TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/04/2025 NUMARASI : 2024/1088 Esas 2025/383Karar KARŞI TARAF : HASIMSIZ TALEP : Zayi Belgesi Verilmesi TALEP TARİHİ : 27/09/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep eden vekili tarafından…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/674 Esas 2025/1468 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/674 KARAR NO : 2025/1468 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/04/2025 NUMARASI : 2024/1088 Esas 2025/383Karar KARŞI TARAF : HASIMSIZ TALEP : Zayi Belgesi Verilmesi TALEP TARİHİ : 27/09/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep eden vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP Talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari defterlerinin, şirketin ... adresinde firmanın giriş katında bulunan laboratuvar odasında 24/09/2024 tarihinde çalındığını, bu durumla ilgili kolluğa haber verildiğini ve bu hususta tutanak tutulduğunu, 2022-2023-2024 yıllarına ait Yönetim Kurulu Karar defterlerinin müvekkili şirketin tüm özen ve dikkatine rağmen çalındığını beyan ederek, müvekkili şirkete ait yönetim kurulu karar defterlerinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece;davacı yanın defterlerin saklanması konusunda basiretli bir tacirden beklenen özeni göstermesi, kayıtların özenle korunması ve saklanması gerektiği, defterlerin gelişigüzel bir şekilde masa üzerinde bırakıldığı, korunaklı bir yere kaldırılmadığı, uzun süredir kamera kayıt sisteminin arızalı olduğu, davacı şirketin, defterlerin saklanması konusunda basiretli bir tacirden beklenen özeni göstermediği değerlendirilmekle, zayi belgesi verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince davanın reddedilmesinin ilk gerekçesi konuya ilişkin şikayetinin olmadığına ilişkin ise de müvekkil, firma yetkilileri tarafından kolluk görevlilerine haber verildiği ve kolluk görevlilerince tutanak tutulduğunu, işbu hırsızlık suçunun şikayete tabi olmadığı gibi resen soruşturmanın yapılması gereken suçlardan olduğunu, vergi incelemesinden kaçmak için işbu dava açılmadığını, ilk derece mahkemesinin kararının soyut ve eksik incelemeye dayalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep, TTK'nun 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir. Anılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir. Dosya içerisinde yer alan Sincan İlçe Jandarma Komutanlığının 02/10/2024 tarihli cevabı yazısı ekinde yer alan 26/09/2024 tarihli" tutunak başlıklı belge incelendiğinde; "26/09/2024 günü saat 16.00 sıralarında müracaatta bulunan ... isimli şahıs ... OSB içerisinde faaliyet gösteren... Mühendislik Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş isimli firmada yönetim kurulu karar defterini çalındığını beyan etmiştir. Firma yetkilisi ... isimli şahsın beyanında firmanın giriş katında bulunan laboratuar odasında 24/09/2024 Günü Saat: 10.30 sıralarında odanın içerisinde masa üzerine yönetim kurulu defterini bıraktığını, bir süre sonra odaya geldiğinde 2022-2023-2024 yıllarına ait Yönetim Kurul Karar Defterini masa üzerinde bulamadığını, tarafımıza beyan etmiştir. Firma yetkilisi ... isimli şahsın bu olay ile ilgili herhangi bir şikâyetinin olmadığını, herhangi bir adli işlem istemediğini, herhangi kişi veya kişilerden şüphelenmediğini, firmanın içerisinde kamera kayıt sisteminin uzun süredir arızalı olduğunu, Yönetim Kurulu karar Defterlerini çıkartmak için sadece tutanak talebinde bulunmuştur." şeklinde tutanak tanzim edildiği görülmüştür. Somut olaya gelince; 6762 sayılı TTK’nın 68/4. ve 6102 sayılı TTK'nun 82/7. maddesinde, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebi ile ziyaa uğraması halinde belge verilmesinin istenebileceğinin düzenlendiği, somut olayda zayi olduğunun tespiti talep edilen şirkete ait yönetim kurulu karar defterlerinin çalındığının iddia edildiği, talep eden şirket yetkilisince Sincan İlçe Jandarma Komutanlığına defterlerin çalındığı bildirilmiş ise de hırsızlık işlemi ile ilgili herhangi bir adli işlem yapılmasını istemediğini beyan ettiği ve hırsızlık iddiasına ilişkin herhangi bir adli tahkikat başlatılmadığı gibi talep edenin hırsızlık iddiasının soyut iddia olarak kaldığı, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında söz konusu defterlerin çalındığı hususunda kesin ve inandırıcı delil ibraz edilemediği, hal böyle olunca, somut olayda davacının kanunen saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerinin, gerçekleşen hırsızlık sonucunda zayi olduğunu ve özenle saklamasına rağmen zayi olduğu iddiasını da ispat edemediğinin kabulü gerekeceği anlaşıldığından, TTK'nın 82/7. maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı göz önünde bulundurularak açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin talebin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden talep edenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Talep edenden alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK'nın 362/(1).ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.04/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -