T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1593 Esas KARAR NO: 2026/664 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/678 Esas- 2022/251 Karar TARİH: 30/03/2022 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1593 Esas KARAR NO: 2026/664 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/678 Esas- 2022/251 Karar TARİH: 30/03/2022 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ev mobilyaları ve aksesuarlarının perakende satışı ile uğraşmak üzere "...Mah ...Cad No:... ... İstanbul" adresinde 07.02.2014 tarihinde mağaza açtığını, 2016 yılına kadar davacının bir sorunu olmaksızın işini yürüttüğünü ancak 2016 yılından sonra ekonomik koşullar karşısında işlerinin azalmaya, borçlarının ise artmaya başladığını, davacının işlerini düzgün ve sağlam şekilde yapabilmek için çek karnesi kullanmaya başladığını, davalı taraf ile 2017 yılında ticari ilişkilerinin başlamış olduğunu, davacının yanında çalışan ...'un, davalı firma ile çeşitli malzemeler almak üzere anlaştığını ve davacının aylık 15.000,00 TL ve 30.000,00 TL üzerinden yaklaşık 105.000 TL meblağlı çek kestirdiğini, davacının malzemelerin teslimi için beklediğini fakat tüm beklemelere rağmen malzemelerin davacıya teslim edilmediğini, hatta davalının haksız olarak .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konulan 2017 Temmuz ayına ait 15.000 TL çek bedelini de ödediğini ancak söz verilen malzemelerin hiç birisinin gönderilmediğini, zaten ekonomik açıdan zorlanmaya başlayan davacının satmak üzere çek karşılığı taksitle ödemek üzere anlaştığı malzemeleri alamayınca daha da zor duruma düştüğünü, bu süreç içerisinde çekleri ödemeyi durdurmak üzere bankaya yazı yazıldığını, davalı firmanın kestiği faturaların davacının yanında çalışan ... tarafından teslim alındığını ancak davacının işlenen faturalardan haberinin olmadığını, davacının teslim almadığı ve hiç bir şahsi görüşmesi olmayan davalı firmaya hem borçlandığını hem de ticari açıdan mağdur olduğunu, davacının, davalı firmaya hiçbir borcunun olmadığını, davalı taraftan hiç bir malı teslim almadığından, doğan bir borcunun da bulunmadığını, çekler hakkında icra ceza mahkemesinde şikayet yapıldığının e-devlet üzerinden görüldüğünü beyanla müvekkilinin davalı firmaya borcu olmadığının tespitine, icra takip dosyalarının düşürülmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava dilekçesinde 15.000 TL'lik bir çekten bahsedildiğini ancak dilekçede çekin ne tarihi ne de numarasının olduğunu, öncelikle dava dilekçesinin bu yönden açıklanması gerektiğini, dilekçede sadece İstanbul 3. İcra Mahkemesi'nin 2018/30 Es. ve 15. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2017/593 Es. Sayılı dosyasından davaya konu edilen çekle ilgili ceza davasının görüldüğünden bahsedildiğini, ancak bu davanın hangi çek için olduğunun belli olmadığını, öncelikle bu hususun netleşmesinin gerektiğini, davanın kötüniyetli bir dava olduğunun bu açıklamadan dahi anlaşıldığını, ceza davalarından birinin 2018 yılında diğerinin 2017 yılında açıldığını, İstanbul 3. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2018/30 sayılı dosyasından açılan dava da mahkumiyet kararı verildiğini, İstanbul 15. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2017/593 sayılı dosyasından açılan dava da ise İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/215 Es. Sayılı dosyasından açılan menfi tesbit davasının kararının istenildiğini ve duruşmanın 17.06.2021 tarihine ertelendiğini, yani söz konusu ceza davasına konu olan çek için davacı tarafından açılan bir dava olduğunu ve bu davanın da reddedildiğini beyanla davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Mahkemece; davanın, davacı aleyhine çeke dayalı olarak başlatılan icra takibine ilişkin İİK 72. madde uyarınca menfi tespit talebine ilişkin olduğu, davacı tarafça davaya konu çekin davalıdan alınacak mallara karşılık avans olarak verildiği ancak davalı tarafından malların teslim edilmediği, bu sebeple çekin bedelsiz kaldığı ileri sürülerek iş bu menfi tespit talepli davanın açıldığı, davalı tarafça da, davaya konu çekin avans olarak verilmediği, davacıya teslimi yapılan mallar karşılığı alındığının belirtildiği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda tanzim edilen bilirkişi raporunda; tarafların ticari defterlerinin birbirini doğrulamadığı, taraflar arasında alım satıma ilişkin olarak yazılı bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı ve çekin aradaki ticari ilişki (alım satım) nedeniyle avans olarak verildiğinin davacı yanca usule uygun delillerle kanıtlanamadığının tespit edildiği, TBK.’nın 207. maddesinin ikinci fıkrasında da asıl olanın peşin satış olduğu, çekin kıymetli evrak olması ve sebepten mücerret bir ödeme aracı olması nedeniyle bir ödeme aracı olan çekin kural olarak mevcut bir borcun tediyesi için verildiğinin kabul edilmesinin gerektiği, bu durumda davacının malları teslim aldığının kabulünün gerektiği, dava konusu çeklerin avans olarak verildiğinin ve çekler bedeli kadar malları teslim almadığını iddia eden davacının, bu iddialarını yazılı delillerle ispat edemediği, davalının, dava konusu çekin karşılığı mal teslim edildiğini savunmasının, ispat yükünü değiştirmeyeceği, davacı tarafça dava dilekçesinde açıkca yemin delilini de dayanılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; İlk derece mahkemesince eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun eksik olduğu, bu rapora itirazlarının ve ek rapor taleplerinin nazara alınmadığı, bunun kararın kaldırılması için yeterli bir sebep olduğu, ispat yükünün malları teslim ettiğini iddia eden davalıda olduğu, davalının malları teslim ettiğine dair bir delil sunmadığı, Mahkemece ispat yükünün yanlış değerlendirildiği, çeklerin avans olarak verildiğinin açık olduğu, davalının açık bir şekilde teslim etmediği mallar için verilen çekleri kötü niyetli olarak tahsil etme çabası içerisinde olduğu, bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklı da ise de; kambiyo senetlerinden ötürü borçlu olunmadığının tespiti istemli davalarda ispat yükü borçlu üzerindedir. Davacı taraf, davalıya ... ... Şubesi'ne ait 31/10/2017 tarihli, ... seri numaralı ve 15.000 TL bedelli çeki avans olarak verdiğini, davalının karşılığında mal teslim etmediğini iddia etmiş olup, çek karşılığında mal teslimi yapılmadığı ve çekin bedelsiz olduğu iddiasını yazılı delil ile ispat yükü altında olduğu, davacı tarafın istinaf sebebi olarak ileri sürdüğünün aksine davalının, dava konusu çek karşılığında mal teslim ediliğini ispat zorunluluğunun bulunmadığı, bu itibarla Mahkemece başkaca bir araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin dosya kapsamına uygun, davacının istinaf sebeplerinin isabetsiz olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.