11. Hukuk Dairesi 2024/519 E. , 2024/8466 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1300 Esas, 2023/1321 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/263 E., 2021/228 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, B…
**11. Hukuk Dairesi 2024/519 E. , 2024/8466 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1300 Esas, 2023/1321 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/263 E., 2021/228 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Youtube isimli video paylaşım sitesinde 659 videosu ve 538.060 abonesi bulunan “ortaya karışık” isimli kanalın sahipleri olduğunu, davacıların birlikte çektikleri, kurguladıkları, montajladıkları ve yönettikleri videoları bu kanal vasıtasıyla izleyicileriyle paylaştıklarını, davacılara ait “Neden Evde Değilim Dinleyin Diyen Pazarcı Genç Öyle Bir Konuştu ki Soluksuz İzleyeceksiniz!” başlıklı videonun 2 dakika 15 saniyelik kısmının 23.03.2020 tarihinde saat 10:20’de ... TV’nin ... Saat isimli programında izinsiz olarak değiştirilmek suretiyle, yine müvekkillerine ait olan ve müvekkillerinin kendi YouTube kanallarından umuma iletilen “Evde Kal Çağrısına Uymayan (Uyamayan) Yurdum İnsanıyla Trajikomik Röportaj!” başlıklı videonun bir anının barkovizyonda 10 saniye fotoğraf olarak, toplamda 20 saniyelik kısmının ise video olarak, 26.03.2020 tarihinde ... TV’nin Ana Haber isimli programında izinsiz değiştirilmek suretiyle yayınlandığını, videoların âdeta ... TV çalışanlarınca meydana getirilmiş gibi umuma iletildiğini, haberlerde videoyla ilgili kaynak gösterilmediğini, aksine müvekkillerinin kanalının logosunun buzlandığını, bu haberlerin ... TV’nin hem televizyon kanalında, hem YouTube kanalında, hem de internet sitesinde ayrı ayrı umuma iletildiğini ileri sürerek davaya konu videoların sinema eseri mahiyetinde kabul edilmesi halinde, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (5846 sayılı Kanun) ilgili hükümlerinde düzenlenen mali ve manevi hakların ihlali şimdilik 500,00 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminat ile şimdilik temin edilen 500,00 TL kârın iadesine hükmedilmesini, davaya konu videoların sinema eseri mahiyetinde kabul edilmeyerek sinema mahsulü olarak kabul edilmeleri hâlinde, 5846 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları atfı dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca şimdilik 500,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat ile şimdilik davalının elde etmesi mümkün görülen 500,00 TL menfaat karşılığının iadesini, bunun da mümkün olmaması hâlinde ise, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) kişilik haklarının ihlali ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı kanun) haksız fiillere ilişkin hükümleri uyarınca şimdilik 500,00 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminat ile şimdilik elde edilen 500,00 TL kazancın iadesini, hükmedilecek meblağlara haksız fiil tarihlerinden itibaren avans faizi, aksi halde yasal faiz işletilmesini, kararın ilanını talep etmiş, davacı vekili 22.04.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 110.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu röportaj görüntülerinin sinema eseri niteliğinde olmadığını, herhangi bir senaryoya bağlanmadığını, sinematografi tekniğine uygun görüntüler niteliği taşımadığını, hususiyetin bulunmadığını, ortada eser olmadığı için, esere bağlı mali ve manevi hakların ihlalinden de söz edilemeyeceğini, bahse konu görüntülerin davacılar tarafından meydana getirildiği yönünde de bir delil bulunmadığını, görüntülerin yayını sebebiyle müvekkilinin bir kâr elde etmemesi ve elde etmiş olsa dahi tespitinin mümkün olmaması sebebiyle, davacıların 5846 sayılı Kanun’un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamındaki taleplerinin karşılanamayacağını, görüntülerin kullanımının izne tabi tutulamayacağını, eser niteliğinde olmayan görüntülerin hukuken ancak 5846 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilebileceğini, buna göre günlük haberlerde kullanılan görüntülerde görüntü sahibinin izninin alınmasının gerekmediğini, dava konusu röportajın, salgın sürecinin vatandaş nezdindeki etkisinin izleyici tarafından daha iyi tasavvur edilmesi adına kullanıldığını, bir an için görüntülerin eser niteliğini haiz olduğu kabul edilse dahi, 5846 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi hükmü uyarınca görüntülerin izne bağlı olmaksızın kullanılabileceğini, davacıların haksız rekabete dayalı taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, haber amaçlı kullanımlarda haksız rekabetin doğmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacılara ait röportaj görüntülerinin davalıya ait televizyon kanalında, internet sitesinde ve youtube kanalında yayımlandığı, davalının kullanımlarında, davacılara ait “Ortaya Karışık” isimli Youtube kanalının ismine ve yayınlar sırasında, davaya konu görüntülerin Ortaya Karışık isimli Youtube kanalından alındığına dair sözlü bir açıklamaya yer verilmediği, dava konusu röportaj görüntülerinin 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliği taşımadığı, davacıların eser sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlalinden bahsedilemeyeceği gibi kişilik haklarının ihlalinin de söz konusu olmadığı, ancak davalının kaynak göstermeden gerçekleştirdiği dava konusu kullanımlarının 5846 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası atfıyla haksız rekabet teşkil ettiği, dosya kapsamına göre davacıların maddi zararının tespit edilemediği, tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, ihlalin etkileri, ihlalin ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, paranın satın alma gücü, davalının elde etmesi mümkün görülen menfaat, ibraz olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında maddi tazminat miktarının 5.000,00 TL, manevî tazminat miktarının 5.000,00 TL olarak saptanmasının hakkaniyete uygunluk taşıyacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın 23.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kararın masrafı davalıya ait olmak üzere talep halinde ulusal çapta yayın yapan bir gazetede bir defa ilanına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacılara ait röportaj görüntülerinin davalıya ait TV ve Youtube kanalı ile web sitesinde izinsiz olarak yayınlandığı, dava konusu kullanımlarda bahsi geçen röportaj görüntülerinin davacılara ait internet sitesinden alındığının belirtilmediği, görüntülerin eser vasfını taşımaması sebebiyle davacıların eser sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği gibi 4721 sayılı Kanun’da düzenlenen kişilik haklarının ihlalinin de söz konusu olmadığı, ancak davalının dava konusu kullanımlarının 5846 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesi atfıyla 6102 sayılı Kanun’un 55 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacıların uğradığı maddi ve manevi zararlarının tahsilini davalıdan isteyebileceği, somut olayda ihlal konusu oluşturan görüntülerin davalının yayınladığı programların sadece bir kısmında kullanıldığı, dolayısıyla davalının bahsi geçen programlardan elde ettiği reklam gelirinin ne kadarlık bir kısmının ihlal oluşturan görüntülerden kaynaklandığının tespit edilemediği, 6098 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi gözetilerek takdir edilen maddi tazminatın, ihlalin niteliği, boyutu dikkate alındığında yerinde bulunduğu, yine aynı gerekçelerle mahkemece hüküm altına manevi tazminat miktarının da uygun olduğu, somut olayda 5846 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmünün uygulanma yeri bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılarca yapılan sokak röportajının davalı şirkete ait TV kanalında, Youtube kanalında ve internet sitesinde izinsiz yayınlanıp yayınlanmadığı, görüntülerin eser niteliği taşıyıp taşımadığı, eser niteliği taşımaması halinde 5846 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesi uyarınca haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre de Mahkemece belirlenen tazminat tutarlarının yeterli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.5846 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi, 5 inci maddesi, 84 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası. 3. 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi. 4.6102 sayılı Kanun'un 55 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Davacılar, çektikleri röportaj görüntülerinin izinsiz ve değiştirilmek suretiyle davalı tarafından yayınlandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın tahsilini istemiş, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de taraf vekillerinin istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Mahkemece, olayın nitelendirilmesinde isabetsizlik taktir olunan maddi ve manevi tazminat miktarları somut olaya uygunluk taşımamaktadır. Şöyle ki; davacılar hazırladıkları röportaj görüntülerinin davalı tarafından TV ve Youtube kanalları ile internet sitesinde ayrı ayrı umuma iletildiğini, kaynak gösterilmediğini, kendi kanallarının logosunun buzlandığını ileri sürmüş, dosya kapsamı ile de görüntülerin anılan mecralarda yayınlandığı anlaşılmıştır. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti davacıların maddi zararının ve davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığının hesaplanamayacağı yönünde rapor tanzim etmişse de yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Mahkemece içinde bir sektör bilirkişisinin de bulunduğu heyetten rapor alınması, TV'de, Youtube kanalında ve internet sitesinde yapılan bu tür yayınlar için sektör ortalamasınına göre ödenmesi gereken miktarın belirlenmesi, davalının bu yayınlar nedeniyle gelir elde etmiş olması halinde 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığının sektör uygulamaları da gözetilmek suretiyle tespit edilmesi, bu hususlarda gerekirse ilgili kurum ve kuruluşlardan bilgi istenmesi, bu yöndeki araştırmaya rağmen bedelin tespit edilememesi halinde görüntülerin TV ve Youtube kanalı ile internet sitesinde yayınlandığı da nazara alınarak 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca somut olaya uyan daha makul bir miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, kararın davacılar yararına bozulmasını gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine, 28.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.