Hukuk Genel Kurulu 2020/16 E. , 2022/1720 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen davanın kabulüne ilişkin karar, davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz …
**Hukuk Genel Kurulu 2020/16 E. , 2022/1720 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen davanın kabulüne ilişkin karar, davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “Geçici Madde 3” hükmüne göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la değişikliği öncesi hâliyle 438. maddesinin ikinci fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davalı vekilinin duruşma isteminin reddine karar verilip dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkilinin.... .... ...ve 236 parselde yer alan taşınmazların yarı hissesini tapuya güven ilkesi çerçevesinde tapudan satın aldığını, ancak belirtilen taşınmazların orman olduğu iddiası ile tespitin iptaline ve orman vasfı ile hazine adına tescili için dava açıldığını, neticede müvekkili tarafından tapuya güven ilkesi gereğince satın alınan taşınmazların orman vasfında olduğu tespit edilerek hazine adına tescil edildiğini, bu nedenle davalının tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zarardan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 1007. maddesi gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek kadastro tespitlerinin tapuya yansıtılmamasından kaynaklanan hatalar neticesinde Devlet’in tasarrufu ile müvekkilinin elinden alınan taşınmazların toplamından müvekkilinin hissesine isabet eden 74.001TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında talebini 3.554.866,95TL olarak ıslah etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı ... vekili; taşınmazın davacıdan alınarak hazine adına tescil edilmediğini, ayrıca davacıya ait bir taşınmaza el konulmadığını, kadastro tespitine ilişkin idarece yapılan hukukî niteliği bulunmayan bir işlemin mahkeme yolu ile iptal edildiğini, Hazine’nin tazminat ödemesini gerektirir bir durumun söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: 6.1. İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.06.2014 tarihli ve 2012/169 E., 2014/427 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/7210 E., 2016/6253 K. sayılı kararı ile eksik araştırma ve inceleme sonucunda hüküm kurulduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.