7. Hukuk Dairesi 2011/288 E. , 2011/7483 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 161 ada 8 parsel sayılı 6214,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... ... adına, aynı ada 9 parsel sayılı 16676,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... adına ve aynı ada 10 parsel sayılı 27167,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise
**7. Hukuk Dairesi 2011/288 E. , 2011/7483 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 161 ada 8 parsel sayılı 6214,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... ... adına, aynı ada 9 parsel sayılı 16676,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... adına ve aynı ada 10 parsel sayılı 27167,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise eşit paylarla ... ve ... adlarına eşit paylarla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ve ölü oldukları da belirtilmek suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında yöntemine uygun mera ve zilyetlik araştırması yapılması ve ot biçmek suretiyle sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı hususlarına değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ...'nin davasının kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazlardan 161 ada 10 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 16.08.2007 tarihli rapor ve ekindeki haritada (A) harfiyle işaretli 791,48 m2 yüzölçümündeki bölümün aynı adanın son parsel numarası ile davacı ... adına tapuya tesciline, geriye kalan taşınmaz bölümü ile diğer taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına, hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de gözönünde bulundurulmasına göre davacı ...'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 4, 5 ve 6. bendlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 4. bend olarak "Davacı ... tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına," sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 30.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.