İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:28/11/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:16/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:02/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada dur…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:28/11/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:16/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:02/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/07/2020 tarihinde, ... Sigorta Şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ve kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olan ve diğer davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacı ... 'a ait ve diğer davacı ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiği, tamir süresince araçtan mahrum kalındığı ve munzam zarar oluştuğu, bundan ayrı olarak davacı araç sürücüsü ...'un da bu kazada yaralandığı ve iş göremezliğe maruz kaldığı, tedavi ve bakıcı gideri sarf edildiği, bedensel zararından dolayı davacı ...'un acı ve ıstırap duyduğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla davacı ... için 10,00 TL geçici ve 10,00 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 10,00 TL tedavi gideri ve 10,0 0TL bakıcı masrafı olmak üzere toplam 40,00 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın ve yine davacı ... için 10,00 TL araç hasar bedeli, 10,00 TL ikame araç bedeli ve 10,00 TL munzam zarar olmak üzere 30,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı 18/10/2022 tarihli talep artırım dilekçesinde, davacı ... için istenilen maddi tazminatları SGK kapsamında olmayan ve tedavi amaçlı sarf edilen yol gideri talebini 170,00 TL'ye, geçici iş göremezlik zararı istemini 1.409,00 TL'ye, davacı ... lehine talep olunan ikame araç bedeli talebini 7.905,00 TL'ye ve araç hasar bedelinin 10.185,00 TL'ye yükselmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta Şirketi vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın şirketleri nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe limitiyle sınırlı olduğu, kazaya ilişkin olarak davacı ...'a 41.000,00 TL ödeme yapıldığı ve bakiye poliçe limiti kalmadığı, poliçe limiti tüketilmekle davacının araç hasarından kaynaklı müvekkili şirketten talep edebileceği başkaca hak ve alacak bulunmadığı, kazazede davacının talebi bakımından dava öncesi tazminat hesaplamasına esas olan tüm bilgi ve belgeler ile sigorta şirketine müracaat yapılması zorunlu olup davacı ...'un istenilen belgeleri eksiksiz ibraz etmediği, talebin zamanaşımına uğradığı, olaya ilişkin yürütülen savcılık soruşturması yahut kamu davasının neticesinin beklenmesi gerektiği, kusurun ve zararın usulünce ispatı edilmediği, hatır taşıması ve müterafik kusur durumlarının tespiti halinde lazım gelen oranda indirim uygulanmasını, manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamında sayılmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kural ihlalinin olmadığı, kavşağa girer iken tamamen durup sonrasında hareketlendiği ve davacı sürücünün fren yapmaksızın kendisine çarptığı, davacı yanın geçiş üstünlüğünü kötüye kullandığı, olaya ilişkin taksirle yaralama suçundan Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esasında yürütülen kamu davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporu, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanakları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin ATK Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen kusur raporunda davalı sürücüye %85 oranında, davacı sürücüyü ise %15 oranında kusur yüklendiği, ATK İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan temin edilen maluliyet raporunda kazazede davacı ...'ın trafik kazası neticesinde yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirme Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının vücut engel oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin ise olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, tazminat bilirkişisi raporunda kazazede davacı için belirlenen iş göremezlik süresine, asgari ücret düzeyindeki gelire ve %15 kusur tenzilatına göre davacı ... için 1.409,47 TL geçici iş göremezlik zararı ile 170,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri hesaplandığı, sürekli iş göremezlik zararı ile geçici bakıcı gideri zararı bulunmadığının belirtildiği, araç hasarına ilişkin olarak makine mühendisi bilirkişisinden temin edilen