T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1700 - 2025/1766 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1700 KARAR NO : 2025/1766 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2024 NUMARASI : 2024/360 E. - 2024/512 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Hakla…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1700 - 2025/1766 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1700 KARAR NO : 2025/1766 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2024 NUMARASI : 2024/360 E. - 2024/512 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2024 tarih ve 2024/360 E. - 2024/512 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2019/86009, 2019/86211 sayılı "...", "......." ibareli marka başvurularında bulunduğunu, başvuruların Resmi Markalar Bülteninde yayınlandığını, davalı şirketin 2002/22186, 2002/22187, 2005/05584, 2008/00867 sayılı ve "...", "... ...", "... ... sonuca götüren işbirliği", "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazların; 2019/86009 sayılı başvurusu yönünden kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, 2019/86211 sayılı başvuru yönünden kısmen kabulüne karar verilerek başvuru kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkartıldığını, bu ret ve kısmi ret kararlarına karşı müvekkilin yeniden inceleme taleplerinin 2021-M-4805 ve 2021-M-5048 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak kısmen kabul edildiğini, oysa müvekkili tarafından söz konusu itirazlar sebebiyle 6769 sayılı SMK m.19/2 uyarınca kullanmama def'i ileri sürüldüğünü, davalının itiraza dayanak markalarının aynı olması, tarafların aynı olması ve müvekkilinin her iki marka başvurusuna yapılan itiraz yönünden de kullanmama def'i ileri sürmüş olması dikkate alınarak huzurdaki davada iki ayrı YİDK kararının birlikte açılmış olduğunu, benzerlik değerlendirmesinde taraf markalarının görsel unsurları ve ibarelerinin tümü göz önünde bulundurularak bir karar verilmediğini, zira her iki kararda da sehven 2019/86090 sayılı markası hakkında bir değerlendirme yapıldığını, 2019/86211 sayılı marka başvurusunda şekil ve kelime unsurlarının bir arada bulundurulduğu gibi, doğrudan müvekkili kurucusunun ismini de barındırmakta olduğunu, müvekkilinin müktesep hakkı bulunduğunu, davalı markaları ile ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, 2021-M-4805 sayılı ve 2021-M-5048 sayılı kararlarının iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, 2021-M-4805 sayılı YİDK kararı yönünden, markaların esas unsurlarına bakıldığında her iki markada yer alan harflerin hemen hemen birbirinin aynısı olup, genel görünümleri ve bir bütün olarak bakıldığında markalar, karıştırma ihtimaline neden olacak şekilde hatta birebir aynılığa dek varan benzerliğe sahip olduğunu, başvuru markasında ayırt ediciliğe katkı sağlayabilecek derecede farklı/güçlü unsurlar da mevcut olmadığını, anılan markanın, redde mesnet işaretin bir başka biçimi veya serisi yahut uzantısı olarak algılanmasına sebebiyet vereceğini, SMK 6/1. maddenin şartlarının oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut dosya kapsamında iptali istenen 2021-M-5048 sayılı YİDK kararında, 2019/86090 başvuru numaralı "..." ibaresi yönünden Kurum tarafından değerlendirme yapıldığı, yine iptali istenen 2021-M-4805 sayılı YİDK kararında da 2019/86090 sayılı marka başvurusu bakımından değerlendirme yapıldığı, davacı vekili dava dilekçesinde, her iki kararda da sehven 2019/86090 sayılı marka bakımından değerlendirme yapıldığını, 2019/86211 sayılı marka başvurularının "... ..." ibaresinden oluştuğunu belirttiği, bu bakımdan yapılan