T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1415 - 2026/817 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1415 KARAR NO : 2026/817 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2021 NUMARASI : 2019/200 Esas, 2021/395 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1415 - 2026/817 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1415 KARAR NO : 2026/817 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2021 NUMARASI : 2019/200 Esas, 2021/395 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 16/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/10/2021 tarih ve 2019/200 Esas, 2021/395 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin 11.08.2018 tarihinde çarpışması sonucunda davacının ağır yaralandığını, uzun dönem yatağa mahkum kaldığını, bu dönemde okulundan ve derslerinden geri kaldığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün ağır kusurlu olduğunu, davalı şirketin ... plakalı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet sigortacısı olması nedeniyle meydana gelen zararın tazmininden sorumlu olduğunu, davadan önce davalıya müracaat edilmiş ise de netice alınamadığını, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek belirsiz olan maluliyetten kaynaklı zararın tespiti ile FİHS tutarak (1.000,00 TL harç değerli) zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava olunmuştur. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maluliyetten kaynaklı zarar talebinin açıklanması gerektiğini, davacının müvekkiline ibrazı gereken zorunlu evrakları teslim etmediğinden başvuru şartının yerine getirilmediğini ve müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, kazaya karışan aracın kaza tarihi itibarıyla müvekkili nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve davacının gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, ayrıca ehliyetsiz olarak motosiklet kullandığını, tarafların kusur durumunun ve davacının sürekli maluliyet oranının ilgili yönetmeliklere göre ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, tazminatın poliçe genel şartlarında belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanması gerektiğini, davacının kaza sırasında motosiklet kullanırken kask takmadığını ve kafa bölgesinden yaralandığını bu nedenle zarardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 78.783,11 TL sürekli işgöremezlik maddi tazminatının %20 müterafik kusur indirimi sonucu kalan 63.026,48 TL’nin dava tarihi olan 10/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile (miktar poliçe limiti dahilinde ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının geçici işgöremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde ; davacı ...'nin dava devam ederken 18 yaşını tamamladığını ve reşit olduğunu ,kaza tarihinde ve dava açılırken her ne kadar dava ehliyeti bulunmayıp anne ve babasının onun adına velayeten davayı açmış ise de davacının karar tarihinden yaklaşık 1,5 yıl önce 18 yaşını tamamladığını, dolayısıyla anne ve babanın taraf ehliyetlerinin son bulduğunu, mahkemece davacıya davada taraf olmak isteyip istemediğine dair beyanda bulunması için davetiye gönderilmesi ya da dosyada reşit olmadan önce vekaletnamesi bulunan vekile davacı tarafından verilmiş vekaletname ibrazı için süre verilmesi gerekirken söz konusu usulü işlemin yerine getirilmediğini, kararda kabul edilen kısım yönüyle hukuka usule ve yasaya aykırı olduğunu, taraf teşkilinin sağlanmadığını ve dosyada keşif yapılmadığı, kusur bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi değil zararın taraflarınca öğrenileceği talep edileceği tarih olan aktüer bilirkişi raporu akabinde sunulacak olan ıslah dilekçesi tebliğ tarihi olacağını, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hukuken hatalı olduğunu, hükmolunan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yapılmamış olmasının hukuka aykırı olduğu, müvekkili şirket aleyhine faize hükmedilebilmesi için temerrütün gerçekleşmesi gerekmekle müvekkili şirketin mevzuata uygun şekilde temerrüde düşürülmediğinden faiz isteminin reddi gerekirken kabul edilmesinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasında meydana gelen yaralanmadan kaynaklı maluliyet nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 78.783,11 TL sürekli işgöremezlik maddi tazminatının %20 müterafik kusur indirimi sonucu kalan 63.026,48 TL’nin dava tarihi olan 10/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile (miktar poliçe limiti dahilinde) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının geçici işgöremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekilinin davacı anne ve baba yönünden taraf teşkilinin sağlanmadığına yönelik istinaf talebi bakımından yapılan incelemede; Davalı vekili davacının dava tarihinde 18 yaşından küçük olduğunu, yargılama aşamasında 18 yaşını ikmal ederek reşit olduğunu, bu nedenle anne ve babası tarafından açılan davada taraf teşkilinin sağlanmadığını belirtmiş ise de Dairemizce istinaf incelemesi için dosya Dairemize geldiğinde davacı asil ...'nin 18 yaşını ikmal etmiş olması nedeniyle yargılamayı yürüten vekilin geçerli vekaletname vermesi için geri çevirme kararı verilmiş olup bu kapsamda yaralanan davacı asil ... tarafından vekaletname eksikliği tamamlanmış ve yargılamayı yürüten Avukat ...'a vekaletname vermiş olduğu anlaşıldığından davalının bu istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Dosya arasında bulunan kaza sonrasında düzenlenen ve aksi davalı tarafından kanıtlanamayan kaza tespit tutanağı incelendiğinde davalı sürücünün sola dönüş kurulanı ihlal ettiği, dosyamız davacısının ise kavşakta yaklaşırken hızını azaltmadığı bu nedenle kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır. Davacının yaralanmasına neden olan kaza nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/381 esas sayılı dosyasından alınan kusur raporu incelendiğinde kaza tespit tutanağıyla uyumlu şeklide davalı sürücünün sola dönüş kuralını ihlal etmekten kaynaklı olarak asli kusurlu olduğu, davacının ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamış olmamasından kaynaklı olarak tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/381 esas sayılı dosyasında yapılan itirazlar üzerine bu kez ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 19.11.2019 günlü kusur raporunda önceki kusur bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağıyla uyumlu şekilde davalı sürücünün sola dönüş kuralını ihlal etmekten kaynaklı olarak asli kusurlu olduğu, davacının ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamış olmamasından kaynaklı olarak tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Son olarak mahkemece ... ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmış olup söz konusu 27.02.2020 günlü raporda önceki raporlara uyumlu şekilde davalı sürücünün sola dönüş kuralını ihlal etmekten kaynaklı olarak asli kusurlu olduğu, davacının ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamış olmamasından kaynaklı olarak tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Buna göre dosya içerisinde bulunan tüm kusur raporlarının aksi davalı tarafından kanıtlanamayan kaza tespit tutanağıyla uyumlu olduğu, kazanın oluşumunda davalı sürücünün sola dönüş kuralını ihlal etmiş olması nedeniyle asli kusurlu olarak kabul edilmiş olmasının olaya oluş ve özelliklerine uygun olduğu aksinin davalı tarafça kanıtlanamadığından kusura ilişkin istinafının reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin incelenmesinde ise; Davacının 11.08.2018 günlü trafik kazasından kaynaklı yaralanmasına bağlı olarak oluşan maluliyet nedeniyle maluliyetinin tespit edilerek zararının belirlenmesinin teknik bir konu olması nedeniyle belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmasına, dosya arasında bulunan ATK 2. İhtisas Kurulunun 28.09.2020 günlü maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesine, mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporunun Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında oluşan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yerleşik İçtihatlarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak davacının geliri asgari ücret esas alınmak suretiyle belirleniş olmasına, kazanın oluşumunda davacının kaskının takılı olmaması nedeniyle belirlenen tazminattan mahkemece Yargıtay İçtihatlarına uyumlu şekilde %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm kurulmuş olmasında hükolunan tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmiş olmasına göre mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda her hangi bir yanlışlık bulunmadığından istinaf başvurusunun esestan reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/10/2021 tarih ve 2019/200 Esas, 2021/395 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 4.305,34 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 1.076,34 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 3.228,98 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.16.03.2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır