T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/345 Esas KARAR NO : 2025/1638 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2018/923 Esas - 2022/845 Karar TARİH: 24/11/2022 DAVA: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 09/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/345 Esas KARAR NO : 2025/1638 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2018/923 Esas - 2022/845 Karar TARİH: 24/11/2022 DAVA: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 09/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ağrı İlinde faaliyet gösteren ... Ltd.Şti. Ankarada faaliyet gösteren davacıya ait “Tıbbi Cihazı” taşınması amacıyla ... ... Yurt İçi ve Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş teslim edildiği, söz konusu cihaz davalı firma yetkilisi tarafından getirildiğinde paketin darbe almış, paketin ezilmiş yırtılmış ve hasar görmüş olduğu fark edildiği,kutunun ... ... çalışanı gözetiminde açıldığında cihazın hasar gördüğü ve çalışamaz durumda olduğu hep birlikte görüldüğü ve bu durumun tutanak altına alındığı,TTK. 889.Madd H1) Hasar gören cihaz ... ... yetkilileri tarafından istendiği, yetkililerine teslim edildiği, Müvekkilin tazmin talebine, inceleniyor, onay aşamasında olduğu ,sonuç beklendiği, gibi sözlü ifade edilmesinden sonra , 04.04.2018 tarihinde talep tarihinden 7 ay sonra talebin reddedildiği, sebebinin “ hasarın taşımadan kaynaklı olup olmadığının tespit edilememesi sebebi ile olumsuz sonuçlandığının bildirildiği,Sözkonusu hasarın taşıma sırasında gerçekleştiği, Taşıyıcının — TTK Madde 875-(1)cihazın uğradığı zarardan ve bunun tazmininden sorumlu olduğu,Söz konusu cihazın davalının verdiği hasar nedeniyle amaca uygun olarak hizmet veremeyecek durumda olduğu, cihazın bedelinin 5.317,20 -Euro olduğu, TTK. 880.Madd. göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; bu bedeli davacıya ödemek zorunda olduğu,Davalının taşıma sırasında zarar verdiği ve kullanılamaz hale gelen tıbbi cihazın bedelinin ödenmesi, yargılama giderleri ile vekalet “ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi talep edilmektedir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Gönderici ..., alıcısı ... olan ve manifestosu 10 kg/desi olan paket cinsi |adet içeriği tarafımıza beyan edilmeyen kargonun, Müvekkil şirketin Ağrı şube personeli 20.09.2017 tarihinde teslim aldığı ... ... numaralı fatura düzenlendiği ve gönderi alıcısına teslim edildiği ,mezkur taşımaya ilişkin olarak davalı şirketin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı,Bir an için ortada bir zarar olduğu düşünülse dahi bu durum ancak gönderen tarafından yapılan ambalajlamadan kaynaklandığı,TTK da öngörülen sorumluluk sistemine göre, taşıyıcının sorumluluğu, taşıyana yöneltebilir bir kusurun varlığı halinde söz konusu olacağı,gönderen tarafından teslim edilecek kargonun hassas veya değerli bir ... olduğunun beyan edilmesi ve kargonun özelliğine uygun mbalajlanması gerektiği, uygun ambalajlama yapılmamış ise meydana gelecek hasardan gönderen sorumlu olacağı, kargonun herhangi bir ihtirazı kayıt olmadan — teslim edildiği,öncelikle taşıma esnasında gerçekleşen bir zararın bulunup bulunmadığı ispatı gerektiği, Teslim anında kargonun içeriğinin taşıyıcı firmaya bildirilmediği,ve kargoya ilişkin bir değer gösterilmediği ,içerik ve değere göre sigorta için ek ücret ödemekten imtina edilerek taşıyandan gizlendiği,taşıyanın yanıltıldığı,teslim anında yapılması gereken içerik beyanı yapılmadan geçiştirilmiş olduğu bu durumun taraflarınca düzenlenen faturadan da açıkça anlaşıldığı, davalı şirketin kendisine taşınmak üzere teslim edilen kargonun içeriğini