T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2432 KARAR NO : 2026/109 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/07/2022 NUMARASI : 2021/464 Esas - 2022/654 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/06/2021 Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kap…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2432 KARAR NO : 2026/109 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/07/2022 NUMARASI : 2021/464 Esas - 2022/654 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/06/2021 Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkilin davalıya sattığı peçete emtiasından dolayı 3 adet faturaya dayalı alacağının bulunduğunu, bu kapsamda davalı aleyhine 47.239,46-TL asıl alacağın tahsili için Bakırköy 4. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve davalının ödeme emrinin tebliğinden önce 27/01/2020 tarihinde 12.677,79-TL ödeme yaptığından kalan 34.561,66-TL için işbu davanın açıldığını ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, ihtilafın davacının müvekkiline 09/03/2018 tarihinde gönderdiği ürünlerle ilgili olduğunu, söz konusu ürünlerin ayıplı olduğunu, davacını da ayıbı kabul ettiğini ve müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığın belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacının 2019 yılına ait 3 fatura bedeline ilişkin takip başlattığı, davalının ayıplı mal iddiasının 2018 tarihinde teslim edilen “kağıt sandwich poşet” ürünlerine ilişkin olduğu anlaşılmakla, davalı bilirkişi itiraz dilekçesinde, davacının ayıbın kendilerinden kaynaklı olduğunu kabul ettiklerini, malları iade almayı teklif ettiklerini ve cari hesap çerçevesinde mahsuplaşılacağı yönünde iradenin mevcut olduğunu iddia etmişse de, dosyaya bu iddiayı ispata yarar delil olarak sunulan e-postaların incelenmesinde, ayıplı olduğu iddia edilen malların iadesinin davalıca talep edildiği, davacının ise malların iadesini kabul etmediği, bu kapsamda dosyada davacının 2018 yılına ait ürünlerin ayıplı çıktığı iddiasını kabul ederek, mahsuplaşma iradesiyle cari hesabın yeniden düzenleneceğinin taahhüt edildiği yönündeki iddiasını ispata yarar herhangi bir delilin veya yazılı delil başlangıcının dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda; taraflar arasında ayıplı mallara ilişkin mahsuplaşma yönünde bir anlaşmanın bulunmadığı görülmekle, itirazın iptali davasının icra takibine konu edilen alacağın dayanağına sıkı sıkıya bağlı olması, takibe konu faturalar dışındaki ürünlere ilişkin ayıp iddiasının dikkate alınmasının mümkün olmaması nedeniyle, itiraz uğramayarak davalı defterlerine kaydı yapılan icra takibine konu 3 fatura yönünden davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle, davalının takibe itirazın iptaline, toplam alacak miktarı olan 34.561,66-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 6.912,33-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, ihtilafın davacının müvekkiline 09/03/2018 tarihinde gönderdiği ürünlerle ilgili olduğunu, söz konusu ürünlerin ayıplı olduğunu, e-posta yazışmalarında davacının ayıbı kabul ettiğinin görüldüğünü ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı davalı aleyhine 24/01/2020 tarihinde Bakırköy 4. İcra Dairesi'nde 3 adet faturaya dayalı olarak 47.239,46-TL asıl alacağın tahsili için takip başlatmış; ödeme emri davalıya 28/01/2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalının 03/02/2020 tarihli itirazı üzerine takip durmuştur.Mali müşavir ve kimya mühendisinden oluşan bilirkişi heyet raporunda, her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, takibin dayanağı 29/08/2019, 03/09/2019 ve ve 17/10/2019 tarihli üç adet faturanın da davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ödeme emrinin tebliğinden önce 27/01/2020 tarihinde 12.677,79-TL ödediği, davacının 34.561,66-TL alacağının kaldığı; davalının kayıtlarının davacıyla aynı olduğu ve 34.561,66-TL davacıya borçlu olduğunun görüldüğü; davalının ayıp savunmasında ileri sürdüğü ve bilirkişi tarafından incelenmiş malların sandviç torbası olduğu, o malların davalıya 2018 yılında satıldığı, sunulan e-posta yazışmalarının da o mallarla ilgili bulunduğu, davaya konu faturalara konu malların ise peçete olduğu, ayıp iddiasının davaya konu mallarla ilgili olmadığı görüşü belirtilmiştir. İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, takibe dayanak faturalar peçete satımına ilişkindir. Faturalar davalının defterlerinde kayıtlı olup, davalının ödeme emrinin tebliğinden önce yaptığı kısmi ödemeden sonra her iki tarafın da uyumlu kayıtlarına göre davacı davalıdan 34.561,66-TL alacaklı durumdadır. Davalının ayıp savunmasını dayandırdığı sandviç torbası emtiası ise davalıya 2018 yılında satılmış ve davalı malların ayıplı olduğun iddia etmekte ise de, davacının ayıbı kabul etmediği, davalının da ayıp iddiasını ve ayıptan dolayı mahsuba esas olacak şekilde davacıdan alacaklı olduğunu ispat edememiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.360,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 670,92-TL harcın mahsubu ile kalan 1.689,98-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 36-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/01/2026