11. Hukuk Dairesi 2023/533 E. , 2024/2571 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1349 Esas, 2022/1510 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/660 E., 2021/317 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının butlanının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzer…
**11. Hukuk Dairesi 2023/533 E. , 2024/2571 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1349 Esas, 2022/1510 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/660 E., 2021/317 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının butlanının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... Agri N.V.'nin davalı ... Holding A.Ş.'de yaklaşık %49 oranında paya sahip olduğunu, halihazırda davalı şirkette hissedar konumda bulunduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E., 2014/74 K. sayılı kararına dayanılarak, 05.01.2017 tarihinde davalı şirket olağanüstü genel kurul toplantısına çağırıldığını ve genel kurul toplantısı icra edildiğini, ancak yapılan bu genel kurul toplantısının usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, toplantıya dayanak olarak gösterilen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı kararında belirtilen hususlara dahi aykırı olduğunu, 05.01.2017 tarihinde davalı şirket yönetim kurulu tarafından tertip edilen olağanüstü genel kurul toplantısı hazirun cetvelinde, şirkete hissedar olan kişiler yer almazken şirketle bağı olmayan birtakım şahsiyetlerin hissedar olarak gösterildiğini ve bu suretle pay defterine aykırı bir şekilde genel kurul toplantısı icra edildiğini, davalı şirketin hissedarı olan ...’ya hazır bulunanlar listesinde yer vermemekle kalmayıp, şirkette hisseleri kalmayan Uzel Traktör San. ve Tic. Ltd. Şti.’ni hazır bulunanlar listesinde hissedar olarak gösterdiğini, oysa ki Uzel Taraktör San. Tic. Ltd. Şti.'nin kendisine ait olan hisselerini, davalı ... Holding A.Ş.’nin pay defterinin 19. sayfasından da görülebileceği üzere müvekkili Uzel Agri N.V.'ne devrettiğini, bu suretle şirket pay defterinin 23. sayfasında müvekkili Uzel Agri N.V. adına sayfa açılmış olduğunu, dolayısıyla yoklukla butlanı talep edilen 05.01.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, davalı şirkette hiçbir payı bulunmayan Uzel Traktör San. ve Tic. Ltd. Şti. yerine müvekkili ...nin yer alması gerektiğini ileri sürerek, usul ve yasaya açıkça aykırı olarak düzenlenmiş olan davalı şirketin 05.01.2017 tarihli genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesi uyarınca butlanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin %49 hissedarı olduğu iddiası ile işbu davayı ikame ettiğini, davacının iddiasının söz konusu hisseleri Uzel Traktör San. Tic. Ltd. Şti.'nden satın aldığı iddiasına dayanmakta olduğunu, davacı şirket ile hisse devri sözleşmesi yaptığı Uzel Traktör San. Tic. Ltd. Şti.'nin yöneticisi ... olduğunu, söz konusu devir işlemlerinin müvekkili şirketi zarara uğratmak amacı ile usulsüz ve hukuka aykırı şekilde yapıldığını, davalı şirket yönetim kurulu üyesi ... yerine yönetim kuruluna yeni üye atanması işleminin yoklukla malul olduğunu, ayrıca yoklukla malul olan bir işlem dayanak alınarak sonradan yapılmaya çalışılan işlemlerin de herhangi bir geçerliliklerinin olmadığını, bu itibarla ...’in geçerli katılımı olmaksızın Uzel Agri NV’ye hisse devrine ilişkin geçerli bir yönetim kurulu kararı alınmasının mümkün olmadığı hususunun derecattan geçerek kesinleşmiş mahkeme kararları ile sabit olduğunu, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. (Eski No:2007/599 E.) ile birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/175 E. sayılı sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen karar ile ...'in yönetim kurulu üyeliğinden çıkarılarak ...'nın yönetim kuruluna alınmaya çalışılan bu yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun sabit hale geldiğini, davacı şirketin davalı şirkette pay sahibi olmadığını, bu nedenle davanın husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının hissedar olanlara hazirun cetvelinde yer verilmediği ve hissedar olmayanlara yer verildiği iddialarının hazirun cetvelinin İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E., 2014/74 K. ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/13319 E., 2015/10748 K. sayılı kararları uyarınca hazırlanmış olması nedeniyle gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında bulunan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.04.2014 tarih, 2011/263 E. ve 2014/74 K. sayılı kararının incelenmesinden Uzel Traktör San. Tic. A.