7. Hukuk Dairesi 2023/4744 E. , 2023/5634 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/602 E., 2022/187 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında mahkemesinde görülen mirasın reddinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkem
**7. Hukuk Dairesi 2023/4744 E. , 2023/5634 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/602 E., 2022/187 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında mahkemesinde görülen mirasın reddinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan alacaklı olduğunu, İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2010/13864 Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, alacak miktarının 200.000,00 USD olduğunu, davalıya babası ...'ndan miras kaldığını, mirasın aktifinin pasifinden fazla olduğunu, miras kalan yerler arasında Kadıköy'de taşınmazlar olduğunu, davalının sırf borçlarını ödememek amacıyla kötüniyetle mirası reddettiğini, borçların ödenmesi için teminat da göstermediğini belirterek mirasın reddinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mirasın kötüniyetle reddedilmediğini, davalının murisininin terekesinin aktif pasif durumunun belirsiz olduğunu, davalı gibi kız kardeşinin de murisin mirasını reddettiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI: Mahkemenin 30.6.2015 tarihli ve 2011/115 Esas, 2015/244 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 30.06.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 07.07.2020 tarih ve 2016/13775 Esas, 2020/4455 Karar sayılı ilamında; kötüniyetle redden söz edilebilmesi için, reddeden mirasçının malvarlığının borcunu karşılamaya yetmediğinin ... olması gerektiği, onun için her şeyden önce davalı durumunda bulunan mirasçının malvarlığının borcunu karşılamaya yeterli olup olmadığı hususunun etraflı şekilde araştırılıp tespit edilmesinin zorunlu olduğu, icra takibinin ... süre devam etmesi, ... başına acze delalet etmeyeceği, davacı tarafından borçlu mirasçı hakkında “aciz vesikası” alınmamış olduğuna göre, mahkemece, davalının şahsi malvarlığının ret tarihindeki değeri tespit edilip, bu malvarlığının borcunun karşılamaya yeterli olup olmadığının usulünce araştırılıp saptanması; yeterli ise talebin reddi, yeterli olmadığının görülmesi halinde ise davalı da yeterli güvence göstermediği takdirde reddin iptaline karar verilmesinin gerektiği gerekçeleriyle hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davalının 06.01.2011 mirasın reddi tarihinde ödemeden acz halinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ve davalı arasında pek çok dava ve icra takibi olduğunu, pek çok icra dosyasında davalının alacaklı konuda olduğunu, davacının alacaklı olduğu icra dosyasına ilişkin menfi tespit davası açıldığını davanın devam ettiğini, bozma ilamında mirasın reddi tarihinde borcu karşılayacak malvarlığının araştırılmasının istendiği, bu yönde yapılan araştırmanın eksik olduğunu, davalının yurt dışında çalıştığını, yaşadığını, borcu ödeyecek durumda olduğunu ancak davacı ile husumet haline gelen alacak borç ilişkisi bitmeden borçlu olduğu kesin olmayan bir borcu ödemek istemediğini, yurt dışında çalıştığı firmalara yazı yazılarak durumun kanıtlanabileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, alacaklıları zarara uğratmak amacıyla kötü niyetle yapılan mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 617 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK). 2. Somut olayda, mahkemece bozma ilamına uyularak hüküm kurulsa da, bozma ilamının gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Şöyle ki, davalının malvarlığının tespiti amacıyla yapılan araştırmada Garanti Bankasında davalıya ait hesapların olduğu tespit edilmiş, ancak 2010- 2011 dönemlerine ilişkin mevduat bilgilerinin dosya içerisinde yer almadığı görülmüştür. Bu yönüyle mirasın ret tarihinde davalının malvarlığına yönelik araştırmanın tam yapıldığını söyleyebilme imkanı yoktur. 3. Öte yandan, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamında belirtildiği üzere; davalının malvarlığının usulünce araştırılıp borçlarını ödemede yeterli olmadığının görülmesi halinde davalı yeterli güvence göstermediği takdirde mirasın reddinin iptaline karar verilmesi gerektiğinden Mahkemece davalının güvence göstermesi hususunda bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi hatalıdır. 4. O halde Mahkemece, davalıya ait 2010- 2011 mevduat bilgilerini içerir hesap detaylarının Garanti Bankasından getirilip davalının borcu ödemede güvence göstermesi hususu üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken belirtilen nedenler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.