11. Hukuk Dairesi 2013/7805 E. , 2013/22347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2011/351-2012/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2013/7805 E. , 2013/22347 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2012 tarih ve 2011/351-2012/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili Özel Uşak Derman Özel Eğitim ve Rehebilitasyon Merkezi'nin saygın bir eğitim kurumu olduğunu, davalının ise işitme engelliler öğretmeni olup aralarındaki iş akdini yasal süresi dolmadan tek taraflı olarak istifa ile feshettiğini, akabinde Uşak Gelişim Park Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde göreve başladığını, davalının müvekkili ile çalışmaları sırasında öğrendiği öğrenci bilgi ve adreslerini yeni işe başladığı işyerinin hizmetine haksız olarak sunduğunu ve ayrıca müvekkilinin işyerinde eğitim gören öğrencilerin velileri ile yaptığı görüşmelerle, müvekkilini kötüleyerek müvekkilinin öğrenci kaybına neden olduğunu, neticede TTK'nın 56/8. ve BK'nın 48. maddeleri uyarınca haksız rekabette bulunduğunu, davalının eylemleri sonucunda 10 öğrencinin müvekkili kurumdan ayrılarak davalının çalışmakta olduğu yeni kuruma kayıtlarını naklettiklerini, ileri sürerek haksız rekabetin önlenmesini, her öğrenci için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kuruma ödenen 400 TL yekunu 4.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin işitme engelliler sınıf öğretmeni olup iş akdini haklı nedenle derhal sonlandırmak zorunda kaldığını, müvekkilinin öğretmenlik mesleğini ifa etmesinin faaliyet göstermesi değil görevini ifa etmesi anlamını taşıdığını, ifa ettiği görev neticesinde sadece maaş alan, işbu maaşı dışında başkaca geliri olmayan, kar elde etmesi mümkün olmayan bir öğretmenin kar elde etme amacıyla kurulan bir rehabilitasyon merkeziyle rekabet ilişkisinin varolduğunun belirtilmesinin abesle iştigal olduğunu, müvekkilinin davacıya ait kurumda çalışmasından önceki dönemde de bu öğrencileri ve velilerini tanıdığını, bu öğrenci ve velilerin bilgi ve adreslerini bildiğini, işbu bilgilerin ticari sır kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmadığını, öğrencilerin davacıya ait kurumdan ayrılması noktasında müvekkilinin en ufak bir çabası veya olumsuz beyanının dahi söz konusu olmadığını, karşı yanın belirtttiği öğrencilerin kurum değiştirmesinin nedenlerinin velilerin müvekkilinin vermiş olduğu eğitim, öğretim ve rehabilitasyon hizmetinden memnun kalmaları olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesi ekinde suretleri ibraz edilen ve davacı tarafça velilerden ilişik kesme belgesi verilmesi istemi içinde matbu olarak davacıyla ilgili beyanları içerir şekilde imzalattırılarak alındığı anlaşılan dilekçelere itibar etmeye olanak bulunmadığı, taraflar arasındaki iş akdinin sona ermesinden sonra davalının davacıya ait işyerini kötülediği, başka yerden edinilme imkanı bulunmayan ve davacı tarafa ait olan öğrenci bilgilerini haksız olarak kullandığı, haksız ve kusurlu fiilinin olduğu, haksız rekabette bulunduğu hususları ispatlanamadığı, gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.