19. Hukuk Dairesi 2013/13460 E. , 2013/18460 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin ve bağlantılı olarak yapılan intifa söz…
**19. Hukuk Dairesi 2013/13460 E. , 2013/18460 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin ve bağlantılı olarak yapılan intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu Tebliğine istinaden beş yılı aşan süre bakımından muafiyet koşulunun ortadan kalktığını, dolayısıyla dikey anlaşmanın 18.09.2010 tarihi itibariyle sonlandığını, müvekkilinin sözleşmenin devam edeceği inancıyla ve sözleşme süresiyle orantılı olarak yaptığı inşaat şeklindeki yatırım giderleri açısından davalının sebepsiz zenginleştiğini, denkleştirici adalet ilkesi gereğince müvekkilinin ödediği bu bedelin iadesinin gerektiğini, ayrıca müvekkilinin intifa hakkının terkin harcını da ödediğini, oysa Harçlar Kanunu' nun 58. maddesine göre terkin harcının mükellefinin lehine terkin işlemi yapılan malik olduğunu belirterek, müvekkilinin ödediği 35.552,18-TL terkin harcının dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalı malikten, geçersiz kalan bakiye süreye isabet eden yatırım harcamasının amortisman uygulanarak güncellenmiş olan 2.616,75-TL' nin de iktisap tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulune uygun davetiye tebliğne rağmen davaya cevap vermedikleri ve duruşmalara da katılmadıkları anlaşılmıştır.