TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/07/2025 NUMARASI : 2025/387 Esas 2025/439 Karar KARŞI TARAF : HASIMSIZ TALEP : Zayi Belgesi Verilmesi TALEP TARİHİ : 27/05/2025 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/12/2025 Zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle talebin reddine yöneli…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/1403 Esas 2025/1353 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1403 KARAR NO : 2025/1353 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/07/2025 NUMARASI : 2025/387 Esas 2025/439 Karar KARŞI TARAF : HASIMSIZ TALEP : Zayi Belgesi Verilmesi TALEP TARİHİ : 27/05/2025 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/12/2025 Zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep eden vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin tasfiye işlemlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve ilgili kurumlara gerekli bildirimlerin yapılabilmesi için karar defterine ihtiyaç duyduğunu, karar defterine tüm iletişim girişimlerine ve aramalara rağmen ulaşılamadığını, karar defterinin kaybolduğunun anlaşıldığını, tüm çabalara rağmen defterin nerede olduğuna veya içeriğine dair herhangi bir bilgiye ulaşılamadığını belirterek müvekkilinin karar defterine ilişkin zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; talepte bulunanın istem konusu defterin kaybolduğu, şirket kurucusu ...'ın uhdesinde olduğunun düşünüldüğü, aramalara rağmen ilgili ticari defterlere ulaşılamadığı beyan edilmiş olmakla, somut durumun TTK'nun 82/7. maddesi anlamında talep eden tacire kusur izafe edilemeyecek, onun iradesi dışında gerçekleşen bir olay olarak kabulünün mümkün olmadığı, TTK'ya göre zayi belgesi verilmesi için gerekli olan yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık gibi sebeplerden hiçbirisinin gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, ticaret sicilinden re’sen terkin edilmiş olup, tasfiye işlemlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve ilgili kurumlara gerekli bildirimlerin yapılabilmesi için karar defterine ihtiyaç duyulduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ...’ın beyanına göre, söz konusu karar defteri şirketin diğer kurucusu olan ve halihazırda Almanya’da ikamet eden ...’ın uhdesinde de bulunmadığını, bu nedenle 13.05.2025 tarihinden itibaren defterin temini amacıyla yapılan tüm iletişim girişimlerine ve aramalara rağmen söz konusu deftere ulaşılamadığını, karar defterinin kaybolduğunun anlaşılmasını müteakip, müvekkili tarafından gerek yurt içi gerekse yurt dışı merciler nezdinde, ilgili noterlikler ve ticaret sicili müdürlüklerinden araştırmalar yapıldığını, ancak tüm bu çabalara rağmen defterin nerede olduğuna veya içeriğine dair herhangi bir bilgiye ulaşılamadığını, müvekkili şirkete ait karar defteri, tüm aramalara ve gösterilen azami dikkat ve özen yükümlülüğüne rağmen bulunamadığını, söz konusu defter, şirketin ticari faaliyetlerine ve resmi işlemlerine esas teşkil eden evrak olması nedeniyle zayi olmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini, somut olayda da defter kaybının tacirin iradesi dışında gerçekleştiği iddiasının mevcut olduğunu, müvekkili şirket, kaybolan karar defterine ulaşılabilmesi için gerekli tüm özeni gösterdiğini, bu kapsamda gerek yurt içinde gerekse yurt dışında araştırmalar yaptığını, ilgili noterlikler ile ticaret sicili müdürlüklerine resmi başvurularda bulunduğunu, bu durum, TTK'nun 82/7. maddesinde öngörülen tacirin kusurunun bulunmadığı halleri kapsamında değerlendirilmesi gereken tipik bir örnek olduğunu, zayi belgesi verilmemesi halinde, müvekkili şirketin tasfiye işlemlerinin yürütülmesi fiilen imkansız hale gelecek, bu durum yalnızca müvekkili açısından değil, alacaklıların haklarının korunması bakımından da ciddi sakıncalar doğuracağını, mahkeme, müvekkilinin noterlikler, ticaret sicili müdürlükleri ve şirket kurucusu nezdinde yaptığı araştırmaları, defterin iradesi dışında kaybolduğunu ortaya koyan tüm girişimlerini göz ardı ettiğini, yalnızca kusur yönünden değerlendirme yapmakla yetinildiğini, bu durumun somut olayın aydınlatılması için yeterli olmadığını, mahkemece müvekkili tarafından sunulan delilleri kararında tartışmadan, yalnızca dar yorumla vardığı kanaat üzerinden hüküm kurmak suretiyle usul ve yasaya aykırı davrandığını, müvekkilinin iradesi dışında gerçekleşen kaybolma olgusunun somut delillerle ortaya konulmuş iken, mahkemenin bu hususları değerlendirmemesinin hükmün sakatlığına yol açtığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiş, 01/07/2022 tarih 7417 sayılı kanunun 55. maddesiyle fıkrada belirtilen on beş gün ibaresi otuz şeklinde değiştirilmiştir. Anılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir. Somut olayda, talep eden vekili talep dilekçesinde, şirkete ait karar defterinin kaybolduğunu iddia ederek zayi belgesi verilmesine yönelik istemde bulunmuştur. İstinaf dilekçesinde de karar defterinin tüm aramalara rağmen bulunamadığını, defterin kaybolduğunu iddia ederek zayi belgesi verilmesine yönelik istemini tekrarlamıştır. Talep edenin anılan isteminden anlaşılacağı üzere zayi belgesi verilmesi talep edilen karar defteri, talep eden tacir tarafından elinde olmayan sebepler ile değil, defterlerin saklanmasındaki özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle kaybedilmek suretiyle tacirin elinden çıkmıştır. Hal böyle olunca, talep edenin zayi belgesi verilmesi talep edilen şirkete ait karar defterinin korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin kabulü gerekeceği gözetilerek mahkemece talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin talebin reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Talep edenden alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 27/11/2025 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...