(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/474 E. , 2013/19048 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 114 ada 7 parsel sayılı 2133,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, 114 ada 23 parsel sayılı 5710,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya,…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/474 E. , 2013/19048 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 114 ada 7 parsel sayılı 2133,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, 114 ada 23 parsel sayılı 5710,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 114 ada 63 parsel sayılı 1464,61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan sözedilerek ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 114 ada 7, 23 ve 63 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında da taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki; dosya içeriğine göre yerel bilirkişi beyanları ve tanık sözleri soyut nitelikte, gerekçesiz, olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi birbiriyle de çelişkilidir. Öte yandan zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir. Böylesine yetersiz, araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.