İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ve satıcılığı yapan müvekkili ile davalı şirket arasında küçükbaş hayvan alışverişi olduğunu, taraflarınca 02.03.2018 t…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/551 KARAR NO : 2025/1584 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/12/2021 NUMARASI : 2020/189 Esas - 2021/932 Karar DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ve satıcılığı yapan müvekkili ile davalı şirket arasında küçükbaş hayvan alışverişi olduğunu, taraflarınca 02.03.2018 tarihli A-37 numaralı faturada cinsi ve miktarı belirtilen koyunların 950,000,00 TL bedelle davalıya satıldığını, taraflarının faturalı satışa konu hayvanları davalıya teslim etmesiyle davalının da tesellümü ile satım ilişkisinin tamamlandığını, ancak davalının 02.03.2018 tarihli bu satış işleminden yaklaşık 7 ay sonra A-37 numaralı ve 950.000,00 TL tutarlı fatura ile satın aldığı hayvanlardan bir kısmının ayıplı olduğu iddiası ile İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından tarafları hakkında 250.000,00 TL tutarlı ilamsız icra takibine giriştiğini, taraflarının 18.10.2018 tarihinde tarafları aleyhine icra takibine girişildiğinin maddi ve hukuki vakıasını banka hesaplarındaki alacakları üzerine haciz konulmasına ilişkin müzekkereyi tebliğ alan banka görevlilerinin 19.11.2018 tarihindeki bildirimleri ile öğrendiklerini, davalıya satılan koyunların ayıplı olmadığı gibi, koyunları görüp alan davalının dahi bu hususta bir ihtirazi kaydı veya sonraki safahatta bir ayıp ihbarının olmadığını, hayvan alım satımında ayıba karşı tekeffülün şartlarının TBK'nın 223. ve 224. devamı maddelerinde diğer ayıba karşı tekeffül hallerinden ayrık ve özel olarak düzenlendiğini, m.223 uyarınca alıcının, satılanın durumunu imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve bir ayıp görürse bunu uygun bir sürede ona bildirmek zorunda olduğunu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi durumunda satılanı kabul etmiş sayılacağını ve bu halde satıcının sorumluluğunun ortadan kalkacağını, TBK m. 224 uyarınca ayıp ihbarı olarak tanımlanan sürenin hayvan satışlarında 9 gün olduğunu, TTK'nın 23. maddesinin birinci fıkrasında c bendi uyarınca tacirler arsında ticari satışlarda hayvanın ayıplı olduğunun teslimi sırasında açıkça belli olduğu durumlarda tacirin, durumu iki gün içerisinde satıcıya bildirmek zorunda olduğunun belirtildiğini, söz konusu iki günlük sürenin malın teslim alındığı tarihi izleyen günden itibaren hesaplandığını, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise malın ayıplı olduğunun teslim sırasında anlaşılamaması halinde teslimden sonra sekiz gün içerisinde alıcı tarafından malın incelenerek durumu satıcıya bildirmek zorunda olduğunun belirtildiğini, bu ihbarın sekiz günlük süre içerisinde yapılmaması durumunda alıcının hayvanı ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılacağını, ayrıca canlı hayvan satımlarında teslim, tesellüm, dara ve tediye ile ilgili genel kurallar ve buna ilişkin özel hükümlerde; “Canlı hayvan alım satımlarında hayvanlar tartıya girinceye kadar satıcıya, tartıdan çıkınca alıcıya aittir. Tartıdan çıkan hayvanın teslim ve tesellümü yapılmış sayılır. Teslimle birlikte sorumluluk alıcıya geçer.” açıklamasına yer verildiğini, bu halde satılanın davalıya geçtiğini nefi ve hasarın davalıya ait olduğunu belirterek, haksız ve mesnetsiz olduğu belirli bulunan icra takibine devam edilmesi tarafları bakımından telafisi güç ve imkansız zararlara sebebiyet vereceğinden ihtiyati tedbir istemlerinin kabulü ile icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına, borçlu olmadıklarının tespiti ile İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasındaki takibin iptaline, icra tehdidi altında ödeme yapılması halinde ödemelerin istirdadına, haksız ve kötü niyetle davalı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilince davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesi bulunmadığından davalının sözleşmeye aykırılık savunmasını kanıtlayamadığı, mahkemece alınan teknik bilirkişi raporunda hayvanların ayıplı olmadığının tespit edildiği, menfi