incelemede, dava konusu edilen her iki YİDK kararında da 2019/86090 sayılı marka başvurusu bakımından Kurumca değerlendirme yapıldığı, davalı Kurum vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, 2021-M-4805 sayılı YİDK kararı bakımından 2019/86090 sayılı marka başvurusu bakımından savunma, 2021-M-5048 sayılı YİDK kararında ise 2019/86211 sayılı marka bakımından savunma yapıldığı, 2021-M-4805 sayılı YİDK kararı bakımından davacı tarafça 2019/86090 sayılı marka başvurusu yapıldığı, 2021-M-5048 sayılı YİDK kararında ise 2019/86211 sayılı marka başvurusunun yapıldığı, böylelikle eldeki davada iptali istenen 2021-M-4805 sayılı YİDK kararı bakımından yapılan incelemenin doğru başvuruya ilişkin olduğu, ancak 2021-M-5048 sayılı YİDK kararında ise Kurum tarafından, YİDK kararının başında hatalı marka başvurusu numarası yazıldığı, ancak karar içeriğinin incelenmesinden aslında 2019/86211 sayılı marka başvurusu kapsamında inceleme yapıldığı anlaşılmakla, 2021-M-5048 sayılı karar bakımından 2019/86211 sayılı başvuru kapsamında değerlendirme yapıldığı, 2021-M-4805 sayılı YİDK kararının iptali talepli dava bakımından; 2019/86090 başvuru numaralı markaya ilişkin ilânın yapılmasıyla; davalı şirketin 2002 22186, 2002 22187, 2005 05584, 2008 00867 sayılı markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, bunun üzerine davacı şirket tarafından kullanım ispatı talebinde bulunulduğu, başvuru sahibi davacının, yayına itiraza cevaben sunduğu karşı görüş dilekçesinde, 6769 s. SMK'nın 19(2) maddesi hükmü kapsamında, itiraza gerekçe olarak gösterilen 2002 22186, 2002 22187, 2005 05584, 2008 00867 sayılı markaların, tescil kapsamlarında bulunan tüm mal ve hizmetler bakımından kullanıldıklarının ispatlanmasını istediği, Kurum tarafından itiraza gerekçe olarak gösterilen 2005 05584 sayılı markanın hükümden düşmüş olduğu tespit edildiğinden söz konusu marka değerlendirmeye alınmadığı, yapılan incelemede; 2002 22186, 2002 22187, 2008 00867 sayılı markaların, itiraz konusu başvurunun yapıldığı tarih itibariyle beş yıldan uzun süredir tescilli durumda oldukları, dolayısıyla söz konusu markalar bakımından SMK m. 19(2) hükmünün uygulanabilir durumda olduğu, muteriz tarafından sunulan delillerin incelenmesi sonucunda, 2002 22186, 2002 22187 sayılı markaların "eğitim hizmetleri, danışmanlık hizmetleri, değerlendirme/gelişim merkezi uygulamaları hizmetleri, web yıllık bakım hizmetleri, üçüncü kişilere ait yazılımların pazarlanması/satışı/kullandırılması ve bunlarla ilgili hizmetler" bakımından kullanımının ispatlandığının tespit edildiği, öte yandan, kullanım ispatı talep edilen 2008 00867 tescil numaralı itiraz gerekçesi markanın ise talep edilen mal ve hizmetlerde kullanımının ispatlanamamış olduğu, bu çerçevede, 2022022186 sayılı marka ile 2002/22187 sayılı markanın kullanımı ispatlanan mallar bakımından değerlendirme yapılacağı, 2021-M-5048 sayılı YİDK kararının iptali talepli dava bakımından, 2019/86211 başvuru numaralı markaya ilişkin ilânın yapılmasıyla, davalı şirketin 2002 22186, 2002 22187, 2005 05584, 2008 00867 sayılı markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, bunun üzerine davacı şirket tarafından kullanım ispatı talebinde bulunulduğu, başvuru sahibi davacının, yayına itiraza cevaben sunduğu karşı görüş dilekçesinde, 6769 s. SMK'nın 19(2) maddesi hükmü kapsamında, itiraza gerekçe olarak gösterilen 2002 22186, 2002 22187, 2005 05584, 2008 00867 sayılı markaların, tescil kapsamlarında bulunan tüm mal ve hizmetler bakımından kullanıldıklarının ispatlanmasını istediği, itiraza gerekçe olarak gösterilen 2005 05584 sayılı markanın hükümden düşmüş olduğu