11. Hukuk Dairesi 2010/184 E. , 2011/16907 K. MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/09/2009 tarih ve 2007/331-2009/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada…
**11. Hukuk Dairesi 2010/184 E. , 2011/16907 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/09/2009 tarih ve 2007/331-2009/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin de ortağı olduğu davalı şirketin 27.09.2003 tarihli genel kurul toplantısında şirketin tüm malvarlığının satılması konusunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, bu kararın akabinde yaptıkları araştırmada, şirketin Avrupa' da yaşayan ortaklarının hiçbirisinin şirket genel kurulunda kendilerini temsil etmek üzere yetki vermediklerinin ayrıca nama yazılı şirket hisselerinin de hamiline yazılı hale getirilmesi konusunda da yönetime hiçbir yetki verilmediği halde, şirket yönetim kurulu başkanının sahtecilik yoluyla genel kurul tutanaklarına şirket hisse nevilerinin değiştirildiğinin anlaşıldığını, bu şekilde yapılan sermaye artışı sonucunda başlangıçta % 2,5 pay sahibi olan yönetim kurulu başkanı ve ailesinin şirketteki payının % 97 olduğunu ve en son iptali istenen genel kurulda alınan kararla yüzlerce ortağın birikiminin elden çıkarılmaya çalışıldığını, genel kurula sunulan faaliyet raporu ile hazurun cetvelindeki ... ve ... imzalarının sahte olduğunu ileri sürerek, 27.09.2003 tarihli genel kurulun, ıslah ile de şirketin 04.05.1997 tarihinde Hollanda' da yapılan genel kurul toplantısında sermaye artışı kararı alındığını, ancak böyle bir karar için toplantıda şirket sermayesinin en az yarısını temsil eden ortağın hazır bulunmadığını, zira anılan genel kuruldan ortaklardan ..., .....' a vekaletname vermediklerini, o halde 04.05.1997 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların ve buna bağlı olarakta 23.04.2000 ve 27.09.2003 tarihli genel kurul kararlarının da yok hükmünde olduğundan iptallerini istemiştir. Davalı vekili, aynı davada birden fazla ıslah isteminde bulunulamayacağını, ıslah konusu genel kurul kararlarının iptali yönündeki davanın süresinde açılmadığını, genel kurul kararlarının iptali yönündeki davanın süresinde açılmadığını, genel kurul nisabının verilen vekaletnamelerle sağlandığını, tutanaklardaki ve vekaletnamelerdeki imza sahteliği iddiasının da kanıtlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda TTK 372. maddesinde anonim şirket genel kurulunun toplantı ve karar nisabının düzenlendiği, anasözleşmeyle bu nisapların daha üzerinde daha yüksek oran belirlenebileceği, davalı anasözleşmesinde de genel kurulda sermayenin en az %50 sinden bir fazlasını temsil eden pay sahiplerinin mevcut olmasının şart koşulduğu, 04.05.1997 tarihli genel kurulda bir çok pay sahibinin vekaleten temsil edildiğinin açıklandığı, gerek ticaret sicil memurluğunca verilen cevapta, gerekse davalı temsilci beyanlarında temsile dair kayıtların bulunmadığının bildirildiği, uzun süre önce yapılması nedeniyle vekaletnamelerin saklanmadığının ve atıldığının açıklandığı, ibraz edilen vekaletnameler de dikkate alındığında, genel kurulda 14.764 payın temsil edildiği, toplantı için asgari 15.001 payın temsilinin zorunlu olduğu, oy kullandığı gösterilen 1.538 payın temsiline dair bilgi ve belge sunulmadığı, davalının bunu kanıtlaması gerektiği, genel kurulun yok hükmünde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 04.05.1997 tarihli genel kurulun yok hükmünde olması nedeniyle iptaline, buna bağlı olarak 23.04.2000 ve 27.09.2003 tarihli genel kurul toplantılarının ve kararların iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.