tespit davasının ve ayıp iddiasının gereği olarak satılan hayvanların ayıplı olduğunun ispat yükünün davalıda olduğu, ancak davalı tarafından ayıbın varlığı ile uğranılan zararın somut bir rapor veya delil ile kanıtlanmadığı anlaşılmakla davacının sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın kabulüne, davacının İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet olgusu ispatlanamadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine , ..." karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK'nın 72/5. maddesi gereğince dava borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa alacağın likit olsun veya olmasın talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsili için tazminata karar verileceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kötüniyet tazminatı yönünden kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eski beyanlarını tekrarla huzurdaki davaya konu hayvanların ayıplı olduğuna ilişkin düzenlenen rapor ilk derece mahkemesince Haymana İlçe Tarım Müdürlüğün'den eksik celp edilmiş iş bu raporun incelenmeden kurulan hükmün hakkaniyete aykırı olduğunu TBK 220. maddesi uyarınca satıcı yalnızca ağır kusuru olmadıkça ayıptan sorumlu olmadığını, somut olayda davacının ağır kusurlu olduğunu, söz konusu hayvanların ayıpsız olduğunun tespiti eksik incelemeler sonucunda yapıldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, taraflar arasındaki hayvan satış sözleşmesi gereği teslim edilen ayıplı hayvanların bedelinin tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne,davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş,bu karara karşı taraf vekillerince süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasındaki hayvan satış sözleşmesi gereğince satılan hayvanların ayıplı olup olmadığı, davacının icra takip dosyası nedeniyle borçlu olup olmadığı, kötüniyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Taraflar arasında aktedilen hayvan satım sözleşmesine konu 02.03.2018 tarihli A-37 numaralı 950.000,00 TL bedelli faturaya konu koyunların alıcı olan davalıya teslim edilmiş olduğu sabit olup, her iki tarafın ticari defterlerine göre 02.03.2018 tarihinde davalı tarafından 950.000,00 TL ödeme yapılmış, davacı tarafından da 10.03.2018 tarihinde 950.000,00 TL bedelli A-37 numaralı fatura düzenlenmiştir. Davalı tarafından, satın alınan koyunların damızlık olarak alındığı, koyunların 5-7 yaş aralığında dişleri sökülmüş damızlık olmayan koyunlar olduğu anlaşıldığından, hayvanların ayıplı olduğu iddiası ile İstanbul 37. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında''02/03/2018 tarihli A-37 nolu 950.000,00 TL tutarlı faturaya dayalı ayıplı olarak gelen mal bedelinin aidesi'' nedenine dayalı olarak 18.10.2018 tarihinde 250.000,00 TL asıl alacak için icra takibi yapılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, ...ve Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait kayıtlı ve düşümü yapılan; 9 koyuna düşümlere ve nedenleri belirtilerek, ... Müdürlüğü'nün Haymana Asliye Hukuk Mahkemesi müzekkeresine verilen yanıtta ... İnşaat Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şti. tarafından Macaristan'dan ithal edilerek getirilen canlı damızlık koyunlar ile ilgili rutin kontroller ülke girişinde gerekli kontroller, Veteriner Hekim kontrol ve analizleri ülkeye girdikten sonra karantina süresince yapılan kontroller zamanında ve eksiksiz olarak yapıldığı, uygun görülmeyen hayvanların kayıt düşümü ve uygun görülen hayvanların da kayıt altına alınması tamamlandığı, Sincan Tarım ve Orman Müdürlüğü nün 13.04.2021 tarihli müzekkere verilen yanıtta damızlık canlı hayvan ithalatına uygulanması gereken talimatları eksikliğin olmadığını iş ve işlemlerin yasal bir şekilde yürütüldüğünün belirtildiği,davalı tarafın satın aldığı koyunların kulaklarında takılı olan kalıcı küpe numaraları koyunlar 5-7 yaş aralığında yaşlı koyunlar olmalarına rağmen 2 yaşından küçük başka koyunlara ait küpe numaraları olduğuna yönelik iddialarını destekleyecek dosya muhteviyatın da herhangi bir veriye rastlanmadığı, Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvan bilgi Sistemi, (HBS) Hayvan Kayıt Sistemi TURKVET' te yapılan araştırmalarda söz konusu 226 koyundan 190 tanesi 15.09.2016 doğum tarihli ve 76 tanesi 01.09.2016 doğum tarihli olduğu, iddia edildiği gibi 5-7 yaş aralığında olmayıp, satışın yapıldığı 22.03.2018 tarihinde koyunlar 1(bir) yaş 6 (altı) aylık olduğu anlaşıldığı, dosya muhteviyatın da bulunan raporlarda koyunların ayıplı olduğuna dair herhangi bir veriye ulaşılamadığı, yine 5-7 yaş aralığında olduğu iddia edilen koyunlara 2 yaşındaki koyun küpeleri takıldığına dair bir bilgiye ulaşılamadığı tespit edilmiştir.Ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması yahut dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmaktadır.(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. sayılı kararı)TBK'nın 220. maddesine göre, hayvan satışında yazılı olarak üstlenmedikçe veya ağır kusuru olmadıkça satıcının ayıptan sorumlu tutulması mümkün değildir. Buna göre, hayvan satımında satıcının ayıptan sorumlu olması için zikir ve vaadettiği hususları, yazılı biçimde üstlemiş olması gerekir. Bu üstlenme yazılı değilse aldatma hali hariç satıcı kural olarak sorumlu olmaz. Yine aynı kanunun 224. maddesinde; hayvan satışında satıcının sorumlu olacağı süre yazılı olarak belirlenmemiş ve ayıp da hayvanın gebeliğine ilişkin değilse, satıcının ancak ayıbın devrin yapıldığı veya alıcının devralmada temerrüdünün gerçekleştiği günden başlayarak dokuz gün içinde kendisine bildirilmesi ve ayrıca hayvanın bilirkişilerce gözden geçirilmesinin aynı süre içinde yetkili makamdan istenmesi hâlinde sorumlu olur. 225. madde hükmü uyarınca da ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.Somut olayda, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından, satıma konu hayvanların damızlık olması gerektiği konusunda davacının taahhütte bulunduğu, başka bir anlatımla, sözleşme konusu koyunların damızlık olması gerektiğinin HMK 190. ve TMK 6.maddeleri gereğince davalı tarafından, TBK 220 maddesi dışında, davanın niteliği ve değerine göre HMK 200 vd. maddelerine göre, yazılı belge ile ispatlanması zorunlu olup dosya kapsamından davalının hayvanların damızlık olmayan yaşlı koyunlar olduğu, ayıplı olduklarına ilişkin iddiasını kanıtlayamamış, mahkemece alınan bilirkişi raporunda hayvanların bir yaş altı aylık olduklarının, ayıplı olmadıkları tespit edilmiştir. Davada satılan hayvanların ayıplı olduğunun ispat yükü davalıda olup, davalı tarafından hayvanların ayıplı olduğu dosya kapsamından ispatlanamadığından, denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak Mahkemece davacının İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.İİK'nın 72/5. maddesine göre, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku, 2006, s. 334, 335).Başka bir ifadeyle; İİK’nın 72. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması hâlinde, istem varsa, davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacının üzerindedir. Alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir(Yargıtay HGK'nın 24.03.2022 Tarih ve 2019/3-472 E - 2022/386 K. sayılı kararı). Madde metninde yer alan kötü niyet ise alacaklının haksız olduğunu bildiği halde sırf borçluyu zarara uğratmak amacıyla takibe girişmesi hâlinde gerçekleşir.İİK'nın 72/5. maddesinde “icra takip tarihinde” haksız ve kötü niyetli olmaktan bahsedilmemiş, “menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması” şeklinde belirtilmiştir. Menfi tespit davası tarihi ve dava öncesi, takibin haksız ve kötü niyetli olması önem arz etmektedir. İcra takibi bir bütündür, takip sadece takip talebi ve takip talep tarihi itibariyle değerlendirilemez(Yargıtay HGK'nın 20.12.2022 Tarih ve 2022/(19)11-1095 E. - 2022/1768 K. sayılı kararı). Somut olayda, davalı satışa konu hayvanların ayıplı olduğunu ispatlayamamış olup, İİK'nın 72/5 maddesindeki kötü niyet tazminatının koşulları da oluşmamış bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemesince davacının kötüniyet tazminatı talebinini reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 17.077,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.996,80 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025