablonun kaybolduğu,şantiye sahasında 2 metre yüksekliğinde örgü tel ve tel üzeri jiletli telle çevrili olduğu,şantiye alanına tek bir noktadan giriş yapıldığı,giriş kısmı ile personel ve araç giriş çıkışını kontrol edebilecek yapıda raylı demir kapı bulunduğu,ayrıca gündüz 2 gece 4 kişi ile şantiye güvenliğinin sağlandığını,çevrede yeterli aydınlatma direklerinin olduğu, olay sırasında kamera sisteminin henüz kurulmamış olduğu şantiye alanı içinde tel çitlerde yahut kapıda hadiseye ilşkin zorlama,kırılma delme veya fiziksel bir eylemin olmadığı, 4 adet makaranın kolay çıkarılmaya veya kaybedilmeye müsait olmadığı tespit edilmiş, hırsızlık konusu kablo değeri tespit edilmiş, ancak Hırsızlık sigortası genel şartları gereği zorlama olmaksızın yok olma ya da kaybolmaya bağlı hasarların teminat dışı kaldığı görürşüne yer verilmiştir. Her ne kadar talimat gereği girişi çıkışı yapılan malzemenin defter incelemesi de talep edilmiş ve bilirkişilerce bu husus eksik bırakılmış ise de, Toplanan deliller ve tüm dosya münderecatından, şantiye alanından kaboların çalınma tarihinin tam bilinmediği,güvenlik görevlisince 13.10.2017 tarihinde fark edilip 14.10.2017 tarihinde bildirildiğ, şantiyenin açık saha niteliğinde olup, güvenlik önlemleri alınmış ise de; savcılık beyanlarından kuzeyde tel örgü altında açıklık olduğuna ilşkin daha önceden tespit yapıldığı,bunun giderilip giderilmediğinin anlaşılamadığı, ancak giderilmemiş olsa bile esasen malzemenin ebat ve ağırlığı nedeniyle insan gücü ile burdan çıkartılabilecek vaziyette olmadığı, somut olayda zorlama ile çıkartıldığına ilişkin bir tespit bulunmadığından olayın teminat klozu dışında kaldığı, her ne kadar davacı vekilince bu şartlarla teminat dışı bırakılmasının sigorta sözleşmesinin risk alma amacına aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; klozun davacı tarafça kabul edilerek imzalanmış olduğu gözetilerek zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları gerçekleşmediğinden..." davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: TTK 1452 hükmü gereğince poliçedeki teminatı daraltan klozun geçersiz olduğunu, müvekkiline sigorta şirketince bu hususta bir bilgilendirme yapılmadığını ve bilgilendirme yükümlülüğüne de aykırı davranıldığını, ancak yerel mahkemece bu hususlara hiç değinilmeden, araştırma yapılmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı şirketin ilamsız icra takibi yaptığını, zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, bu nedenlere işbu davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, alacağın belirsiz olmadığını, davacı şirketin belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, sigortalı malların kime ait olduğunun, dolayısıyla sigorta menfaatinin kime ait olduğunun araştırılmadığını, sigortalı malların mülkiyetinin davacı haricinde bir kişiye ait olduğunun anlaşılması halinde, davanın aktif dava ehliyetinin bulunmaması sebebiyle reddinin gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, TTK m 1472 uyarınca, Montaj All Risks Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, olay nedeni ile sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/444E., 2020/424K. sayılı dava dosyasında verdiği 30/09/2020 tarihli kararına yönelik davacı ile davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 561,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 561,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 11/12/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari ile temyiz yoluna başvurulamayacağından KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2025 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza