11. Hukuk Dairesi 2016/2560 E. , 2017/4776 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2015 tarih ve 2014/1204-2015/496 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm be
**11. Hukuk Dairesi 2016/2560 E. , 2017/4776 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2015 tarih ve 2014/1204-2015/496 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili şirketin Hongkong ve Shanghai'da teslim edilmek üzere iki farklı müşterisine fındık ve fındık unu satışı yaptığını, taşıma işi için davalı ile anlaştığını, ancak söz konusu malların yüklenmesi esnasında davalının gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sonucu hatalı yükleme yapılarak Hongkong'a teslimi gereken malların Shanghai'ya, Shanghai'ya teslim edilmesi gereken malların ise Hongkong'a teslim edildiğini, müvekkilinin davalının sözleşme ile yükümlendiği edimlerini gereği gibi ifa etmemesi sebebi ile maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 30.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın 02/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; konteynır taşımasının söz konusu olduğunu ve konteyner içine konulan malların sayımı, tartımı, istifi ve sabitleme işlemlerinin taşıyanın yükümlülüğünde olmadığını, müvekkilinin sadece kendisine kapalı ve mühürlü halde teslim edilen konteynerleri taşımakla yükümlü olduğunu ve konteynerlerin içindeki yükün ne olduğu bilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının yurtdışına ihracatını yaptığı 2 ayrı mal ve 2 ayrı müşteriye ait yükün taşınması için davalı ile anlaşma yaptığı, her iki konşimento arasında varış yeri alıcısı ve malın cinsi konusunda farklılık olduğu, ancak malların miktarı, konteyner taşıması, taşımada kullanılan gemi, güzergah gönderenin aynı olduğu, beyanname ve fatura içerikleri ile konşimentodaki kayıtların birbiri ile uyumlu olduğu ayrıca konşimentoların ilgili konteynerlere ilişkin olarak doğru şekilde düzenlendiği sevk evrakı ve konşimentolar birbiri ile uyumlu olduğu halde konteyner içindeki yüklerin yanlış yüklendiği, konteyner tipleri ve işaretleri bakımından taşıyanın konteynerleri karıştırmadığı, doğru konteynerler doğru adreslere ulaşmasına rağmen içerikleri nedeniyle zararın oluştuğu, her iki konteynere ilişkin konşimentolarda "yükleten yükler sayar istifler ve mühürler" kaydının yer aldığı, taşıyanın konteynerleri kiralamış olmasının tek başına konteyner içeriğinin de taşıyan tarafından doldurulduğu şeklinde yorumlanamayacağı, taraflar arasındaki yazışmalarda atıfta bulunulan ve ticari teamüllere uygun yorumlandığında konteyner içeriğinin yükleten tarafından doldurulmasını gerektiren FCL/FCL kaydının da konteyner içine yapılan istiflemenin yükleten tarafından yapıldığına karine oluşturduğu, bu karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanamadığı, iki ayrı satışa konu malların yanlış yerlere teslim edilmesinin konteynerlere yanlış yüklemeden kaynaklandığı bu nedenle davacının maruz kaldığı zarardan davalı taşıyanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.