raporda, sigorta şirketinin belirlediği hasar tutarının 59.623,00 TL olduğu ve kusur durumununa göre 44.717,25 TL'den sorumlu olunduğu, trafik poliçesi limiti dahilinde 16/09/2020 tarihinde 41.000,00 TL ve kasko poliçesinin limitinden de 28/09/2020 tarihinde 3.717,25 TL ödendiği, bu halde toplanan ödenen tutarının 67.877,00 TL sovtaj değeri dahil toplam 112.594,25 TL olduğu, aracın ikinci el güncel rayiç değerinin 165.000,00 TL, olay tarihi itibariyle 126.092,06 TL ve ödeme tarihindeki rayiç değerinin 132.469,57 TL olduğu, buna göre ödeme 6.377,51 TL fark oluştuğunun belirtildiği, itiraz üzerine hazırladığı ek raporunda ise hasar zararı yönünden kök raporda değişiklik yapılmadığı, araç mahrumiyeti yönünden kaza tarihi ile son ödemenin yapıldığı tarih arasındaki 62 gün süreyle araçtan mahrum kalındığı, günlük 150,00 TL kira bedeline göre toplam 9.300,00 TL araç kira bedelinden kaynaklı zarar bulunduğu, araç sovtaj bedel tespitine ilişkin uzmanlığı bulunmadığından bahisle bu yönde hesaplama yapmadığı, yapılan hesaplamaya göre ıslah ile talep olunan maddi tazminatların sübuta erdiği, munzam zarara ilişkin gerekli şartlar oluşmadığından belirtilen alacak kalemine ilişkin davanın ispatlanamadığı, manevi tazminat yönünden ise olayın meydana geliş şekli, kusur durumları, davacının yaralanma derecesi tarafların ekonomik ve sosyal konumu ile diğer etmenlere göre manevi tazminat isteminin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davanın davacı ... için 1.409,47 TL geçici iş göremezlik, 170,00 TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 1.579,47 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı ... için 10.186,43 TL araç hasar bedeli ile 7.905,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 18.091,43 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmedilen tazminatlara davalı Hıdır yönünden 29/07/2020, sigorta şirketi yönünden 02/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde davalı yanın asli ve tam kusurlu olduğunu, kusur raporuna yönelik itirazlarının incelenmediğini, olayın meydana geliş şekli, kazazede davacının uğradığı bedensel zararın boyutu ve çektiği acı ve ıstırap ile tarafların ekonomik ve sosyal konumlarına göre makul miktarda istenilen manevi tazminat tutarının aynen hüküm altına alınması icap ettiğini, maddi tazminat yönünden davacılar için tek vekalet ücreti takdir edildiğini, oysa davacıların ayrı ayrı tazminat talepleri bulunduğu ve her bir davacı bakımından hüküm altına alınan miktara göre tarifeyle belirlenen vekalet ücretlerinin verilmesi icap ettiğini, davalı yanın eksik hasar bedeli ödemesinden dolayı hasarlanan aracına muadil bir araç temini için piyasa koşullarına göre kaza tarihindeki araç bedelinden çok daha fazla ödeme yapması gerektiğini, davalı yanın yaptığı ödeme ile müvekkilinin aynı nitelikte araç alamaz duruma geldiğini, munzam zarar koşullarının oluştuğunu, kazazede davacı için bakıcı gideri istenildiği ve ATK raporunda bakıcı gideriyle ilgili herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığını, ilk derece mahkemesince bu yönde bir araştırma yapılmadığını, davacının geçici iş göremez kaldığı dönemde her iki elini kullanmaması nedeniyle üçüncü bir kişinin yardımına ihtiyaç duyduğu hususunda kuşku bulunmadığını, talep edilen her zarar kalemine ilişkin ilk derece mahkemesinin araştırma yapmasının zorunlu olduğu, araç hasar bedeli yönünden verilen kararında isabet içermediğini, zira müvekkiline ait aracın geçmiş hasar kaybı bulunmadığından kıyaslama yapılan araçlara nazaran gerek hasar geçmişi olmayışı gerekse model ve kilometresine göre daha fazla edeceği ve davacı aracında daha yüksek paha biçilmesi gerektiğini, davalı trafik sigortacısının aynı zamanda karşı aracın kaskocusu olduğu halde İMMS poliçesi getirilmediği ve manevi tazminat klozu olup olmadığının araştırılmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu halde hükümde poliçe teminat limiti aşılacak şekilde karar verildiğini, ayrıca araç mahrumiyet zararından müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik zararının mahiyeti icabı tedavi gideri kapsamında olup sigorta genel şartları uyarınca poliçe kapsamında tedavi giderinin ve geçici iş göremezlik zararının sorumlulukları dahilinde olmadığını, taraf sürücülerin kusur tayinlerinin oluşa ve trafik mevzuatına göre hatalı belirlendiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; kendisine izafe edilen kusurun oluşa ve