T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1292 - 2026/454 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/1292 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/454 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/03/2024 ESAS-KARAR NO : 2022/523 E - 2024/253 K DAVANIN KONUSU : Alaca…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1292 - 2026/454 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/1292 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/454 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/03/2024 ESAS-KARAR NO : 2022/523 E - 2024/253 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 10/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; taraflar arasında açık satış noktası sözleşmesi akdedildiğini, mali katkı olarak müvekkilince davalılara ödeme yapıldığını, davalı yanın sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediğini, ... konseptini bozduğunu, ... ürünlerinin bulunmasını sağlamadığını, sözleşmenin müvekkilince haklı nedenle feshedildiğini belirterek 110.000,00.-USD cezai şartın 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca hesap edilecek faizi ile yine mali katkı olarak ödenen 211.100,00.-TL alacağın katkı bedelinin verildiği tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ I-)Davalı ... vekili; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı ile akdedilen sözleşmelerde müvekkilinin imzasının bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. II-)Davalı ... vekili ; davacı şirketin dava konusu dayandığı nedenler ile işletme hakkında açmış olduğu davanın haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; Dairemizin 2029/783 Esas, 2022/1068 Karar ve 07/07/2022 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda: Davalıların özellikle 2010, 2011 ve 2012 yıllarına nazaran 2013 ve 2014 yıllarında davacıya ait ürünlerin litre bazında çok düşük miktarda satışının yapıldığı, yine davalının da dosya içerisinde yer alan cevap dilekçesi ve diğer savunma dilekçelerinde "... Konsepti"nin değişikliği hususunda davacının bilgisi olduğunu beyan etmekle sözleşmede kararlaştırılan konseptte değişime gittiği, davalının sözleşme süresince davacıya ait ürünlerin satışında azami gayreti göstereceği yönündeki taahhüdü ile "... Konsepti"nin davacının izni olmaksızın değiştirilemeyeceği hususundaki taahhüdünü ihlal ettiği sözleşmenin davacı yanca haklı nedenle feshedildiği ve davacının 100.000 USD cezai şart talebinin yerinde olduğu, davacının davalılardan, ayni katkı bedeli olarak 118. 519,20 TL; Nakdi katlı bedeli olarak 100.000,00 TL olmak üzere toplam 218.519,20 TL talepte haklı olduğu, davacının toplam katkı payı talebinin ise 211.100,00 TL olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile; 110.000,00 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı kanunun 4. maddesine göre USD cinsinden açılan mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte, ödeme gününde TCMB tarafından belirlenen efektif satış kuru üzerinden TL karşılığıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; taleple bağlı kalınarak 111.100,00 TL ayni katkı bedelinin 04/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; toplam 100.000,00 TL nakdi katkı bedelinin (50.000,00 TL'si için 01/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek, 50.000,00 TL'si için 07/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek) avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalılar tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili; davalılardan ...’ye husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, zira müvekkilinin davacı şirket ile müvekkili ...’den önce işletmeyi çalıştıran dava dışı ... Tur. Tek. Kon. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı olmadığını yalnızca şirketin avukatı olduğunu, yine davacı şirket ile dava dışı şirketin akdetmiş olduğu 01.05.2009 tarihli sözleşmede de müvekkilinin imzasının yer almadığını, 01/05/2009 tarihi sözleşmeye ek olarak Davalı ... ile dava dışı distribütör ... Gıda Tekel Mamulleri San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan imza tarihi belli olmayan fakat başlama tarihi 18/12/2009 olarak belirtilen sözleşmede de davalı ... sözleşmeyi yalnızca teslim alan olarak imzaladığını, son olarak davalı ... ile davacı şirket arasında sözleşme süresinin bir yıl uzatılmasına ilişkin protokolde de müvekkili ...’in imzasının yer almadığını, davacının dürüstlük kuralına uygun davranmadığını, sözleşme süresinin 30/04/2014 tarihinde sona ermesine karşın bir gün öncesi olan 29.04.2014 tarihinde dava yoluna gittiğini, davacı tarafın ahde vefa ilkesine uymadığı 10/04/2017 tarihli ek bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiğini, müvekkilinin dava tarihi itibarı ile sözleşmede belirtilen mal bulundurma edimini yerine getirdiğinin raporda da tespit edildiğini, dava dışı distribütör tarafından kendilerine mal verilmediğini, davalı tarafın işletmesinin bulunduğu cadde üzerinde 2013 yılında yol çalışması başladığını, bu çalışma nedeni ile aynı muhitte bulunan birçok işletmenin kâr ve satışı düştüğünü, ısrarlı olarak yol yapım çalışmalarının başlangıç ve bitiş tarihlerinin Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Atakum Belediyesinden sorulması talep edilmiş ise de, bu hususta mahkemenin hiçbir araştırma yapmadığını, gerekçede belirtilen bilirkişi raporlarının tamamının müvekkili lehine olmasına karşın mahkemece aleyhe yorumlandığını, hiçbir zaman tadilat veya başka nedenlerle iş yeri faaliyetine geçici olarak da olsa ara vermediğini, dava dışı ... Tur. Tek. Kon. