T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2006 - 2025/2552 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2006 KARAR NO : 2025/2552 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 NUMARASI : 2022/221 E. - 2023/230 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2006 - 2025/2552 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2006 KARAR NO : 2025/2552 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 NUMARASI : 2022/221 E. - 2023/230 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/05/2023 Tarih ve 2022/221 Esas - 2023/230 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, Birleşik Krallıkta kurulu, 50'yi aşkın ülkede ... markası ile otomobil ve ticari araç pazarına teknoloji ve ürün tedarik eden, sektörün lideri ... ... şirketinin fikri ve mülkiyet haklarını elinde bulunduran müvekkilinin, çekirdek unsuru ... olan pek çok markanın sahibi olduğunu, elektrikli kapı zili, otomatik araç kontakları, marş motoru, PVC yalıtımlı kablolar, çoklu kablo bağlantı sistemleri, katalizörler, pistonlu dizel yakıt enjeksiyon sistemleri, orta ve ağır hizmete uygun raylı sistemler ile nitrojen oksit emisyonu kontrolü sağlayan amonyak sensörlerinin bu markalar altında üretilen ürünlerden olduğunu, ... markasının ülke içinde 1995'den beri tescilli olup müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek unsurunu oluşturan "... ..." ibaresinin 01, 03, 04, 07, 09, 11, 12, 35 ve 37 sınıflarda tescili başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca bir kısım mal ve hizmetler yönünden reddi sonrasında müvekkilinin itirazı üzerine YİDK kararı ile marka başvurusunun yayımlanmasına karar verildiğini, davalı şirket tarafından "..." ibareli markalara dayalı itirazda bulunulduğunu, nihai olarak YİDK kararı ile markalar arasında benzerlik bulunduğu gerekçesi ile başvuru kapsamında bulunan bir kısım mal ve hizmetler yönünden başvurunun reddedildiğini, oysa redde mesnet olarak gösterilen markaların tamamının kötü niyetli olarak tescil edildiğini, redde dayanak yapılan 2013/34592 sayılı markanın Kırıkkale 1. AHM'nin kesinleşen 2015/248 Esas, 2016/407 sayılı Kararı ile kısmen hükümsüz kılındığını, bir kısım mallar marka kapsamında kalmış olsa dahi, davalı şirketin dayanak yaptığı bu en eski markanın hükümsüz kılınmış olmasının markanın gerçek hak sahibinin davacı olduğunu ortaya koyduğunu, davalının kötü niyetli tescil başvurularının 2012 yılında başladığını, 23'ü bulan tescil başvurularının kötü niyetli olduğunu saptayan 2020 yılından itibaren verilen birçok mahkeme kararının bulunduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki geçmiş ihtilaflar, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi, davalının müvekkilinin rakibi olması, “..." markasının tesadüfen meydana getirilemeyecek kadar güçlü ve ayırt ediciliğe sahip bulunması ve davalının yargı mercilerinin hükümsüzlük kararlarından sonra bu kararları bertaraf etmek amacıyla ..., ... gibi yeni markaların tescilini talep etmesinin kötü niyetini ortaya koyduğunu ileri sürerek 2022-M-4963 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, davacının YİDK karar tarihinde henüz kesinleşmeyen kararların göz önünde tutulup geriye dönük olarak karar verilmesini istediğini, Kurul'un karara etki edecek bir konunun bekletici sorun yapılıp yapılmamasında takdir hakkının bulunduğunu, davacı tarafından ileri sürülen pek çok davanın henüz ilk derece mahkemesi aşamasında olduğunu ve zaman kesinleşeceğinin dahi belli olmadığını, davanın niteliği gereği davacının gerçek hak sahipliği iddiası ile kötü niyete ilişkin iddialarının dinlenemeyeceğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, redde mesnet gösterilen 2014/34072, 2014/80907, 2014/80908, 2016/80557, 2018/32638 ve 2018/32645 sayılı markaların tamamının muhtelif mahkemelerde hükümsüzlük davasına konu edildiği, davacı tarafından işlem dosyasına sunulan belgelerden bu markaların tamamının hükümsüz kılınmasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararlarının dosya kapsamına sunulduğu, Kırıkkale 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) 04/03/2021 tarih 2018/123 Esas 2021/102 Karar sayılı kararı ile redde mesnet alınan 2014/34072, 2014/80908, 2014/80907 sayılı markaların, Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/02/2021 tarih 2019/344 Esas 2021/46 Karar sayılı kararı ile 2018/32638 sayılı markanın ve Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/04/2021 tarih 2020/171 Esas 2021/160 Karar sayılı kararı ile de 2016/80557 ve 2018/32645 sayılı markaların, kapsamlarında yer alan tüm emtialar bakımından hükümsüzlüğüne karar verildiği, YİDK karar tarihi itibariyle söz konusu kararların kesinleşmediği, ancak her üç mahkeme karar tarihi ile YİDK karar tarihi arasında 1 yılı aşkın sürenin geçtiği, davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun; YİDK kararına etki edecek bir konuyu bekletici sorun yapıp yapmaması hususunda takdir hakkının bulunduğu, idareye tanınan bu takdir hakkını kullanarak bir işlem tesis ederken "kamu yararı" dışında bir maksatla hareket edemeyeceği, bu itibarla davacının davaya konu marka başvuru işlem dosyasına sunmuş olduğu argümanlar ve bu argümanlarını destekleyecek evrak ile redde mesnet gösterilen 2014/34072, 2014/80907, 2014/80908, 2016/80557, 2018/32638 ve 2018/32645 sayılı markaların ilk derece mahkemelerince hükümsüz kılındığına dair kararların varlığını ispatladığı, söz konusu markalar, hükümsüzlük kararlarının kesinleşmesi halinde 6769 sayılı SMK m.27/1 hükmü uyarınca kendilerine sağlanan koruma hiç doğmamış gibi geçerliliklerini yitireceklerinden, davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun tesis edeceği kararın içeriğinin bu sonuçtan doğrudan etkileneceği, redde mesnet alınan markaların hükümsüzlüğüne yönelik kararların kesinleşmesi beklenmeksizin söz konusu marka başvurusunun ... YİDK tarafından reddine karar verilmesi halinde davacının dezavantajlı konuma düşeceği ve davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun, mevzuatın kendisine tanıdığı takdir hakkını ancak redde mesnet yukarıda belirtilen markaların hükümsüzlüğüne yönelik açılan davaların kesinleşmesini bekletici mesele yapması halinde "kamu yararı" ve "hizmetin gerekleri" ölçütlerine uygun olarak kullandığından söz edilebileceği, dolayısı ile davacının hükümsüzlük davalarının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması yönündeki talebinin reddine yönelik işlem tesisinin "kamu yararı" ve "hizmetin gereklerine"ne uygun olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile, 2022-M-4963 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu markanın 07, 09, 11, 12, 35 ve 37. sınıfta yer alan bir kısım mal/hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, redde mesnet markalar ile başvurunun aynı ibareyi esas unsur olarak içerdiğini, başvurunun kapsamından çıkarılan mal/hizmetler ile redde mesnet markalarının kapsamında olanların aynı olduğunu, sınai mülkiyet hakları şahsın hukukuna ilişkin olduğundan, bir kararın hukuk dünyasında bir değişiklik yaratması ve hukuki anlamda sonuçlarını doğurması için kesinleşmesinin gerektiğini ve YİDK kararının verildiği tarihte, redde mesnet markalar hakkında kesinleşmiş ve sicile işlenmiş bir hükümsüzlük ya da iptal kararı olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davacının 4/7/2018 tarihinde 2018/62803 sayılı "... ..." ibareli markanın 01, 03, 04, 07, 09, 11, 12, 35 ve 37. sınıflarda tescili başvurusunda bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı şirkete ait "..." ibareli markalara dayalı olarak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca bir kısım mal ve hizmetler markadan çıkarılarak başvurunun yayımlanmasına karar verildiği, davacı şirketin markadan çıkarılan mal ve hizmetler yönünden yeniden inceleme talebinde bulunması üzerine YİDK kararı sonucunda markadan çıkarılan mal ve hizmetler iade edilerek başvurunun yayımlandığı, davalı şirket tarafından 2012/18838, 2013/34892, 2014/34072, 2014/80907, 2014/80908, 2017/80857, 2018/32638 ve 2018/32645 sayılı "..." asli unsurlu markalarına