T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1539 KARAR NO : 2025/1130 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 14.07.2020 ESAS-K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1539 KARAR NO : 2025/1130 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 14.07.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/418 E., 2020/293 K. Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 7... numaralı taşınmazların maliki bulunduğunu, taşınmazların kirada olduğunu, müvekkili aleyhine 6. İcra Müdürlüğü'nün 2015/5311 ve 2015/5312 sayılı dosyaları ile aidat borcuna ilişkin 31.03.2015 tarihinde icra takibi başlatıldığını, yurt dışına yapılan tebligatı sağlık sorunları nedeniyle konsolosluktan alamadığını, Türkiye'ye geldiğinde kesinleşen takip nedeniyle araç ve taşınmazlarına haciz konulduğunu öğrendiğini, icra dosyalarında ana para aidat borcuna aylık %5 faiz işletildiğini, aidat miktarı ve uygulanacak faizin bilinmediğini, bu yönde alınmış bir karara imza atmadığını, kat işletme planının tebliğ edilmediğini, toplantı daveti yapılmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, davalı tarafın icra takip işlemlerinde gecikme faizine yönelik taleplerini saklı tutmadığını, asıl borca işletilen faizle birlikte tahsil ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile istirdadına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili kooperatifin genel kurul toplantılarında gündemin önceden belirlenerek tüm üyelere usulüne uygun biçimde gönderildiğini, aidat miktarı ve gecikme cezasının genel kurulda oy birliği ile alındığını, ortak gider ve avans borçlarının süresinde ödemeyen üyeye aylık %5 gecikme tazminatı ödemekle yükümlü kılınmasının asıl olduğunu, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesindeki düzenlemenin üzerine bir faiz uygulanmadığını, genel kurulda alınan karar gereği belirlenen tarihte gider payını ödemeyen üyelerin başkaca bir ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş olacağını, bu nedenle herhangi bir ihtar ya da ihtar yerini tutan talebe gerek olmadığını, davacı tarafın 2007 yılından bu yana aidat borcunu ödemediğini, tüm toplantılara usulüne uygun olarak davet edildiğini, 2014 yılı toplantısına bizzat katıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...Dosyamız ek rapor düzenlenmek üzere Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, mali müşavir bilirkişi ... 06.01.2020 tarihli ek raporunda özetle; mahkememizin ara kararında belirtilen şekilde para miktarları yönünden taraf beyanlarının bulunmaması, icra takip dosyalarında tahsilata dair kök raporda açıklanandan farklı bir delil olmamasına nazaran, kök raporda belirtilen görüş ve kanaatin değişmediğini, yeni bir hesaplama yapabilme imkanı bulunmadığı yönünde görüş bildirmiştir. İkinci bilirkişi raporunda yapılan aidat asıl alacak ve gecikme faizlerine ilişkin hesapların dosya kapsamı ile yasal mevzuata uygun olduğu, ancak bilirkişice davamıza konu edilen her iki dosya için ayrı ayrı hesap yapılmayıp tek bir dosya için yapıldığı, ancak her iki dosyadaki takip tarihi , asıl alacak miktarı ve gecikme faizlerinin aynı olması nedeniyle bu rapordaki hesaplamaların davamıza konu 2 takip dosyası için de ayrı ayrı geçerli olduğu anlaşılmıştır. Davacı borçlu tarafından her iki takip dosyası için davalı alacaklıya ne kadar TL ödeme yapıldığı yazılı belge ile kanıtlanamadığı gibi davalı vekilince de her iki dosya için tahsil edilen bedelin ne kadar olduğu açıklanamadığından, davalı kooperatife bu durumun aydınlatılması için yazılan yazıya yönelik verilen cevaptan her iki takip dosyası için davalıdan toplam 28.000,00.-TL tahsilat yapıldığı bildirildiğinden , davacının davalıya bu miktar ödeme yaptığı anlaşılmış, bilirkişi ...'un raporunda belirtilen hesaba göre her bir takip dosyası için 3.588,00.-TL'si asıl alacak, 2.907,35.-TL'si gecikme faizi olmak üzere 6.495,35.-'şer TL borcunun bulunduğu anlaşıldığından, bu rakam gözetildiğinde her iki dosya için davacının davalıya 12.990,70.-TL borcunun bulunduğu, bu miktarın davacıdan tahsil edilmesi gerekirken 28.000,00.-TL tahsil edildiği, bu rakama göre davacıdan 15.009,30.-TL fazla tahsilat yapıldığı, davacı talebinin ise dava dilekçesi itibarıyla 10.000,00.-TL olduğu, bu istemin gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından, aşağıdaki biçimde davanın kabulüne..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının aidat borcuna uygulanan aylık %5 oranındaki temerrüt faizinin KMK m.20 kapsamında gecikme tazminatı değil kooperatif genel kurul kararlarına dayanan temerrüt faizi niteliğinde olduğunu ve bu nedenle talep edilen iadenin hukuki dayanağının bulunmadığını, aylık %5 temerrüt faizine ilişkin 2007–2014 dönemini kapsayan genel kurul kararlarının geçerli olduğunu, bu kararlara karşı herhangi bir hükümsüzlük davası açılmadığından uygulanmasının zorunlu bulunduğunu, davacının 2007 yılından itibaren aidat borçlarını hiç ödemediğini, toplantılara usulüne uygun davet edildiğini ve 2014 yılı toplantısına bizzat katıldığını, bu nedenle borcun muaccel olduğunu ve genel kurul kararları gereği ihtara gerek olmaksızın temerrüdün gerçekleştiğini, davacının icra takiplerine konu ödemelere ilişkin hiçbir somut belge sunamadığını, bilirkişi incelemesinin ödeme miktarları yönünden yetersiz olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için girişilen takipten dolayı ödenen tutarın istirdadına ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/418 E., 2020/293 K. sayılı dava dosyasında verdiği 14.07.2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Alınması gereken 683,10 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 225,18 TL harcın düşümü ile kalan 457,92 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 11.12.2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 12.12.2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imza e-imza e-imza e-imza