tespit edildiğinden söz konusu marka değerlendirmeye alınmadığı, yapılan incelemede, 2002 22186, 2002 22187, 2008 00867 sayılı markaların, itiraz konusu başvurunun yapıldığı tarih itibariyle beş yıldan uzun süredir tescilli durumda oldukları, dolayısıyla söz konusu markalar bakımından SMK m. 19(2) hükmünün uygulanabilir durumda olduğu, muteriz tarafından sunulan delillerin incelenmesi sonucunda, 2002 22186, 2002 22187 sayılı markaların "eğitim hizmetleri, danışmanlık hizmetleri, değerlendirme/gelişim merkezi uygulamaları hizmetleri, web yıllık bakım hizmetleri, üçüncü kişilere ait yazılımların pazarlanması/satışı/kullandırılması ve bunlarla ilgili hizmetler" bakımından kullanımının ispatlandığı, öte yandan, kullanım ispatı talep edilen 2008 00867 tescil numaralı itiraz gerekçesi markanın ise talep edilen mal ve hizmetlerde kullanımının ispatlanamamış olduğu, bu çerçevede, 2022/022186 sayılı marka ile 2002/22187 sayılı markanın kullanımı ispatlanan mallar bakımından değerlendirme yapılacağı,2021-M-4805 sayılı YİDK kararının iptali talepli dava bakımından yapılan incelemede, dava konusu "..." ibareli ve 2019/86090 başvuru numaralı davacı başvuru kapsamından, 09. Sınıf: "Bilgisayar programları ve yazılımları. 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bilgisayar programları ve yazılımları, bir araya getirilmesi hizmetleri, (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir." mal ve hizmetlerinin çıkarıldığı,itiraza ve hükümsüzlüğe dayanak ve kullanımı ispatlanan 2002/22186, 2002/22187 sayılı davalı markalarının kapsamında "eğitim hizmetleri, danışmanlık hizmetleri, değerlendirme/gelişim merkezi uygulamaları hizmetleri, web yıllık bakım hizmetleri, üçüncü kişilere ait yazılımların pazarlanması/satışı/kullandırılması ve bunlarla ilgili hizmetler"in bulunduğu, bu kapsamda 2019/86090 sayılı davacı başvurusunun "SINIF 9: bilgisayar programları ve yazılımları. SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bilgisayar programları ve yazılımları. bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." açısından emtiaların aynı/aynı tür olması şartının sağlandığı,2021-M-5048 sayılı YİDK kararının iptali talepli dava bakımından yapılan incelemede de, dava konusu "......." ibareli ve 2019/86211 başvuru numaralı davacı başvurusundan, 09. SINIF: "Bilgisayar programları ve yazılımları. 35. SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bilgisayar programları ve yazılımları, bir araya getirilmesi hizmetleri, (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir. 42. SINIF: Bilgisayar hizmetleri yani bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, bilgisayar yazılım tasarımı, güncelleştirilmesi ve bilgisayar yazılımlarının kiralanması hizmetleri, İnternet arama motoru sağlama, web sitesi hosting hizmetleri, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri." mal ve hizmetlerinin çıkarıldığı, itiraza ve hükümsüzlüğe dayanak ve kullanımı ispatlanan 2002/22186, 2002/22187 sayılı davalı markalarının kapsamında "eğitim hizmetleri, danışmanlık hizmetleri, değerlendirme/gelişim merkezi uygulamaları hizmetleri, web yıllık bakım hizmetleri, üçüncü kişilere ait yazılımların pazarlanması/satışı/kullandırılması ve bunlarla ilgili hizmetler"in bulunduğu, 2019/86211 sayılı davacı başvurusu kapsamında reddedilen mal/hizmetlerin, mesnet ve kullanımı ispatlanan belirtilen davalı malları ile aynı/benzer olduğu, dava konusu edilen her iki YİDK kararı iptal talepli davada da mal/hizmet benzerliği şartının sağlandığı, başvuru standart karekterle yazılmış "..." ve "......." ibarelerinden oluşurken; itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "...", "... ..." ibarelerinden oluştuğu, markanın başında yer alan ve yine müstakil olarak da kullanılan “...” ibaresinin, marka imajını aktaran esaslı/asli unsur olduğu, taraf markalarının esaslı unsuru olan “...” ibarelerinin ortak olması, arkadan gelen ibarelerin görünüşteki imajı değiştirecek marjinal bir farkın bulunmaması, bu ibarelerin ilk bakışta göze çarpan unsurlardan olması, aynı zaman da “söz görünümden yüksek sesle konuşur” ilkesi gereği markadaki sözcük unsurlarının baskın ve ayırt edici unsur olması karşısında taraf markalarının görsel olarak benzer oldukları, davaya konu markalarda öncelikle telaffuza konu olabilecek ibarenin “...” İBARESİ olması karşısında taraf markalarının işitsel olarak benzer olduğu, davacı vekili tarafından 2019/86090 "..." ve 2019/86211 sayılı "......." markalar yönünden müktesep hakkı bulunduğu iddiası 2020/91415, 2020/91414, 2019/86211, 2019/86154, 2019/86149, 2019/86090, 2019/117946, 2017/73715, 2016/12871, 2011/33366 sayılı markalara dayanıldığı, dava konusu marka başvurularının, başvuru tarihleri ayrı ayrı 13/09/2019 tarihi olup bu tarihten önceki tarihli olan ve taraflar arasında çekişme konusu olmaktan çıktığı tereddütsüz markaların müktesep hak değerlendirmesinde dikkate alınabileceği, davacı yanın önceki tarihli markalarına bakıldığında, Yüksek Mahkemece müktesep hakkın varlığına ilişkin belirlenen 5 yıllık kriteri karşılayan sadece iki markası olduğu, bu markaların 2011/33356 ve 2016/12871 sayılı markalar olduğu, 2011/33356 sayılı marka bakımından yapılan incelemede; yukarıda yer verilen ikinci şart olan "asli unsurun muhafaza edilmesi" şartının sağlanmadığı, zira; eldeki davada davacı "..." ve "..." ibareleri için tescil başvurusu yapmış olup; kazanılmış hakka dayanak 2011/33356 sayılı markada şekil unsurunun ön planda oluğu ve şeklin içindeki ibarenin "..." biçiminde olduğu, 2016/12871 sayılı marka bakımından yapılan incelemede ise; yine yukarıda yer verilen ikinci şart olan "asli unsurun muhafaza edilmesi" şartının sağlanmadığı, zira; eldeki davada davacı "..." ve "..." ibareleri için tescil başvurusu yapmış olup; kazanılmış hakka dayanak belirtilen markada şekil unsurunun ön planda oluğu ve şeklin içindeki ibarenin "..." biçiminde olduğu gerekçesi ile YİDK'in 2021-M-4805 sayılı kararının iptaline yönelik davanın reddine, YİDK'in 2021-M-5048 sayılı kararının iptaline yönelik davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, aynı dosyada daha önce verilen kabul kararına rağmen bu kez ret kararı verilmesinin, hukuki istikrar ilkesine aykırı olduğunu, somut olayda Yargıtay bozması söz konusu olmasa da mahkemenin daha önce aynı talepler ve aynı markalar yönünden verdiği kabul kararından hiçbir yeni gerekçe sunmadan dönmesinin aynı şekilde kazanılmış hakkın ve hukuki güvenliğin ihlali olduğunu, müvekkilinin müktesep haklarının mevcudiyeti kesin olup mahkemenin “...” ibaresine ilişkin hatalı değerlendirmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkilinin 2019/86090 ve 2019/86211 sayılı başvuru numaralı markalarında, logonun merkezinde açık ve okunaklı şekilde “...” harflerinin yer aldığını, mahkemenin markayı “...” olarak değerlendirmesinin, hem Kurum kayıtları hem de bilirkişi raporundaki somut tespitlerle kesinlikle bağdaşmadığını, müvekkilinin önceki marka tescilleriyle kurduğu müktesep hak, marka üzerindeki esas unsurun açık ve net biçimde “...” olduğu gerçeği ve mal/hizmet kapsamlarının örtüşmesi, Mahkemenin hatalı değerlendirmesinin düzeltilmesini zorunlu kıldığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, taraf markaları yalnızca görünüm ve çağrışım açısından