Ş. ile ...arasında geçerli bir hisse devrinin bulunmadığına karar verildiği, verilen bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.10.2015 tarih, 2014/13319 E. ve 2015/10748 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, gerek İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.04.2014 tarih, 2011/263 E. ve 2014/74 K. sayılı kararı, gerekse davalı şirket pay defteri, ticaret sicil kayıtları ve hazirun listesi dikkate alındığında davacı şirketin davalı şirkette pay sahibi olmadığı, bu itibarla genel kurul kararının butlanı davası açma hususunda aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı kararını hatalı yorumladığını, kararda muris Ahmet Uzel'den davacı ...'e miras yoluyla intikal eden bir kısım hissenin oğlu ... ve ...'e haksız olarak geçtiği iddiasıyla açılan hisse istirdatına ilişkin bir dava olduğunu, verilen kararda sadece 30.410.146,2 pay durumu ile ilgili değerlendirme yapıldığını, geriye kalan 29.969.287.853,8 adet pay ile ilgili mahkeme kararı olmadığı gibi bu hisselerle ilgili açılmış paydaş olmadığına ilişkin davanın da bulunmadığını, söz konusu davada davacının davalı dahi olmadığını, mahkeme kararının ancak tarafları bağlayacağını, davacının Uzel Holding A.Ş.'de hissedar olan Uzel Traktör... Ltd. Şirketi'ne ait 29.999.698,000 adet Uzel Holding hissesini 08.02.2008 tarihli sözleşme ile devralmak sureti ile hissedarı olduğunu, davacı şirketin hissedar olduğu hususunun aynı tarihli pay defterine işlendiğini, pay defterinin 23 üncü sayfasında görüleceği üzere davacının pay sahibi olduğunu, Uzel Traktör...Ltd. Şti.'de bulunan Uzel Holding A.Ş. hisselerinin davacı şirkete devredildiğinin pay defterine 08.02.2008 tarihinde yönetim kurulu kararı ile işlendiğini, davacı şirket aleyhine açılan paydaşlığın olmadığı tespiti talepli bir dava olmadığı gibi davacının taraf olmadığı başka bir mahkemenin gerekçesinin de davacının hisselerinin elinden alınması gerektiği yönünde yorumlanamayacağını, mahkeme gerekçesinde bir başka mahkemenin gerekçesinin kesin hüküm tahtına çıkarıldığını ve üstelikte hatalı değerlendirildiğini, pay defteri incelendiğinde davacı tarafın hissedar olduğu bu pay defterine göre genel kurul çağrısı yapılması gerektiğini, hazır bulunanlar listesinin hazırlanması gerekir iken davacı şirketin sanki pay defterinde kayıtlı değil gibi devreden şirkete davetiye göndererek gerçek olmayan hissedarlar ile genel kurul toplantısı yapıldığını, davalı şirketin dosyaya pay defterini sunmadığını, sadece kendisinin hazırladığı hazır bulunanlar listesini incelemeye sunduğunu, pay defterinin celb edilmesi durumunda davacının hissedar olduğunun tespit edileceğini, A.Ş.'de hissedar olmak için tüm işlemleri yerine getiren davacının hissedarlığının şirket pay defterine işlenmiş olmasına rağmen paydaş olarak hazır bulunanlar listesine eklenmeyerek mülkiyet hakkının gasp edildiğini ve genel kurullara da katılımının önlenmesi ile birlikte hisse satın alma sözleşmesi ile edinmiş olduğu sözleşmesel haklarının da ihlal edildiğini, şirket pay sahibinin vazgeçilmez hakları olan genel kurula katılma oy kullanma gibi haklarının elinden alındığını, ilgili dosyada alınan bilirkişi raporunda da davalı ...Ş.'nin hissedarı olarak davacı şirket olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın ...'in yönetim kurulu üyeliğinden çıkarılmaya çalışarak yerine başka bir üyenin yönetim kurulu seçildiğinden dolayı yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunu beyan etmiş ise de ortada davacı şirketin davalı şirket hissedarlığının sona erdirildiğine dair bir karar bulunmadığı gibi davalı yönetim kurulu tarafından davacıya yapılan hisse devri de bulunmadığından bu yöndeki beyanlarının da dinlenemeyeceğini, davacı şirketin davalının ortağı olduğundan davalı şirket yönetim kurulunca davet edilmeyerek hazırlanmış olan genel kurul toplantı çağrısına ilişkin kararlarının batıl olduğunu, 05.01.2017 tarihli genel kurulu kararlarının batıl olduğunun tespiti ile kararın kaldırılması gerektiğini, söz konusu genel kurul kararlarının davacı şirketin hissedar olmasına rağmen toplantılara davet edilmeden gerçekleştirildiğini, kurul kararının yok hükmünde olduğunu, dava konusu toplantılarda genel kurulun oluşmadığını, çağrının usulüne uygun yapılmadığını, mahkemece şirket pay defteri getirtilmeden deliller toplanmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacı şirket ortağı çağrılmadan oy kullanmasının ve genel kurul toplantısına katılma hakkının kullanmasının engellendiğini, bu sebeple dahi genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yokluk ve butlan hallerinde dava hakkının ilgililere, diğer bir anlatımla bu davaya açmakta korunmaya değer menfaati olanlara ait olduğu, bunların başta şirket ortakları olmak üzere alacaklılar ve yönetim kurulu üyeleri olduğu, bu bağlamda paylar üzerinde tesis olunan rehin hakkı ve intifa hakkı sahiplerinin sözü geçen kararın sakatlığının saptanmasında menfaatleri bulunduğu taktirde ilgililer kapsamına dahil sayılması gerektiği, somut davada davacının davasını ortaklık sıfatına dayandırdığı, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/263 E. sayılı dosya içeriği, ceza mahkemesi dosya içeriği ve tüm dosya kapsamından ve özellikle 6100 sayılı Kanun'un 204 ncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen ilamların sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar düzenlemesi kapsamından İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kurul kararının butlanla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.