6. Ceza Dairesi 2022/3987 E. , 2023/15179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/715 E., 2020/2228 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkr
**6. Ceza Dairesi 2022/3987 E. , 2023/15179 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/715 E., 2020/2228 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2018 tarihli ve 2017/390 Esas, 2018/377 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1- a- h, 168/1-3 üncü maddesini ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.10.2020 tarihli ve 2019/715 Esas ve 2020/2228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay tarihinde gece vakti sayılan zaman diliminde, minibüs şoförü olarak çalışan katılan ...'in durakta yolcu beklediği sırada, aralarında bir samimiyet bulunmayan sanığın minibüsüne elinde alkol ve bıçak ile geldiği ve kendisinden bira istediği, almadığı takdirde minibüsün hareket etmesine izin vermeyeceğini söylediği, katılanın sanığın alkollü olması nedeniyle olay çıkmasını engellemek düşüncesiyle bira alarak sanığa verdiği ve sanığın katılan ... ile birlikte tekrar minibüse binerek ön sağ koltuğa oturduğu, sonrasında Sonay'dan para istediği, katılanın vermemesi üzerine elindeki bıçağı katılana doğru sallayarak para kasasından 50,00 TL alıp, olay yerinden uzaklaştığı şeklinde kabul edilmiştir. 2. Sanık soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında dava konusu eylemi inkara dayalı savunmalarda bulunmuş, cezaevinden gönderdiği dilekçelerinde belirttiği, katılan ...'ın kuzeni Barış ile aralarında husumet bulunduğu ve katılan ile kuzeni Barış'ın olaydan hemen sonra yaptıkları telefon görüşmesi ile kendisine komplo kurdukları, bu görüşmenin telefon kayıtlarını mahkemeye sunacağını savunmuştur. 3. Katılan ...'in alınan 09.03.2018 tarihli beyanında; "Ben bu olay ile ilgili olarak polis merkezinde ayrıntılı olarak ifade vermiştim, o ifadelerim doğrudur ve aynen tekrar ediyorum. Ben sanığı daha önceden simaen tanıyorum, ancak herhangi bir samimiyetim yoktur. ... isimli şahıs benim teyzemin oğlu olur. Arda ve Aykut isimli kardeş olan şahısları da mahalleden tanıyorum. Olay akşamı ben minibüs durağında kendi aracımda yolcu beklediğim sırada içeride arkadaşım ... ile birlikte 3-5 tane de yolcu vardı. Bu sırada sanık minibüsün yanına gelerek dışarıdan camdan bir şekilde kendisi ile konuşmaya başladık. Daha sonra kendisi ben davet etmediğim halde minibüsün içerisine bindi. Sanığın bir elinde bira vardı, diğer elinde de bıçak vardı. Bana aynı gün sabah saatlerinde ... ile yaşadığı olayı anlatırken aynı zamanda hem Barış'a hem de Arda ve Aykut'a yönelik küfürlü sözler de söylüyordu. Daha sonra sanık minibüsten indi. Hemen akabinde tekrar minibüsün ilk basamağına ayağını koyarak yine aynı bıçak elinde olduğu halde benden kendisine bira almamı istedi. Ben ilk başta almayacağımı söyledim. Ancak sanık bana bira almadığım takdirde bu minibüsün buradan hareket etmeyeceğini söyledi. Ben de daha fazla olay çıkmaması için sanık ile birlikte yakında bulunan bir markete giderek kendisine bir tane bira aldım. Tekrar minibüsün içerisine bindik. Sanık minibüsün ön sağ koltuğuna oturduktan sonra kendisine para vermemi söyledi. Ben zaten az bir yevmiye aldığımı söyleyerek para veremiyeceğimi belirttim. Bunun üzerine sanık elinde bulunan bıçağı bana salladı ancak isabet ettiremedi. Minibüsün motorunun bulunduğu yerin üst kısmında kapalı şekilde duran para kasasının kapağını kaldırarak içerisinden bir adet 50 TL'lik banknot alıp minibüsten aşağıya indi." şeklinde beyanda bulunmuş, mahkeme aşamasında ise "Sanık o gece benden 50 TL. para almadı. Sanık olayın başında benim minibüsüme geldiğinde kafası güzeldi. Elinde de kapalı vaziyette bir bıçak vardı. Bana özellikle kendisine bira almamı söylemişti. Ben zaten 50,00 TL. yevmiye ile çalıştığımı, bira alamayacığımı söyledim." Ancak bu kez sanık bana "Bira almazsan, bu minibüs buradan kalkmaz" şeklinde sözler söylediği için ben istemiyerek de olsa daha fazla olay çıkmaması için markete gidip kendisine bira aldım. Sanığın benden para alması söz konusu değildir. Sanığın elinde kapalı vaziyette bıçak vardı, ancak bu bıcağı bana doğru herhangi bir şekilde sallamadı ve yöneltmedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. 