araştırma( içini açarak bakma ) hak ve yetkisinin bulunmadığı,içerik konusunda teslim edenin beyanına itibar edileceği, TTK.864.Madde. “ ..gönderici gönderdiği kargoya ilişkin tüm bilgileri tam ve eksiksiz olarak taşıyıcıya bildirmek zorunda olup, eksik bildirimden kaynaklanan sorumluluk kendisine aittir.” Taşımacı, bir ihbar veya şüphe halinde yetkili ve görevlilerin huzurunda eşyayı kontrol ettirebilir.” denildiği TTK.878.Madd.1/b,-d hükmü gereği kargonun niteliğinden ve yetersiz ambalajlamadan dolayı davalı şirketin sorumluluktan kurtulduğu, kargonun düşürüldüğü iddiasının ispatı müvekkile yüklenemeyeceği, müterafik kusurun değerlendirmesi gerektiği,TTK. 886 .Madde uyarınca tam tazminata hükmedilebilmesi için zararın meydana gelmesinde taşıyıcının kast ve pervasız davranış kusurunun varlığının ispat edilmesi gerektiği, Talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğu, taşıyıcının sınırlı sorumluluğu prensibine göre sorumluluk sınırının TTK.882.Madde (1) Gönderenin tamamının ziya ve hasarı halinde, 880 ve 881 Madd. Uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir Kg. için 8,33 ÖÇH karşılayan tutar ile sınırlı olduğu, TTK .880.Madde.(2) Eşyanın hasara uğraması halinde , onun taşınmak üzere alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile Hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edileceği, davacı tarafın kargonun fatura bedelini talep etmesinin hukuki mesnetten uzak olduğu, Mükellefin taşımada hiçbir kusuru olamadığından tazmin mükellefiyetinin bulunmadığı, bir an için sorumlulıuğu o sınırının da TIK. 880. Madd.lduğu Kabul edilecek olsa dahi TTK 882. Madd.hükmü uygun görülerek 8,33 ÖÇH istenebileceği, bunun sınırının da TTK. 880 Madd. olduğu, Somut uyuşmazlıkta tam tazminata hükmedilmesi şartlarının oluşmadığından, davacı yanın fahiş tazminat talebi yersiz ve dayanaksız olduğu , haksız davanın külliyan reddine, yargılama giderleri — ile ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesi talep edilmektedir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/11/2022 tarih 2018/923 Esas - 2022/845 Karar sayılı kararında; "Dava, taşıma sonucu hasara uğrayan eşya bedelinin tazminine ilişkindir.Davacı vekili, tıbbi cihazın taşınması için davalı ... şirketine telim edildiğini, eşyanın Ağrı ilinden Ankara iline taşındığını, dava dışı firma yetkilisine eşyanın teslimi sırasında hasara uğradığının anlaşıldığını, zarardan TTK madde 875 kapsamında davalı şirketin zarardan sorumlu olduğunu belirterek cihaz bedeli olan 5.317,20 euronun en yüksek mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davalı şirkete izafe edilebilecek bir kusuru bulunmadığını, ortada bir zarar varsa yetersiz ambalajlanmadan kaynaklandığını, taşınan eşyanın içeriğinin davalı şirkete bildirilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.Uyuşmazlık; Davacıya ait tıbbi cihaz taşınması sırasında meydana gelen zarar nedeniyle davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise sorumluluk miktarının tespiti hususundadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davalı ... ... Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. tarafından, delil listesi ekinde sunulan ... otomasyon çıktısından, “20.09.2017 fatura tarihli, ... ... Ağrı Şubesi çıkışlı, Çankaya/Ankara adrese teslimli, ... ... fatura numaralı, alıcısı ... Tıbbi Cihazlar San. Ve Tic. A.Ş, göndereni ... Sağlık Hiz. İnş. Nak. Tem. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. olan, İçeriği Paket 0 adet ... / Akıllı Ev-Yaşam açıklamalı, 10 kg/10 desi ölçütlü, 32,79-TL taşıma bedelli” gönderi evrakının düzenlendiği,Faturaya konu tıbbi cihazın teslimi sırasında 22.09.2017 tarihli Hasarlı ... Tutanağı tanzim edildiği, tutanakta “Sistemimizde ...