11. Hukuk Dairesi 2009/849 E. , 2010/11519 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/9 E 2-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/10 E 3-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/11 E 4-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/12 E 5-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi 6-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi 7-BİRLEŞEN DAVA : Kocael…
**11. Hukuk Dairesi 2009/849 E. , 2010/11519 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/9 E 2-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/10 E 3-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/11 E 4-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/12 E 5-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi 6-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi 7-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/15 E 8-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/16 E 9-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/17 E 10-BİRLEŞEN DAVA : Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/18 E Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.10.2008 tarih ve 2007/8-2008/332 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.11.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili bu ve birleşen davalarda, müvekkilerine ait olan ve dava dilekçelerinde miktarları belirtilen narenciye emteasının Ukrayna'da mukim alıcı şirketlere gönderilmek üzere 25.11.2006 tarihinde Derince Limanı'nda müvekkillerince Seewind gemisine yüklendiğini, aynı tarihte IIyichevsk Limanı'na hareket eden geminin 29.11.2006 tarihinde makine arızası geçirip Derince Limanı'na çekilmek zorunda kalındığını, durumun 07.12.2006 tarihinde müvekkilerine bildirdiğini, bu süre içinde yükün bozularak ekonomik değerini yitirdiğini, makine arızası nedeniyle müvekkilerinin uğradığı zarardan anılan geminin donatanının sorumlu olduğunu, ayrıca anılan alacağın TTK'nun 1235/7 maddesi uyarınca gemi alacaklısı hakkı ve dolayısıyla aynı yasanın 1236 maddesi uyarınca gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı doğurduğunu ileri sürerek, asıl davada (28.645,06) ABD Doları'nın, birleşen davalarda ise sırasıyla (71,777,20), (16.599), (77.627,81), (22.651,20), (45.002,80), (33.772,80), (207.900), (26.130,55), (77.031,90) ve (40.876,61) ABD Doları'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, müvekkilleri lehine TTK'nun 1236.maddesi uyarınca anılan gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki, husumet ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacılara ait narenciye yükünün geminin arıza yapması sonucu tamamen hasara uğradığı, hasarın miktarı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlığın bulunmadığı, davacılar ile dava dışı alıcılar arasında düzenlenen satım sözleşmelerinde emteanın ton başına FOB fiyatının belirtilip açıkca teslim şeklinden söz edilmediği, aksine malların Ukrayna'ya iyi durumda varması halinde alıcıların taşıma ücreti ve mal bedelini ödeyeceğinin, aksi halde hiçbir bedel ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla FOB teslim şeklinin söz konusu olmadığı, dava konusu yükün Ukrayna'ya varmaması sonucu mal bedelinin de ödenmediği, aksi yönde bir kanıtın dosyada bulunmadığı, dolayısıyla davacıların yükleten sıfatıyla dava açma haklarının ve dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğu, dava konusu konişmentolarda taşıyanın belirtilmediği ve konişmentoların kaptan tarafından imzalandığı, TTK'nun 1099.maddesi uyarınca bu durumda donatan Schiffahrts GmbH şirketinin taşıyan sayılması gerektiği ve anılan şirkete husumet yöneltilebileceği, davacıların TTK'nun 1235/7.maddesi uyarınca gemi alacaklısı ve dolayısıyla 1236.maddesi uyarınca kanuni rehin haklarının da bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davaya konu taşımaya ilişkin konişmentonun arka yüzünde yer alan yetkiye ilişkin düzenlemede yetkili mahkemenin taşıyıcının ticari kaydının bulunduğu yerdeki mahkeme olduğu belirtilmiş ise de, anılan düzenlemede yetkili mahkemenin açıkça gösterilmemiş olması nedeniyle anılan yetki sözleşmesi geçersiz olduğu gibi somut uyuşmazlıkta alacakla birlikte kanuni rehin hakkı tanınması da istenmiş olup, buna ilişkin davanın en çabuk ve en az masrafla görülebileceği yerde açılması gerektiği ve bu yerin de geminin talep zamanında bulunduğu yer mahkemesi olması karşısında mahkemenin uyuşmazlığa bakmakta yetkili bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 28.772.03 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.