T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/363 - 2025/2598 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/363 KARAR NO : 2025/2598 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2017 NUMARASI : 2017/103 E. - 2017/571 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sına…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/363 - 2025/2598 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/363 KARAR NO : 2025/2598 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2017 NUMARASI : 2017/103 E. - 2017/571 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/12/2017 tarih ve 2017/103 E. - 2017/571 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2008/34614, 2008/34615, 2010/75139, 2008/46060 sayılı "...", "... ...", "... şekil", "... ... şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, 2015/56089 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla reddedildiğini, oysa, taraf markalarının esas unsuru olan "..." ve "..." ibarelerinin ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, markaların aynı mal/hizmetleri kapsadığını, aralarında karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, 2017-M-117 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, emtia benzerliğinin kısmen oluştuğu; davalı markasının "..." ibaresinden oluştuğu; "..." şeklinde hecelenmekteyse de "..." şeklinde algılandığı; davacı markalarında "... " ibaresi davacının çatı markası olduğundan "..." kelimesinin tescilinde hukuki yararı olduğunu söylemenin mümkün olduğu; mesnet markada "..." ve "..." kelimelerinin ayrı ayrı ve anlamlı ibareler olduğu görülmekle taraf markaları arasında anlamsal benzerlikten söz edilemeyeceği; markalar arasındaki bariz kavramsal farklılığın işaretsel benzerliği bertaraf ettiği; iltibas değerlendirmesinde dikkate alınacak bir hususun da, önceki markanın ayırt edici gücü olduğu; önceki markanın ayırt edici niteliği düşük ise küçük farklılıklarla birlikte iltibas oluşmasının önlenebileceği; buna karşılık ayırt ediciliği yüksek markalarda iltibası önlemek için daha büyük farklılıkların gerektiği; somut olayda da davacı markaları ayırt edici niteliği zayıf markalar olduğundan daha dar bir korumayı hak ettikleri; sonuç olarak marka işaretleri arasında benzerlik koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının karışıklığa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, ortalama tüketicilerin sözcüklerin başlangıç kısmına daha çok dikkat ettiğini, karşılaştırılan markaların ilk üç hecesinin aynı olduğunu, davalı markasının sonundaki "O" harfinin ayrı yazılmadığını, markaların bölünerek incelenmesinin marka hukukuna aykırı olduğunu, davalı kurumun önceki kararlarıyla ilgili iddialarının değerlendirilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının "..." esas unsurlu markalarıyla davalı şirketin "..." ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira her ne kadar taraf markalarının ilk 7 harfinin dizilimi aynı ise de; dava konusu markanın "..." olarak okunup algılandığı, bu nedenle davacının "..." şeklindeki mesnet markasından anlamsal olarak yeterince uzaklaştığı, öte yandan, "...-..." ibarelerinin ayırt ediciliği de düşük olup, aynı sektörde faaliyet gösteren aktörlerin, sektör kullanımına açık kalması gereken işaretleri tekelleştirmesinin mümkün olmadığı, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.03.2024 tarih ve 2022/5802 E.-2024/2314 K. sayılı kararında ".../..." ibaresiyle "..." ibarelerinin benzer bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 11/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.