4. Olay günü, olay yerine ait kamera kayıtlarına ilişkin CD ile CD İnceleme Tutanağı dosya arasında mevcuttur. 5. BTK'dan alınan müştekinin kullandığı annesi adına kayıtlı telefonun HTS kayıtları, dosya arasında bulunmaktadır. 6. Tanık M. A. Beyanında; "Olay tarihinde akşam saatlerinde ben arkadaşım olan Sonay'ın bulunduğu minibüsün ön sağ koltuğuna oturmuştum, onunla sohbet ediyorduk. Arkadaşım Sonay bu minibüste yevmiye karşılığı şoförlük yapmaktadır. Bu sırada minibüsün içerisinde herhangi bir yolcu yoktu. Bir süre sonra minibüsün yanına daha önceden hiç görmediğim ve tanımadığım şuan huzurda bulunan sanık geldi ve Sonay ile konuşmaya başladılar. Ben ne konuştuklarını tam olarak duymadım. 1-2 dakika sonra müşteki Sonay'ın herhangi bir daveti olmadığı halde sanık kendiliğinden minibüsün içerisine gelip bindi. Bindiğinde sanığın bir elinde bira şişesi diğer elinde de bir çakı bıçağı vardı. Tam olarak bıçağın niteliğini görmedim ancak ekmek bıçağı değildi, açılıp kapanabilen bir bıçaktı. Sanık bana müşteki ile birşeyler konuşacağını söylemesi üzerine ben minibüsten aşağıya indim. Dışarıda beklerken minibüsün içerisine bir kaç tane yolcu da gelip bindiler. Bu arada ben tekrar minibüse bindim. Bu esnada sanık müştekiden kendisine bira almasını söyledi. Müşteki önce kabul etmedi, ancak sanığın "bana bira alacaksın, yoksa arabayı buradan kaldırttırmam" demesi üzerine müşteki daha fazla problem çıkmaması için sanık ile birlikte yakındaki markete giderek ona iki adet bira aldı. Daha sonra tekrar minibüse geldiler. Müşteki kendi şoför kolduğuna oturdu. Sanık da onun yanındaki ön sağ koltuğa oturdu. Sanık müştekiden kendisine para vermesini söyledi. Ancak müşteki "ben zaten 30,00 TL yevmiye ile çalışıyorum, veremem" demesi üzerine sanık elinde bulunan bıçağı müştekiye doğru salladıktan sonra minibüsün motor kaputunun üstünde bulunan para kasasını eli ile açtıktan sonra içerisinde bulunan bir adet 50,00 TL.'lik kağıt parayı aldı. Daha sonra minibüsten indi. Arkadaşım Sonay bana biraz önce bira almış olduğu marketçiye kalan küçük miktardaki borcu vermem için markete yolladı. O esnada ben sanığı ağaçların altında dururken gördüm, kendisi beni yanına çağırdı ancak ben markete gittiğimi söyleyerek onun yanına gitmedim. Markete parayı verdikten sonra da başka bir yoldan sanığa görünmeden tekrar arkadaşım Sonay'ın yanına geldim. Birlikte yolcuların seferini yaptık. Servis bittikten sonra şikayette bulunmak için karakola gittik." şeklinde beyanda bulunmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunup bulunmadığına yer verilir. IV. GEREKÇE Olay günü Sanığın katılandan bira ve 50,00 TL para aldığı olayda; sanığın katılana yönelik eylemi hakkında nitelikli yağma kapsamında mahkûmiyet hükmü verilmiştir. Herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin değer azlığı indirimi de uygulanmamıştır. 5237 sayılı Kanun'un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2 nici maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir.” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 145 inci maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, "ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur. Y.C.G.K.'nın 15.12.2009 günlü, 6/242-291 Esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 5237 sayılı Kanun'un 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez. Hâkim indirim oranını 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. 5237 sayılı Kanun'un 145 ve 150/2 nci maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Kanun'un 223, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır. Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Kanun'un 145 veya 150/2 nci maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır. Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır. Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, katılandan bir bira ve 50,00 TL para yağmalaması karşısında, suç tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması gerekir. Açıklanan nedenlerle; 5237 sayılı Kanun'un 150/2 nci maddesiyle sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması hususunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi’nin 19.10.2020 tarihli ve 2019/715 Esas, 2020/2228 Karar kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.