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. ile yapılan sözleşmenin müvekkili ... ile sözleşme yapılması ile sona erdiğini, 18/12/2009 tarihinde yürürlüğe giren sözleşme yapılmış, aynı sözleşmede belirlenen şart ile dava dışı distribütör ... Gıda Tek. Mam. San. Tic. Ltd. Şti.'ne 150.000,00.-TL cezai şart içeren bono teslim edildiğini, buna karşın davacı yan sözleşmenin boş kısmını 110.000,00.-USD olarak doldurduğunu, mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, iki ayrı sözleşme olduğu ve ilk sözleşmenin hükümsüzlüğü (Protokol ile ) açıkça belirtilmekte iken davacı şirketin kendi lehine olan sözleşmeden yola çıkarak davalılara karşı cezai şartın tahsili amacıyla dava açtığını, davacı ... Pazarlamanın A.Ş.’nin sözleşmede imzasının bulunmadığını, dava dışı distribütör ... Gıda Tek. Mam. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ise davacı adına sözleşme yapma yetkisinin olmadığını, cezai şartın pek fahiş olduğunu müvekkilinin ilk sözleşme tarihinin son gününe kadar 5 yıl boyunca iyi niyetli bir şekilde sözleşmeye sadık kalması sözleşme tarihindeki döviz kurlarıyla ifa tarihindeki döviz kuru karşılaştırıldığında ortaya çıkan neticenin müvekkilimin ticari olarak mahvına neden olacağını belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği, davalıların ayrı ayrı sözleşmenin tarafı olup olmadığı ve katkı payı olarak davacı şirket tarafından dava dışı şirkete yapılan ödemeden davalıların sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında akdedilen açık satış noktası sözleşmesinin haklı sebeple feshi nedeniyle katkı bedelinin iadesi ile cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına taraflar arasında "Açık Satış Noktası Sözleşmesi" akdedildiği, yine taraflar arasında 04.06.2010 tarihli "protokol" akdedilmiş olduğu ve 18.12.2009-30.04.2014 tarihlerini kapsayan sözleşmenin bitim tarihinin 30.04.2015 olarak belirlendiği, davacı ...’in daha önceki katkılara ek olarak da 50.000,00.-TL nakdi katkı sağlayacağı, protokol dışında kalan hükümler açısından 18.12.2019 imza tarihli sözleşme hükümlerinin geçerli olduğunun kabul edildiği, davacı yanın, fesih nedeni olarak “Karşı yanın, edimlerini yerine getirmediği, işyerinde “... Cafe” konseptini bozduğu, konsepti yok ettiği, sözleşme konusu ürünlerinin her tip, marka ve türünü bulundurmadığı, satmadığı, etkin ve süreklilik arz edecek şekilde satış ve bulunurluğunu sağlamadığı” gösterdiği ve iddialarını usulüne uygun delillerle ispat ettiğinin anlaşılmasına cezai şart alacağı ile ayni ve nakdi katkı bedelinin tahsiline karar verilmesinde oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; Davanın kabulü nedeniyle dava tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı esas alınarak davada harca esas değerin de bu şekilde belirlenmesi gerekir. Dava değerinin yabancı para üzerinden değerlendirildiği durumlarda; taraflar yararına hükmedilecek nispi karar ve ilam harcı hesaplanırken dava konusu yabancı paranın dava tarihinde geçerli efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı esas alınmalıdır. Buna göre Mahkemece dava değeri 110.000,00 USD kabul edilmiş olup dava konusu yabancı paranın dava tarihinde geçerli efektif satış kuru üzerinden 235,213,00 TL karşılığı hesaplanarak karar ilam harcına hükmedilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. Harca esas dava değeri 364.313,00TL olup, 24.886,22TL harca hükmedilmesi gerekirken fazla olacak şekilde 257.623,10 TL'ye hükmedilmesi doğru olmamış, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığında HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca hükmün harca yönelik olarak düzeltilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun resen gözetilen sebeplerle KABULÜ ile 2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/523 Esas, 2024/253 Karar ve 28/03/2024 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-a)Davanın KABULÜ İLE, 110.000,00 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı kanunun 4. Maddesine göre USD cinsinden açılan mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte, ödeme gününde TCMB tarafından belirlenen efektif satış kuru üzerinden TL karşılığıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 111.100,00 TL ayni katkı bedelinin 04/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; toplam 100.000,00TL nakdi katkı bedelinin (50.000,00 TL'si için 01/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek, 50.000,00 TL'si için 07/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek) avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b)Alınması gereken 24.886,22TL harçtan peşin alınan 7.621,95 TL harcın mahsubu ile eksik 17.264,27 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, c)Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, ç)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.650,95 TL harç ve davacı tarafından yapılan, ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 12.918,90 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, d)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 308.808,46 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 4-İstinaf Kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan peşin harcın talep halinde yatırana iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, 10/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."