-... gönderi numarası ile kayıtlı bulunan, Ağrı İli, ... Ltd. Şti. firması tarafından gönderilen paketi 22.09.2017 tarihinde ... ... Meşrutiyet Şube çalışanı teslim etmek üzere getirdiği zaman, kutunun taşıma esnasında darbe almış ve yırtılmış olduğu görülmüştür. Cihaz gövdesinde hasar mevcuttur. İç aksam gövde içinde serbestçe oynamaktadır. Taşıma kolu kırıktır. Cihaz kullanılamaz durumdadır. Gerekli tazmin işlemlerinin başlatılması hususunda gereğini bilgilerinize rica ederim.” şeklinde şerh düşüldüğü ve ... A.Ş. Yetkilisi V. ..., ... A.Ş. kargoyu teslim alan ..., ... ... Teslim Eden Kurye ..., ... ... Meşrutiyet Şube Müd. ... tarafından tutanağın birlikte imza edildiği,Dosya içerisinde sunulu olan fotoğraflarda emtianın içine konulduğu oluklu mukavvadan imal edilmiş kartın kutunun köşe tarafından ezilmeler olduğu, köşe kısmında kolinin yırtık olduğu, adres etiketinin ambalajı sağlayan bantların üzerinde duruyor olmasından, kutunun ambalaj bantlarının açılmadığı, kolinin üstünde, taşıma yönünü de belirtecek şekilde uygun büyüklükte, kırmızı zemin üzerine beyaz yazı ile "..." etiketinin yer aldığı, Bu kapsamda, davaya konu olayın davacının kendisine ait olan cihazın Ağrı ilinde davalıya ait ... şubesine sağlam olarak teslim edildiği, içeriğinin ... eşya olarak belirtildiği davalıya ait ... ön izleme ekran görüntüsünden tespit edildiği, tarafların arasında var olan taşıma sözleşmesi şartlarında taşınan kargonun davacıya teslimi sırasında ambalajının bozulmuş olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık kapsamında taşıma uzmanı bilirkişiden sorumluğa dair rapor aldırılmıştır.Taşıma uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 10.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davacıya ait ... eşya niteliği bertilerek taşınmak üzere ambalajı sağlam bir şekilde ve "..." etiketiyle davalıya teslim edilen emtianın, davalının sorumluluğundaki taşıma esnasında hasara uğradığı, davalı taşıyıcının eşyanın taşınmasında gerekli özeni göstermediği anlaşılmış olmakla, TTK 886'ncı maddesi gereği 882. madde kapsamındaki sorumluluk sınırlamasından istifade edemeyeceğinden, meydana gelen hasarın tamamından sorumlu olacağı ve zararı tazmin etmesi gerekeceği, davalının sorumlu olacağı hasar tutarının tıbbi cihazlar konusunda uzman bir makine mühendisi tarafından tespiti ile hesaplamasının mümkün olacağı belirtilmiştir. Rapor yerinde görülerek hükme esas alınmış, raporda görüşlere iştirak edilerek TTK madde 886 kapsamında davalının tam hasar bedelinden sorumlu olduğu kabul edilmiştir.Hasara uğrayan eşyanın hasar tarihi itibari ile değerinin belirlenmesi için tıbbi cihazlar konusunda uzman bilirkişiye dosya tevdi edilmiştir.Tıbbi cihazlar konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 09.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda; Dava konusu taşımada zarar gördüğü iddia edilen beyin dış çeperi uyarıcı Medikal cihazının (Radionics ... ...) serbest piyasadaki ve 01/08/2018 dava tarihindeki rayiç bedeli 227,5 USD ( gümrük vergisi ve taşıma için bedel ilaveli) olduğu belirtilmiştir.Rapor yerinde görülerek hükme esas alınmış, davacının kargoda hasara uğrayıp kullanılamaz hale gelen tıbbi eşya bedelinden kaynaklı davalı ... firmasından 227.5 USD alacaklı olduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. "gerekçesi ile, '' 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;227.5 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline,2-Aşan istemin reddine, ' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme’nin taşıyıcı davalı