değil, kapsadıkları mal ve hizmetler bakımından da tamamen farklı alanlara ilişkin bulunduğunu, SMK'nın 6/1. maddesinin koşullarının oluşmadığını, müvekkilin hem tanınmışlık düzeyindeki markaları hem de öncelik hakkı birlikte ele alındığında, dava konusu ibare üzerinde açık ve geçerli bir hak sahipliği bulunduğunu, davalının, kötü niyetli olduğunu, davalının, müvekkilinin markalarına sessiz kaldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Davalar, YİDK iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuruya konu markanın başvuru tarihinde veya varsa rüçhan tarihinde, itiraza gerekçe gösterilen markanın/markaların Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartını sağlamayan markalar için kullanılmamaya yönelik savunmaya itibar edilemeyeceği, dosya kapsamında itiraza gerekçe olarak gösterilen 2005 05584 sayılı markanın hükümden düşmüş olduğunun tespit edildiği, bu nedenle söz konusu markanın değerlendirmeye alınmamasında bir isabetsizlik olmadığı, 2002 22186, 2002 22187, 2008 00867 sayılı markaların, itiraz konusu başvurunun yapıldığı tarih itibariyle beş yıldan uzun süredir tescilli durumda oldukları için bu markalar bakımından SMK m. 19(2) hükmünün uygulanabilir durumda olduğu, muteriz tarafından sunulan delillerin incelenmesi sonucunda, 2002 22186, 2002 22187 sayılı markaların "eğitim hizmetleri, danışmanlık hizmetleri, değerlendirme/gelişim merkezi uygulamaları hizmetleri, web yıllık bakım hizmetleri, üçüncü kişilere ait yazılımların pazarlanması/satışı/kullandırılması ve bunlarla ilgili hizmetler" bakımından kullanımının ispatlandığının tespit edildiği, kullanım ispatı talep edilen 2008 00867 tescil numaralı itiraz gerekçesi markanın ise talep edilen mal ve hizmetlerde kullanımının ispatlanamamış olduğu, dava konusu edilen her iki YİDK kararı iptal talepli davada da mal/hizmet benzerliği şartının sağlandığı, başvuru standart karekterle yazılmış "..." ve "......." ibarelerinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "...", "... ..." ibarelerinden oluştuğu, “...” ibaresinin markalarda öne çıkan ibare olması ve taraf markalarında ortak unsur olması karşısında, ibarenin benzer emtiada markasal hüviyette farklı kişiler tarafından kullanılması halinde alıcıların söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin olduğu, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu, ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebilecekleri, davacı vekili tarafından 2019/86090 "..." ve 2019/86211 sayılı "......." markalar yönünden müktesep hakkı bulunduğu iddiası yönünden 2020/91415, 2020/91414, 2019/86211, 2019/86154, 2019/86149, 2019/86090, 2019/117946, 2017/73715, 2016/12871, 2011/33366 sayılı markalara dayanıldığı, dava konusu marka başvurularının tarihleri 13/09/2019 tarihi olup, bu tarihten önceki tarihli olan ve taraflar arasında çekişme konusu olmaktan çıktığı tereddütsüz markaların müktesep hak değerlendirmesinde dikkate alınabileceği, davacı yanın önceki tarihli markalarından 5 yıllık kriteri karşılayan sadece iki markası olduğu, bu markaların 2011/33356 ve 2016/12871 sayılı markalar olduğu, ancak bu markaların "asli unsurun muhafaza edilmesi" şartını sağlanmadığı, zira; eldeki davada davacı "..." ve "..." ibareleri için tescil başvurusu yapmış olup; kazanılmış hakka dayanak 2011/33356 sayılı markada şekil unsurunun ön planda oluğu ve şeklin içindeki ibarenin "..." biçiminde olduğu, markada ... ibaresinin geçmediği, ... ve ... ibarelerinin olduğu, bu ibarelerin ... olarak yazılmasının diğer taraf markalarına yakınlaşma olacağı, davacının müktesep hakkının olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.