İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde... sigortalı bulunan davalı...'in işle…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/2131 KARAR NO: 2026/99 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:24/06/2025 NUMARASI: 2014/1904 Esas - 2025/496 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde... sigortalı bulunan davalı...'in işleteni olduğu ...plakalı araç sürücüsü davalı ...'nın tam kusuru neticesinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında, karşı araçta (-taksi) yolculuk etmekte bulunan müvekkilinin yüzünde kalıcı iz kalacak biçimde yaralandığını, bu nedenle tedavi harcaması yapmak zorunda kaldığını, ayrıca müvekkilinin yüzünde oluşan izin giderilebilmesi için cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulduğunu, tüm bunlardan ayrı müvekkilinin olay nedeniyle görülen ceza yargılamasına ilişkin dava ve görülmekte olan dava nedeniyle avukatlık ücreti ödemek zorunda kalacağını, araç sürücüsü davalının, kaza anında 1,97 promül alkollü olup, daha önce ehliyetine el konulması nedeniyle geçerli bir ehliyetname olmaksızın araç sevki sırasında meydana gelen dava konusu kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunun da olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 2013/574 Esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasında temin edilen bilirkişi raporuyla belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 100,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 1.500,00-TL manevi tazminatın da davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; 14/01/2020 günlü dilekçede de, müvekkilinin yüzünde meydana gelen yaralanmaya dayanılarak 100,00-TL bedel gösterilmek suretiyle açılan maddi tazminat talebinin 50,00-TL'sinin kalıcı izin giderilmesi için gereken cerrahi müdahale bedeline, 20,00-TL'sinin sabit iz nedeniyle oluşan ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklı zarara, 15,00-TL'sinin ceza davası ve iş bu dava için ödeyeceği vekalet ücretine ve 15,00-TL'sinin de dava açılana kadar sarf edilmiş olunan sağlık giderlerine ilişkin olduğunu açıklamış; 12/12/2024 hakim havale tarihli bedel arttırım dilekçesinde de 50,00-TL'lik operasyon giderine yönelik maddi tazminat talebini fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla son bilirkişi raporuyla belirlenen 8.768,00-TL 'ye arttırdıklarını, bu suretle toplam taleplerinin 23.828,00-TL'ye çıkarttıklarını beyan etmiştir.Davalılar ise ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek davalı ...'nın cezalandırılmasıyla sonuçlanan ve temyiz edilmeksizin 15/12/2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılan 27/11/2014 gün, 2013/574 Esas - 2014/582 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; "...davacının 05.01.2013 tarihinde meydana gelen kazada yüzünde sabit iz olduğu sabittir. Yine alınan rapor ile işbu izin mevcut dolgu maddeleri ile ya da hastanın kendi yağ dokusu ile düzeltilebilir olduğu anlaşılmış yine alınan rapor ile iş bu tedavi bedelinin her hastanenin kendi tedavi yöntemleri kapsamında değişebileceği belirtilmiş bilirkişilerimizce doktor ve hastane ücreti belirtilmeksizin sadece ameliyat ücreti tespit edilmiş, bilirkişi raporları da dikkate alındığında mahkememizce hastanelere yazı yazılmış ve ... Hastanesinin belirlemiş olduğu 23.000,00 TL bedel mahkememizce kabul edilmiştir.Davacı vekili ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle tazminat talep etmiş ise de kaza tarihinde 28 yaşında olan davacının kaza sonrasında aynı işyerinde çalışmaya devam etmesi ve devam eden süreçte de benzer işyerlerinde çalışmaya devam etmesi ile kaza öncesi ve kaza sonrasında aldığı maaşlar dikkate alındığında söz konusu izin iş bulma imkanını elinden almadığı anlaşılmakla işbu talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili müvekkilinin hem ceza dosyası hem de huzurdaki dosya için ödemiş bulunduğu vekalet ücretinin tahsilini talep etmiş ise de ceza dosyasında davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, mahkememizce de vekalet ücreti avukatlık asgari ücret tarifesi kapsamında zaten değerlendirilecek olup davacının haricindeki talepleri mükerrer talep niteliğinde olacağından işbu talebin reddine karar verilmiştir.Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder.Sigorta şirketi açısından, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu sürenin sonra erdiği gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/4099 E- 2017/9935 K, 2015/4364 E-2017/10458 K, : 2016/4327 E- 2017/10897 K nolu içtihatları) Somut olayda dava öncesi başvuru bulunmadığından dava tarihinden faiz işletilmiştir." şeklindeki gerekçeyle; -Davanın kısmen kabulü ile; -Davacının maddi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile; 23.000,00 TL tedavi gideri tazminatının davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 24.12.2014 tarihinden, davalı ... ve... yönünden kaza tarihi 05.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, aşan istemin reddine, -Davacıların manevi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL tazminatın davalılar ... ve...’den kaza tarihi 05.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, aşan istemin reddine karar verilmiş; müteakip davacı vekili tarafından yapılan düzeltim talebi incelenerek alınan 17/07/2025 günlü tavzih kararı ile; hükmün 7 nolu bendinin karardan çıkartılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri;dava konusu maddi tazminata ilişkin taleplerin teminat dışı olduğu ve ... tarafından karşılanması gerektiğinin karar yerinde göz ardı edildiği, ayrıca manevi tazminat talepleri bakımından ... sigortacısının sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği açık olduğu halde manevi tazminata ilişkin hüküm bölümünde sorumlu davalıların açıkça belirtilmemesi nedeniyle duraksama hasıl olduğunu ve kararın ferileriyle ilgili de hatalı biçimde hesaplama yapıldığı, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.Dosya kapsamından davalı sigorta şirketi nezdinde ... sigortalı bulunan davalı...'in maliki/işleteni olduğu ...plaka sayılı araç, davalı ...'nın sevk ve idaresinde iken davacının içinde yolculuk etmekte olduğu ticari bir araca (-taksi) çarpması neticesinde meydana gelen 01/01/2013 günlü trafik kazasında davacının yaralandığı, alnında meydana gelen yaralanma nedeniyle sabit iz oluştuğu ve kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'nın tam kusurlu bulunduğu iddiasıyla aracın sürücüsü, maliki