firmanın özensiz taşıması nedeni ile TTK 882. Madde kapsamında ki sınırlı sorumluluk kuralından yararlanamayacağı bu nedenle davalı ... firmasının zararın tamamından sorumlu olacağı yönünde ki kararının isabetli olduğunu, fakat mahkemenin zayi olan cihazın bedelini tespitte hataya düştüğünü, söz konusu cihazın değerinin 5,317,20 Euro olduğunu, mahkemenin verdiği kısmen kabul kararının bu tutarın oldukça altında olduğunu, mahkemece zayi olan tıbbi cihazın bedelinin belirlenmesi için bilirkişi raporu aldırıldığını ve bu raporun da hükme esasa alındığını, raporun cihazla ilgili hesaplama yöntemi ve dayandığı verilerin Çin ya da diğer ülkelerde kurulu e-ticaret sitesi kaynaklı veriler olduklarını, bu verilerin hem güvenilir olmadığını, hem de Türkiye için emsal niteliği olmadığını, ayrıca cihazın Türkiye’ye ithal edilen bir ürünün gümrük, vergi, lojistik masrafları ile Türkiye’de geçerli son kullanıcıya satış fiyatını da yansıtmadığını, dosya kapsamında bulunan 2007 fiyat listesinde ise hem eski ... cihazı hem de yeni çıkan ... cihazının Euro fiyatlarının yer aldığını, bu tarihten sonra ise ...'in fiyat listelerinden kalktığını, ...'nin ise 2015 yılına kadar fiyat listelerinde ve satış programında yer almaya devam ettiğini, 2015 fiyat listesinde bu cihazın bedelinin 7.841,13 Euro (eksi %40 distribütör iskontosu) olarak göründüğünü, hal böyleyken cihazın 2.el bedelinin 227,50 USD olarak belirlendiğini, raporda yer alan Amazon vb sitelerde satılan, çoğu arızalı olan, garantisi ve desteği bulunmayan cihaz fiyatlarının müvekkilinin elindeki faal cihaz bedeli ile mukayese edilmesinin doğru olmadığını, kaldı ki o sitelerde dahi ürünün fiyatının 1.000 USD ile 2.500 USD olarak belirtildiğini, hatta bir ilanda cihaza ait probenin bile 494 USD üzerinden satıldığını, bu sitelerden alınmış ilanların ekte sunuduğunu, Dava konusu hasar gören ... cihazı ile üretici firmanın bunun yerine piyasaya sürdüğü ... cihazının tamamen aynı olduğunu, ... cihazı CE onaylı değilken yeni model ... cihazı için CE sertifikasyonu yapıldığını, sertifikasyon sırasında CE regülasyonlarına uygun bazı teknik değişiklikler yapılmış olup, onun dışında cihazın görüntüsü ve kullanım amacında herhangi bir değişiklik olmadığını, dava konusu ... cihazının vakalarda doktorların kullanımına sunulmaya devam edildiğini, yani müvekkilinin aynı işlemi gören bir cihazı yerine koymak istediğinde yukarıda belirtilen ücreti ödeyeceğini, Öte yandan müvekkilinin bu dava konusu tıbbi cihazın alım satımı ile iştigal etmediğini, bu cihazı kullanarak, ofisinde ya da talep edilen şehirdeki tıbbi noktaya göndererek teşhis işleminde kullanarak, bundan bir gelir elde etiğini, cihaz tüm bu işlevlerini yerine getirebilecek ve çalışır durumdayken ... ... tarafından hasara uğratıldığını, bu cihaz ile ilgili iş modelinin, cihazı ve probunu vaka başı kullandırıp ilgili hastaneye kullanımı vaka başı bedeli fatura etmek şeklinde olduğunu, hasar sonucu kullanılamaz hale gelen cihaz ile vaka başı kullanım imkanı kalmadığını, buradan kaynaklanan gelir kaybının yanı sıra cihazın onarım maliyetinin oluştuğunu, yani cihazın hasar görmesinin hem cihazın işlevini ve gelir getirici özelliğini yitirmesine yol açtığını, hem de bu cihaz hasar görünce eş değerli bir cihaz için masraf yapılması ve bu şekilde zararın artmasına da neden olduğunu, Müvekkilin dava konusu cihaz için harcadığı bedelin fatura ile belli olduğunu, bu cihazda bir zarar oluştuğu zaman bu cihaz için yapılan ödemenin tazminat olarak belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin bu bedeli kendi işlerini, hizmetlerini yerine getirmek için satın aldığını, müvekkilinin