T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:05/07/2022 DAVA:Maddi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:20/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DA…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:05/07/2022 DAVA:Maddi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:20/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi‘nin işleteni ve maliki olduğu ... plaka numaralı aracın ...'in sevk ve idaresinde iken müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklete çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nın sürücü diğer kusurlarından 56/1-a maddesini ihlal ettiğini ve ... plakalı araç sürücüsü müvekkili ...’nin kusurunun olmadığı yönünde tutanak düzenlendiğini, müvekkilinin aracının perte çıkması nedeniyle uzun bir süre otobüsle işe gidip geldiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya yasal süresi içinde herhangi bir dönüş yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek müvekkilinin ... plakalı araç bedeli 10.000,00 TL’nin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zararını davadan evvel alınan ekspertiz raporu ile belirlenmiş olduğundan huzurdaki davanın belirsiz alacak şeklinde açılmasında hukuki yararın olmadığını, sırf taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunmasının talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması anlamına gelmeyeceğini, müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin ... Sarıyer/İstanbul olduğunu, müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin İstanbul ili Sarıyer ilçesi sınırlarında bulunmasından dolayı mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunu'nun ZMMS Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...olay günü davalı sigorta şirketine sigortalı olan ... plakalı aracın, Antalya ... kavşağında seyir halinde iken Adliye karşısına geldiği esnada yan yola girmek isterken davacıya ait ve kendisinin sürücülüğünü yaptığı ... plakalı motosiklet ile çarpıştığı, sigortalı araç sürücüsünün şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymaması sebebiyle kazada tam kusurlu olduğu, kusurlu aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğu, poliçenin kaza tarihi itibariyle geçerli olduğu, bu itibarla davacının araç hasar bedeli ile ilgili olarak davalı sigorta şirketine başvurusunda haklı olduğu, ek bilirkişi raporuna göre davacıya ait aracın onarımı ekonomik olmayacağından pert total sayılması gerektiği, ikinci el satış değerinin piyasa rayicine göre 50.000,00 TL olup, sovtaj değeri olan 15.000,00 TL'nin mahsubu halinde davacının talep edebileceği hasar bedelinin 35.000,00 TL olduğu" gerekçesiyle "davanın kısmen kabulü ile; 35.000,00 TL araç hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 10/01/2021 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında da tam kusurlu olan tarafın karşı araç sürücüsü olarak tayin edildiğini, akabinde huzurdaki bilirkişi raporunda karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin motosikletinin bulunduğu firmalara gidilerek değer kaybı konusunda ek rapor aldırıldığını, bilirkişi tarafından söz konusu firmalarla iletişime geçildiğini, değer kaybı hesaplamasının yapılmadığını, ek rapor kapsamında davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak sovtaj bedelini kabul edip etmediğinin sorulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, ne var ki davalı sigorta şirketinin ne rapora itirazlarını sunduğunu ne de haricen sovtaj bedeline itiraz ettiğini, davalı sigorta şirketinin işbu bedelin kendileri tarafından ödeme anında önem teşkil edeceği hususunu da göz ardı ettiğini ve söz konusu sovtaj bedelinin kabul edip etmediği ile ilgili herhangi bir bildirimde bulunmadığını, araç perte çıktığında aracın kimde kalacağı ve aracın kimde kalacağına bağlı olarak sovtaj bedelinin tazminat bedelinden düşürülüp düşürülmeyeceğinin tartışma konusu olduğunu, sigorta şirketinin işbu hususlarda herhangi bir açıklama yapmadığı için müvekkilinin alacağı değer kaybı tazminatı miktarının belirsizliğini korumakta olduğunu, bu nedenle davalı sigorta şirketinin sovtaj bedelini kabul edip etmeyeceği konusunda açıklama yapması gerektiğini, ne var ki davalı tarafından dosya içerisine bu hususta herhangi bir yanıt verilmediğinden davanın sovtaj bedeli de dahil 50.000,00 TL üzerinden kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava trafik kazası nedeniyle araç hasarına bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Onarım masraflarının, aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması veya aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda, aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Davalı sigorta şirketi meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından davacı sigorta ettirenin uhdesinde bırakıp hurda bedelini tazminattan düşmesi olanaklı değildir. Zira aslolan araç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Bu nedenle zarar görenden seçimlik hakkının sorulması, aracın hurdasının kimde bırakılacağı hususunun zarar görenin tercihine göre belirlenmesi, aracın hurdasının sigortacıya bırakılması yönünde tercihte bulunulması halinde zarar görenin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2.2.3. maddesi gereğince Karayolları Trafik Yönetmeliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmesi gerekir. Somut olaya bakıldığında; davacı vekili aracın hurdasının davalı sigorta şirketine verilmesine dair açık bir talebi olmaksızın dava değerini motosikletin toplam ikinci el rayiç değeri olarak tespit edilen 50.000,00 TL olarak kısmi ıslah etmiş, yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın tamirinin ekonomik olmadığı, hurdaya ayrılmasının uygun olduğu belirtilmiştir. Yukarıda anlatılanlar ışığında bakıldığında, davacı taraf, aracın hurdasını/sovtajını açıkça kabul etmedikçe hurdanın davacıda kalacağının kabulü ile sovtaj(hurda) bedeli indirilmek suretiyle bakiye hasar bedeline yönelik karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öyleyse; ilk derece mahkemesince davacı vekilinin kazaya uğrayan davacı aracının hurdasını davalı sigorta şirketine devir etmek isteyip istemediği hususunda açık beyanı alınmak suretiyle kaza tarihi itibariyle geçerli ZMSS poliçe limiti dikkate alınarak tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak davacı vekilinin yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca ortadan kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi. 30/12/2025 ...