trafik mevzuatına göre yerinde olmadığını, iki ayrı trafik raporundaki belirlemelere göre oluşun netleştirilmesi, gerekirse mahallinde keşif icra edilerek yeniden kusuru tespiti yaptırılması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, maddi hasarlı ve yaralanmalı neticelenen trafik kazasından kaynaklı araç hasar bedeli ve ikame araç bedeli ile bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacılar vekili, çift taraflı trafik kazası sonucu sürücü davacı ...'un yaralandığını, diğer davacı ...'in ise aracında maddi hasar oluştuğunu ve araçtan mahrum kalındığını, yine araç hasarından kaynaklı munzam zararı bulunduğunu, yine kazazede davacı ...'un iş göremezliğe maruz kaldığını, iyileşme sürecinde başkasının bakımına ihtiyaç duyulduğunu ve tedavi için masraf yapıldığını, bedensel zararından dolayı acı ve ıstırap duyulduğunu ileri sürerek belirtilen zarar kalemlerine ilişkin maddi tazminatın ve kazazede davacının cismani zararından dolayı bir miktar manevi tazminatın karşın sürücüsü ve hem trafik hem de kasko sigortacısı olan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Somut olayla ilgili olarak Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasında verilen karar ile; davalının davacıya karşı taksirle yaralanmaya neden olma suçundan dolayı TCK 89/1,62 ve 52. maddeleri gereğince neticeden 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, itirazın reddi üzerine bu karar kesinleşmiştir. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). Ancak, ceza mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat gereği maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. Ceza mahkemesince davalının eylemi nedeniyle verilen ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, ceza mahkemesinin maddi olayı kabulü hukuk hakimini bağlamayacaktır. Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde; 1-Davalı ... Sigorta Şirketi, zarara neden olan ... plaka sayılı otomobilin trafik sigortacısıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi gereği davacının aracında meydana gelen gerçek zarar miktarı ile sınırlı olarak zarardan sorumludur. Davacı ... vekili, bakiye pert-total bedeli ile munzam zarar talebi yanında araç mahrumiyeti (ikame araç bedeli) zararının davalı sigorta şirketinden de tahsilini istemiş; ilk derece mahkemesince ikame araç bedeli yönünden davalı sigorta şirketinin de sorumluluğuna ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Davacının araç mahrumiyetine (ikame araç bedeli) ilişkin tazminat talebi, Genel Şartlar ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmamaktadır. Bu itibarla, araç mahrumiyetine (ikame araç bedeli) yönelik davacı isteminden davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve davalı sigorta şirketi vekilinin ikame araç bedeline yönelik istinaf talebinin kabulüne karar verilerek yeniden hüküm tesisi amacıyla kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. (Aynı yönde; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2019 gün ve 2016/3933 esas, 2019/796 karar sayılı ilamı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30/05/2017 gün ve 2016/12526 esas, 2017/6104 karar sayılı ilamı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2014/24138 esas, 2015/8551 karar sayılı ilamı). 2-Somut davada, davacıların her birinin davası birbirinden bağımsız olduğundan ihtiyari dava arkadaşı oldukları sabittir. Keza, davacıların talepleri de birbirinden farklıdır. Bu durumda, ihtiyari dava arkadaşlarının her birinin davasının birbirinden bağımsız olduğu gözetilerek, her bir davacının talep ettiği maddi tazminat talebi açısından davacılara ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davacılar lehine hükmolunan maddi tazminat açısından her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken, davacılara maddi tazminat açısından tek vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiştir. 3-Dava dilekçesinde davacı ...'un bakıcı ihtiyacından kaynaklanan zararlarının tazmini talep edilmiş, somut dosyada Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunda ise davacının bakıcı ihtiyacı olup olmadığı değerlendirilmemiş, ilk derece mahkemesince doktor bilirkişiden alınan raporda da Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporuna atıf yapılarak davacının bakıcı ihtiyacı yönünden bir değerlendirme yapılmadan rapor hazırlanmıştır. Bu haliyle, davacının yaralanmasından dolayı bakıcı ihtiyacı olup olmadığı hususunda usulüne uygun şekilde rapor alınmadan hüküm kurulması yoluna gidilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan, davacı ...'un geçici malul olduğu dönem yönünden, bu maluliyeti nedeniyle bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı hususunda ek rapor tanzim edilmesi sağlandıktan sonra, alınacak raporun sonucuna göre değerlendirme yapılıp, gerekirse hesap (aktüerya) raporu da alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. 