bu hasar olmasa idi bu cihazı kullanmaya devam edeceğinin de açık olduğunu, cihaza Türkiye’ye ithal edilirken fatura karşılığı bir bedel ödendiğini, bu bedelin ödendiği cihazın hasar tarihinde devam eden bir işlevi olduğunu, bu işlevin davalının yol açtığı hasardan önce de yerine getirilmekte olduğunu, hasar olmasaydı bu işlevin yerine gelmeye devam edeceğini, cihazın da kullanılmaya devam edileceğini, bu hasar nedeniyle cihaz kullanılamadığı için müvekkilinin cihaza ödediği faturalı bedelin tazmin bedeli olarak belirlenmesi gerektiğini, İleri sürerek; yukarıda belirtilen nedenlerle ve resen gözetilecek hususlarla istinaf kanun yolu başvurusunu kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin tesis etmiş olduğu kararın müvekkili şirket yönünden aleyhe olan kısmının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacı, her ne kadar davalının üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu, müvekkilinin kusuru olduğunu iddia ederek bunun tazmin edilmesini talep etmiş ise de, mezkur taşımaya ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Davacı yanın üzerine düşen teslim sırasında taşınan eşyanın içeriğine ve değerine ilişkin eksiksiz ve gerçeğe uygun olarak bildirim yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, yerel mahkeme tarafından işbu hususun göz ardı edildiğini, gönderen tarafından Müvekkil Şirkete teslimi anında kargonun içeriğinin beyan edilmediğini ve kargoya ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmediğini, davacının, dava dilekçesine ek olarak sunmuş olduğu faturayı kargoyu teslim ederken sunmadığını ve içeriğinin iddia edilen ... alet olduğunu bildirmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının bir an için taşınmak üzere ... alet teslim ettiği düşünülecek olsa dahi müvekkili şirketin içerik hususunda esaslı şekilde ve kasten yanıltıldığının anlaşıldığını, kargonun içerik beyanının doğru bir şekilde yapılmadığını, içerik ve değerinin beyan edilmesi halinde kargonun taşıma esnasında uğrayabileceği olası zararlara karşı uygun şekilde sigortalanması söz konusu olabilecekken bunun, salt sigorta için ek ücret ödemekten imtina etmek adına, adeta taşıyandan gizlenmek suretiyle engellendiğini, somut uyuşmazlıkta kargonun üzerine yeterli bir şekilde herhangi bir içerik bilgisi işlenmediğini, Posta Hizmetleri Kanunu'nun 7 inci maddesi uyarınca müvekkili şirketin ... içeriğini araştırma ve kontrol yetkisi bulunmadığından bu hususta gönderenin beyanları doğrultusunda işlem yapıldığını, tüm bu hususlar gönderenin malumunda iken (ki kendisi basiretli tacirdir), davalıya sorumluluk yükleme çabasının kabul edilemeyeceğini, müvekkil Şirket tarafından ... içeriğinin bilinmesi mümkün olmayıp davacının tüm bu iddialarının da ispata muhtaç olduğunu, taşımaya ilişkin hükümler uyarınca, içeriği doğru beyan edilmeyen kargonun mahiyetinden kaynaklanan zararın göndericiye ait olduğunu, zira TTK m.864 gereği gönderici gönderdiği kargoya ilişkin tüm bilgileri tam ve eksiksiz olarak taşıyıcıya bildirmek zorunda olup eksik bildirimden kaynaklanan sorumluluğun kendisine ait olduğunu, keza Karayolu Taşıma Kanunu m.8'de, taşımaya konu ... içeriğinin taşıyana tam ve doğru beyan edilmesi gerektiğinin, eksik bildirimden kaynaklan sorumluluğun gönderenin kendisine ait olacağınının açıkça öngörüldüğünü, maddenin “Gönderen, eşyanın varış noktası, cinsi, miktarı ve nitelikleri ile diğer önemli bilgileri tam ve doğru olarak taşımacıya bildirmek zorundadır. Yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluk gönderene aittir. taşımacı, bir ihbar veya şüphe halinde yetkili ve görevlilerin huzurunda eşyayı kontrol