7. Hukuk Dairesi 2013/3957 E. , 2013/10165 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Davacı, 22.08.2011 tarihinde hastalandığını, hastaneye götürüldüğünde ayağında doku ve kemik iltihabı oluştuğunun, tedavinin uzun süreceği ve kesinlikle ayağının üstüne basmaması ge…
**7. Hukuk Dairesi 2013/3957 E. , 2013/10165 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Davacı, 22.08.2011 tarihinde hastalandığını, hastaneye götürüldüğünde ayağında doku ve kemik iltihabı oluştuğunun, tedavinin uzun süreceği ve kesinlikle ayağının üstüne basmaması gerektiğinin söylendiğini, bunun üzerine çalışamayacağını işverene söylediğini ancak haklarının verilmediğini belirterek kıdem tazminatı ve bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı, usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi vermemiştir Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının yıllık izin alacağı ve davalının etmiş olduğu yeminin sonuçları açısından uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin ... izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar. Hukuk yargılamasında ispat araçlarından olan “Yemin” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yasanın 225 nci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar teşkil eder. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller ve yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak konular yemin konusu olamaz (6100 sayılı Yasa Md. 226). Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf da yemin teklif edebilir. Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez. Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır. Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır (6100 sayılı Yasa Md. 227-228). Somut olayda davacının davalı tarafa yemin teklifi sonucunda davalı şirket yetilisi “Davacının firmamızda 31.12.2008 -22.08.2011 tarihleri arasında da haftanın her günü günde 2 vardiyalı olarak 12 saat çalışmadığına, aynı şekilde dini ve milli bayramlarda çalışmadığına, bu yıllara ait fazla mesaileri olmadığı için ödenmediğine , yıllık ücretli izin alacaklarının tamamının ödendiğine, çalıştığı dönemde hafta tatili kullandığına, bu nedenle ödenmesi gereken ücreti olmadığına , çalıştığı dönemde tüm ücretlerinin ve haklarının ödendiğine” dair yemin etmiştir. Yapılan yargılama neticesinde mahkemece davacının yıllık izin alacağı reddedilmiştir. Oysa davalı yıllık izin açısından davacının 31.12.2008-22.08.2011 tarihleri arasındaki yıllık izinlerini kullandığına dair yemin etmiştir. Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken davacının 31.12.2008-22.08.2011 tarihleri dışında kalan yıllık izin alacağını belirleyip hüküm altına almaktır. Mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 2-Somut olayda 2. celse davalı tarafa ilk tebligatları bildirilen adreste tanınmadığından dolayı iade edilen tanıklarının yeni adreslerini bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. 3. celse de tanıkların adreslerinin bildirilmemesi ve duruşmada hazır edilmemesi nedeniyle davalı tarafın tanık dinletme talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Ancak mahkemece 2. celse verilen ara kararda kesin süreye riayet edilmemesi durumunda tanık dinletmekten vazgeçmiş sayılacağı hususu ayrıca ihtar edilmemiştir. Kesin sürenin sonuçları davalıya ayrıca ihtar edilmediğinden dolayı kesin süre sonuçlarını doğurmayacaktır. Bu nedenle mahkemece davalının tanıklarını dinletmekten vazgeçmiş sayılmasına yönelik verilen karar hatalı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken iş tekrar davalı tarafa tanık adreslerini bildirip ve ya duruşmada hazır etmesi için sonuçlarını belirtir şekilde süre vermek ve sonuca göre tanıkları dinleyip karar vermektir. Davalı tarafça da yerine getirilen yemin neticesinde davacının 31.12.2008-22.08.2011 tarihleri arasında çalışmasının olmadığı kesin olarak ispatlanmış bulunmaktadır. Bu nedenle davacının hizmet süresi ve yıllık izin alacağının hesaplanmasında bu dönemlerin hesaba katılmaması gerekecektir. Mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 30.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.