4-Somut dosya arasına alınan makine bilirkişinin raporunda, davalı sigorta şirketi tarafından aracın hasarı yönünden yapılan eksper işlemleri ve ödenen miktarlar değerlendirilerek rapor tanzim edildiği anlaşılmış ise de; dosya arasında fiziki olarak veya UYAP DYS ortamında, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelere ve hasar kaydına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmamış olup, bu durumda tarafların iddia ve savunmalarının denetimi açısından gerekli olan deliller dosyasına eksiksiz bir şekilde celp edilmeden karar verilmesi yoluna gidilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla davalı sigorta şirketinin hasar kayıtları eksiksiz bir şekilde dosya arasına celp edilip makine bilirkişisi raporu da denetlenerek yeniden hüküm kurulması amacıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. 5-Dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında davacı ... vekili, davalı sigorta şirketinin kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olması yanında kasko sigortacısı da olduğunu, bu nedenle davalı sigorta şirketinin ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında manevi tazminat sorumluluğu bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla kasko sigorta poliçesinin dosya arasına getirtilerek poliçede manevi tazminat klozunun bulunduğunun tespiti halinde davalı sigorta şirketinin manevi tazminattan da sorumlu tutulmasını talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesince davacının bu talebenin şarta bağlı olmasından dolayı reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Oysa ki, somut dosyada davacı ... vekili davalı sigorta şirketinin ihtiyari mali mesuliyet sorumluluğuna da dayandığından, HMK 31 maddesi gereğince hakimin davayı aydınlatma görevi olduğu da gözetilerek, ilk derece mahkemesince kazaya karışan ve davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç için davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş bir ihtiyari mali mesuliyet sorumluluk sigortası bulunup bulunmadığının araştırılması sağlanarak, bu yönde bir sigorta poliçesinin mevcudiyetinin tespiti halinde poliçenin dosya arasına celbi edilmesi, dosya arasına celp edilecek olan bu poliçe kapsamı incelenerek davalı sigorta şirketinin davacının talep ettiği manevi tazminat yönünden sorumluluğu bulunup bulunmadığının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. 6-İlk derece mahkemesinin kabulüne göre ise; Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının tali (%15), davalı sürücünün asli kusurlu (%85) oluşu, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarları eylemin niteliği ve sonuçlarına azdır. Davacı ...'un manevi zararlarının giderilmesi amacıyla manevi tazminatın bir miktar artırılması gerekir. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf istemlerinin yukarıda gösterilen sebepler yönünden kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacılar vekili ile davalı ... Sigorta vekilinin diğer istinaf istemlerinin, davalı ...'ın tüm istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf istemlerinin yukarıda gösterilen sebepler yönünden KABULÜNE, 2-Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 28/11/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı ...'ın istinaf başvurusu ile davacı vekilinin ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 5-Davacılar ve davalı ... Sigorta Şirketi tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 179,90 TL istinaf karar harcının ve başvuru sırasından fazla ödenen 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacılara, 357,00 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta Şirketi'ne isteği halinde iadesine, başvurusu değerlendirilmemesi nedeniyle 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 545,90 TL istinaf karar harcının davalı ...'a talebi halinde iadesine, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 16/02/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. ...