ve ... sigortacısı aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. (1) Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesiyle birlikte istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde (-aşağıda açıklanacak husus hariç olmak üzere-) usul ve yasaya aykırılık olmamasına, oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetlenebilir nitelikteki bilirkişi raporu hükme esas alınarak, trafik kazasının oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu kabul edilmesinde bir hata da bulunmamasına, ayrıca dava konusu kaza neticesinde davacının alnında meydana gelen yaralanmaya bağlı izin, yapılacak plastik cerrahi uygulamasıyla düzeltilebileceği ve bunun için de işlemin yapılacağı yere ve merkeze göre değişmekle birlikte en az 8.768,00-TL harcama yapılacağına ilişkin, dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içeren bilirkişi raporlarıyla anlaşılmış olmasına ve talep konusu cerrahi müdahalenin 2918 sayılı KTK'nın 98. maddesindeki düzenlemeye göre ...'nın sorumluluğu kapsamında olmadığı konusunda da herhangi bir duraksama bulunmadığından, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında da herhangi bir hatalı uygulama olmadığına göre; davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıda açıklanacak husus hariç, diğer istinaf itirazlarının yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. (2) Ne var ki somut olayda davacı taraf 100,00-TL bedel üzerinden maddi tazminat talepli olarak belirsiz alacak davası açmış ve yargılama sırasında, cerrahi müdahaleye ilişkin olarak gösterdiği 50,00-TL'lik istek miktarını bilirkişi raporu doğrultusunda bedel arttırımı yoluna giderek 8.798,00-TL'ye çıkartmıştır.Bu durumda mahkemece, cerrahi müdahaleye isabet eden maddi tazminat talebi bakımından davacı yararına sadece 8.768,00-TL tazminata hükmolunması gerekirken talebe yanlış anlam verilmesi ve bu suretle talebin aşılması neticesinde davacı yararına 23.000,00-TL tedavi gideri tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.Ancak bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının ve bu karara bağlı olarak düzenlenen 17/07/2025 günlü tavzih kararının HMK.m.353/1-b/2. hükmü gereğince kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlarla reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar (-kamu düzeninden olan harç hariç-) gözetilerek, manevi tazminata ilişkin hüküm bölümüne ve istinaf yasa yoluna başvurmayan diğer davalıların maddi tazminata ilişkin olarak sorumluluklarına dokunulmaksızın (-yazıma ilişkin hatalar hariç-) istinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 8.768,00-TL ile sınırlandırılmak suretiyle maddi tazminata hükmedilmek ve sonuç karara göre tarafların yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretine ilişkin sorumlulukları yeniden belirlenmek suretiyle hüküm tesis edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, (I) İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2025 tarih ve 2014/1904 Esas - 2025/496 Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle KABULÜNE, öteki istinaf itirazlarının ise (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle REDDİNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından yatırıldığı anlaşılan toplam 1.315,40-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalı ... Sigorta A.Ş'ye iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, (II) İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2025 tarih ve 2014/1904 Esas - 2025/496 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 1/Davanın kısmen kabulü ile; a/Davacının maddi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile; 23.000,00-TL tedavi gideri tazminatının (-davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 8.768,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 24.12.2014 tarihinden, davalı ... ve... yönünden ise kaza tarihi olan 05.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, aşan istemin reddine, b/Davacıların manevi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile; 10.000,00-TL tazminatın davalılar ... ve...’den kaza tarihi 05.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, aşan istemin reddine, 2/Hüküm altına alınan toplam tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.254,23-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 257,90-TL ile 160,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile kalan 1.836,33-TL bakiye karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen (-davalı sigorta şirketinin maddi tazminat üzerinden hesaplanan sorumluluğu nedeniyle 598,94-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye irat kaydına, 3/Davacı görülmekte olan davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminata ilişkin dava bakımından (-usulü kazanılmış hak nedeniyle) ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca kabul edilen tazminat miktarı üzerinden belirlenen 23.000,00-TL nisbi vekâlet ücretinin (-davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 8.768,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4/Davalılar görülmekte olan davada kendilerini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminata ilişkin dava bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca reddedilen tazminat miktarı üzerinden belirlenen 828,00-TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5/Manevi tazminat davasında davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 10.000,00-TL nisbi vekâlet ücretinin davalılar ... ve...’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 6/Manevi tazminat davasında davalılar ... ve... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 5.000,00-TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve...’e verilmesine, 7/Davacı tarafından yatırılan 25,20-TL başvurma harcı ve 257,90-TL peşin harç ve 160,00-TL tamamlama toplamı: 443,10-TL ile 15.145,50-TL yargılama giderinin (-maddi ve manevi tazminat bakımından yapılan masraflar tam olarak ayrıştırılamadığı gibi usulü kazanılmış haklar da gözetilerek) ilk derece mahkemesince davanın kabul ve ret oranına göre belirlediği, 12.872,16-TL'sinin (-davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 4.891,42-TL ile sınırlı olmak kaydıyla-) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8/Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, (III) Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının ilgilisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026