ettirebilir.” şeklinde olduğunu, göndericinin müvekkili şirket aracılığı ile gönderdiği ürünlerin içeriğe uygun olarak paketlenmediğini ve gönderilen ürünlerin içeriğinin doğru olarak bildirilmediğini, paket içeriği belli olmayan bu taşıma için yük değeri ve özel menfaat beyanı da yapılmadığını, davacı bu kadar değerli ve hassas bir yük taşıtıyorsa -hasarlı olduğunu iddia ettiği ürünler euro bazında yüksek meblağlı ürünlerdir- bunu yapabileceğini, tabiatıyla bu ihtimalde standart gönderi ücreti yerine çok daha yüksek bir taşıma ücreti isteneceğini, nitekim bu konuda huzurdaki dava ile birebir emsal nitelikte görülen davalarda alınan mahkeme kararlarını ve bilirkişi raporlarını ibraz ettiklerini ( emsal Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1037 Esas 2020/622 Karar sayılı kararı, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019 /184 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020 /499 esas sayılı dosyası kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu),Yine ilgili taşımaya ilişkin herhangi bir fatura ve benzeri evrak da sunulmadığını, dolayısıyla kanunun açık hükmü karşısında yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluğun gönderene ait olduğunu, paket içeriği konusındaki ispat yükünün davacıda olduğunu, bir tacirin nasıl fatura ve irsaliye düzenleneceğini, nasıl taşıma yaptırılacağını bilmesi gerektiğini, kaldı ki, dosyaya sunulan diğer irsaliyeli faturalar ve taşıma belgelerinden bunu bildiğinin de anlaşıldığını, dava konusu taşıma ve yük içinse farklı bir uygulama yapıldığını, dolayısıyla davacı paket içeriğini kanıtlayamamış olup tazminat isteminin yersiz olduğunu, (emsal Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/556 Esas, 2021/319 Karar Sayılı Kararı), kaldı ki sektörel uygulamada; bir ... sevkiyata hazırlanırken / kargoya teslim esnasında gönderici tarafından eğer ticari bir ürün ise ticari ürüne ait ve değerini bildiren bir sevk irsaliyesinin ürün faturasını kargoya sunması gerektiğin, kargoya teslim edilen ürün ticari nitelik taşımıyorsa ürün içeriğinin ve değerinin ... firmasına beyan edilerek ... teslim belgesinde yer alan “içerik” kısmına ... içeriğinin yazılması ve ... teslim belgesinde yer alan “...” kısmına kargonun değerinin belirtilmesi gerektiğini, ayrıca, sınırlı sorumluluk tutarının üzerinde değer taşıyan eşyalar sevk edilirken gönderici/alıcı tarafından özel sigorta da yaptırılabildiğini, davaya konu ... sevkiyat süreci bu yönü ile incelendiğinde; sevk esnasında ürün içeriğini, ürün ... değerini gösterir bir bilginin sevkiyat esnasında yazılı olarak sunulmamış olduğu ve ayrıca özel sigorta da yaptırılmamış olduğunun anlaşıldığını, hal böyleyken yerel mahkemenin tüm bu hususları göz ardı ederek davalı aleyhine tazminata hükmetmiş olmasının açıkça usul ve yasaya aykırılı olduğunu, TTK’da taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırıldığını, ilgili kanunun gerekçesinde sınırlı sorumluluk prensibinin benimsenmesine neden olan düşüncenin, taşıyıcının taşıma ile bir iş yaptığı, bu işin olumlu bir amaç taşıdığı, buna rağmen bir zarar doğmuşsa, taşıyıcının sınırsız bir şekilde sorumlu tutulmaması olduğunu, tazminat kelime olarak "zarar karşılığı ödenen para” olarak tanımlandığını, kelime anlamından da anlaşılacağı üzere, tazminat için bir zararın meydana gelmesi gerektiğini, tazminat ödenebilmesi için bahsedildiği üzere zarar kavramının doğması ve bu zarara, zararı gören kişinin iradesi dışında başka bir kişi sebebiyet vermesi gerektiğini, TTK’nun 882 maddesinde taşıyanın sınırlı sorumluluğu prensibininin benimsendiğini müvekkil şirketin sorumluluğunu kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, TTK m. 886 uyarınca tam tazminata hükmedilebilmesi için Zararın meydana gelmesinde taşıyıcının kast ve pervasız davranış kusurunun varlığının da ispat edilmesi gerektiğini, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2016/15066 K. 2018/1199, 19.2.2018 tarihli ilamı), müvekkilinin mezkûr taşımada hiçbir şekilde bir kusuru olmadığından tazmin mükellefiyeti de bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için müvekkil şirketin söz konusu olayda sorumluluğu bulunduğu kabul edilecek olsa dahi TTK 882 hükmüne uygun olarak gönderinin değerini kaybeden kısmının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkı istenebileceğini, ancak bunun sınırının da TTK 880 maddesi olduğunu, taşıyıcının sorumluluk limitine bağlı olmaksızın tazmin borçlusu olabilmesi için kasıt veya eşdeğer kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini, bu tür bir kasıt veya eşdeğer kusurun varlığını ispat yükünün talep sahibi gönderen veya gönderilen üzerinde olduğunu, ancak somut olayda taşınan kargoya ilişkin davalının kusurunun ispat edilemediğini, müvekkili şirket hakkında kısmi tazminat sorumluluğu doğmadığını,davalının göstermesi gereken tüm özeni gösterdiğini, bir an için müvekkil şirketin sorumlu olduğu düşünülse dahi bu sorumluluk sınırlı sorumluluk ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, nitekim huzurdaki dava ile bire bir emsal nitelikte görülen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/386 Esas, 2022/303 Karar sayılı kararında müvekkil şirketin taşıma esnasında gerekli özeni göstermediğine değinmiş olsa da göndericinin de kargoya uyarıcı mahiyette bir ibare koymadığı ve kargonun teslim anında belge ibraz etmediği gerekçesiyle sınırlı sorumluluk üzerinden yapılan hesaplamayı hükme esas aldığını,( emsal nitelikte Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/282 esas, 2019/185 karar sayılı 22/05/2019 tarihli kararı), davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı fahiş olup taşıyıcının sorumluluğu olmadığını, gönderen tarafından kargonun içerik ve değeri bildirilmediğinden içeriğın davalı tarafından bilinemediğini, davacının istemiş olduğu maddi tazminat miktarının son derece fahiş olduğunu, sorumluluğu kabul anlamı taşımamakla beraber bir an mezkur taşımada yaşanan kayıp dolayısıyla müvekkil şirketin sorumlu olduğu kabul edilse dahi Özel Çekme Hakkı üzerinden hesaplama yapılarak bu hesaplamanın hükme esas alınması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda izah edilen sebepler doğrultusunda; eksik incelemeye, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, bu talep kabul edilmez ise kararın kaldırılması ile dosyanın mahkemeye iadesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki yurt içi karayolu taşıma sözleşmesine konu tıbbi cihazın taşıma sırasında hasar gördüğünden bahisle, uğranılan zararın davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00-TL olmuştur. Mahkemece davanın 227,50-USD üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş olup, kabul edilen ve davalı tarafça istinafa konu edilen tutarın dava tarihi olan 01/08/2018 tarihli TCMB efekstif satış kuruna göre (1,00-USD = 3.7578-TL) TL karşılığı 854,90-TL'dir. Buna göre davalı tarafından istinafa konu edilen ilk derece mahkemesi kararı miktar itibariyle kesin niteliktedir. Yerel mahkemece miktar itibariyle kesin nitelikteki karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebebi; mahkemece taşıma sırasında hasarlanan cihazın bedelini hatalı ve eksik tespit eden bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulduğu, hasarlanan cihazın bedelinin 5.317,20-Euro olduğu, davanın bu değer üzerinden ikame edildiği, bilirkişi raporunda hasar tutarının tespitinde kullanılan verilerin güvenilir olmadıkları ve Türkiye için emsal niteliğinde bulunmadıkları, ayrıca bu verilerin Türkiye’ye ithal edilen bir ürünün gümrük, vergi, lojistik masrafları ile Türkiye’de geçerli son kullanıcıya satış fiyatını da yansıtmadıkları, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiği yönündedir. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, dosya üzerinde iki ayrı taşıma uzmanı bilirkişiye inceleme yaptırılarak kök ve ek raporlar alınmış, akabinde taşıma konusu tıbbi cihazın ve hasra tutarının tespiti bakımından bir makine mühendisi bilirkişiden kök ve ek rapor alınarak, tahkikat bitirilmiş ve istinafa konu karar verilmiştir. Dosya içeriği belgelere göre; davacıya ait ... marka ... (...) model tıbbi cihazın, ... cihaz olarak işaretlenmek suretiyle ve 10 kg ağırlığında bir paket olacak şekilde Ağrı'dan Ankara'ya taşınmak üzere 20/09/2017 tarihli taşıma faturası karşılığı teslim edildiği, teslim yerinde cihazın içerisinde bulunduğu paketin taşıma sırasında darbe alıp yırtıldığının, cihaz gövdesinde hasar oluştuğunun, iç aksamın gövde içerisinde serbestçe oynadığının ve taşıma kolunun kırık olduğunun 22/09/2017 tarihli tutanakla kayıt altına alındığı, tutanak altında davacı yetkilisi ve çalışanı ile davalı şirket kuryesi ve davalı şirket şube müdürünün imzalarının bulunduğu, ayrıca ... fotoğraflarının çekildiği, davacı şirketin kendi teknik servisi tarafından tıbbi cihazın son kullanımından sonra taşınmak üzere kargoya verildiğinin, taşıma sırasında cihaz anakartı ve dış gövdesinde meydana gelen deformasyondan ötürü tıbbi vakalarda kullanılamayacağının rapor edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu cihazın davacı tarafından 09/05/2006 tarihli fatura karşılığı yurt dışında bulunan ... firmasından ithal edildiği, dosyaya mübrez faturaya göre bu cihazdan ve cihaz probundan iki adet sipariş edilmiş bulunduğu, ve cihaz ve probunun birer adedinin fiyatının 2.448,00-Euro + 210,60 Euro toplamı 2.658,60-Euro olduğu, davacı iddiasının aksine dava dilekçesine ekli faturanın tek cihaz fiyatını değil iki cihaz fiyatını içerdiği, dolayısıyla hasara uğrayan cihazın 5.317,20-Euro'ya satın alındığı yönündeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Taşıma sırasında hasarlanan tıbbi cihazın hasar tarihi itibariyle 11 yıldır kullanıldığı, yine makine mühendisi bilirkişi tarafından anılan cihazın İntergra firmasınca üretiminin durdurulduğunun ve OCS-2 modelinin üretime çıkarıldığının tespit edildiği, yine iki model arasındaki farkların da tespit edildiği, bilirkişi tarafından 2006 model olan ve üretimden kaldırılmış bulunan tıbbi cihazın hasar tarihi itibariyle ikinci el piyasa değerinin tespit edilmesinde, teknik bilirkişi ek raporunda davacı itirazları gözetilerek gümrük vergisi harç ve nakliye masrafları da gözetilerek hesaplama yapılmış olması karşısında, mahkemece teknik bilirkişi kök ve ek raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde talebin Euro cinsinden ileri sürülmüş olması karşısında, mahkemece kısmen kabul edilen tutarın USD cinsinden belirlenmesi yerinde değil ise de, davacının bu yönde istinafı bulunmadığından, bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Sonuç itibariyle, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 341 ve 352 maddeleri uyarınca usulden reddine, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 341 ve 352 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacı ve davalıdan ayrı ayrı tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak ... birliği ile karar verildi.