dayalı olarak iltibas, tanınmışlık, eskiye dayalı kullanım, ticaret unvanı ile benzerlik ve kötü niyet nedenleriyle itiraz edildiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davaya konu marka ile davacının itiraza mesnet markaları arasında benzerlik görülerek 01, 03, 04, 07 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden iltibas koşullarının bulunduğu sonucuna varıldığı, davacının yeniden inceleme isteğinin aynı gerekçelerle YİDK tarafından reddedildiği YİDK kararının davacı tarafa 22/4/2022 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın 20/6/2022 tarihinde iki aylık hak düşürücü süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, davalının itiraza mesnet markalarının kötü niyetle tescil edildiğini, bu markalar hakkında açılan hükümsüzlük davalarının mevcut olduğunu ve müvekkilinin eskiye dayalı kullanımdan kaynaklanan gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu ileri sürmüş, yargılama aşamasında dayanmış olduğu mahkeme kararlarının örneğini sunmuştur. ilk derece mahkemesince Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları uyarınca YİDK kararının yerinde olup olmadığının YİDK karar tarihindeki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği saptaması yapılmış, ancak davalı şirketin itirazına mesnet markaları hakkında görülmekte olan hükümsüzlük davaları henüz sonuçlanmadığından Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun bu davaların sonucunun bekletici mesele yapılmaması yönündeki takdirin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, 2022-M-4963 sayılı YİDK kararının dayanağı olan ve davalı taraf adına tescilli bulunan önceki tarihli 2014/34072, 2014/80908 ve 2014/80907 sayılı markaların Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 4/3/2021 tarihli 2018/123E-2021/102 K sayılı kararı ile hükümsüz kılındığı, istinaf incelemesi sonucunda Dairemizin 02/10/2023 tarihli ve 2021/1162E-2023/1150 sayılı kararı davanın feragat nedeniyle karar verildiği ve bu hükmün temyiz edilmeden 24/11/2023 tarihinde kesinleştiği, 2012/18838 sayılı markanın yenilenmemesi nedeniyle geçersiz olduğu, 2013/34592 sayılı markanın Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/06/2016 tarih ve 2015/248 E-2016/407K. Sayılı kararı ile kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiği, markanın kapsamında halen 04. Sınıftaki "katı yakıtlar (odun dahil). Aydınlatma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, balmumları (vakslar) ve parafinler) emtiasının bulunduğu, 2014/34072, 2014/80907 ve 2014/8098 sayılı markaların hükümsüzlük talebi ile açılan davaların ise feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu halde, itiraza mesnet markaların bir kısmı yargılama sırasında hükümsüz veya geçersiz kılınmışken bir kısım marka halen davalı şirket adına tescillidir. Kural olarak YİDK kararının iptali istemi ile açılan davalarda, YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Somut olayda, YİDK karar tarihinde davalı şirketin itiraza mesnet yaptığı 2016/80557, 2018/32638 ve 2018/32645 sayılı markalar hakkında Kırıkkale Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen hükümsüzlük kararı bulunuyor ise de, anılan dava feragat nedeniyle reddedilmiş ve redde ilişkin hüküm kesinleşmiştir. Bu durumda hükümsüz ve geçersiz kılınan markalar ile halen davalı şirket adına şirket adına tescilli bulunan markalar esas alınıp bilirkişi heyetinden yeni bir rapor temin edilerek markalar arasında iltibas bulunup bulunmadığı yönünde bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, itiraza dayanak teşkil eden markalar hakkında açılan hükümsüzlük davalarının bekletici mesele yapılmaması yönündeki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'un takdirinin hizmet gerekleri ve kamu yararına uygun olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 10/05/2023 gün ve 2022/221 Esas - 2023/230 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalı Kuruma iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/12/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.