11. Hukuk Dairesi 2022/3704 E. , 2023/7559 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/460 Esas, 2022/450 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/538 E., 2019/271 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahk
**11. Hukuk Dairesi 2022/3704 E. , 2023/7559 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/460 Esas, 2022/450 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/538 E., 2019/271 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "BİZİM" esas unsurlu markalar altında toptan satış mağazacılığı alanında faaliyet gösteren köklü bir firma olduğunu, "BİZİM" esas unsurlu markaların toptan market zincirinin adı haline geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, açılan davalarda kesinleşen kararlara rağmen kullanılmaya devam edildiğini, davalının ticari işletmesinin tabelasında kullandığı markaların müvekkiline ait "BİZİM" esas unsurlu markalarla iltibas oluşturduğunu ileri sürerek davalının eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu fiillerin önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, "BİZİM BAKKAL" ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürelerin geçmiş olması hasebiyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığı için açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL – 84", “her zaman yanınızda”, "YAYLA GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığı gibi alakasız şekilde kanun yolu ile ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını, bu konudaki tazminat haklarını saklı tuttuklarını, açılan dava haksız ve hukuka aykırı olduğu için davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde keşif sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 84" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında iş yeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin mevcut olmadığı, BİZİM ibaresinin yazılı olduğu kısmın boyanarak kapatıldığı, iş yerindeki ürün kolisi ve poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin aynen kullanıldığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtaydan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının tescilli ticaret unvanının bulunmadığı gerekçesiyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının BİZİM markasının kendisine ait tanınmış marka olduğunu ileri sürmüşse de, BİZİM markasının dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş adına kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacının talebinin BİZİM ibaresinin değil BİZİM BAKKAL ibaresinin kullanılmasının önlenmesini talep ettiğini ancak sanki BİZİM ibaresinin men'ine karar verildiğini, davacı markasının BİZİM ibaresi olduğunu, müvekkilinin BİZİM BAKKAL ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, bu ibare üzerinde hak ileri süremeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının aleni olan ticaret sicil kayıtlarını inceleyip dava açması gerekirken, kolaylıkla bilgi sahibi olabileceği konudaki taleplerini şarta bağlamasının yerinde olmadığını, dosyada davanın açıldığı tarihte müvekkilinin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde BİZİM markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü BZM ibaresinin bile BAKKALIM ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihinin öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde BİZİM ibaresinin kullanılmadığını, talimat dosyası bilirkişisi marka vekilinin 19.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...davacıya ait olan "BİZİM" ibareli marka davalı tarafından işletme tabelasında ve işletme unvanında kullanılmadığı, işletme içerisinde bulunan ürün fiyat afişinde "BİZİM BAKKAL GIDA KOLİSİ" ibaresinin yazılı olduğu, plastik poşet üzerinde " BİZİM BAKKAL 84 YAYLA GIDA GÜVENİN ADRESİ" ibaresinin yazılı olduğu.." tespit ve değerlendirilmesinde bulunulduğunu, BİZİM ibaresinin tabelada veya ürünlerde dava açılışı sırasında kullanıldığını iddia eden tarafın, dava açmaya yakın, makul süre içerisinde davalının kullanımını tespit etmesi gerektiğini, müvekkilinin kullanımında BAKKALIM ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak, yani normalde o markanın iltibas teşkil edebilecek benzerlerinin başkası tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce BİZİM ibaresini sildirdiğini, alttan hafif görünüyor olsa dahi silmenin görünen ilişkiyi yok etmek anlamına geldiğinden iltibası yok edecek bir durum olduğunu, üstünü boyatarak silme halinde dahi, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun müvekkilinin savunmalarını doğruladığını, davacı için tanınmışlığı olmayan bir markanın coğrafi işaretler ve dans eden insan figürleri ile tamamen farklı bir görüntü içeren bir görüntü ile iltibas yaratmasının imkansız olduğunu, Trabzon Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde sadece 1 adet davacı mağazası olduğunu, buna karşın yüzlerce bakkal olduğunu, ortalama seviyedeki tüketicinin davacı markasının varlığından bile haberdar olmadığını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, Mahkemenin taktirinde hataya düşmediği kabul edilirse, şartlı talep oluşturulamayacağından unvan terkini talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan talimat raporunda davalı işyerinin ön ve yan cephesindeki tabelalarındaki BİZİM ibaresini boya ile kapattığı, ürün fiyat afişinde ve plastik alış veriş poşetinde “BİZİM” ibaresinin yer aldığının tespit edildiği, davacı tarafça ibraz edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelalarda "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullandığı, daha sonra tabelalarda BİZİM ibaresinin üzerinin boyandığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabelalardaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edilmekle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da, davalı tarafın kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit edildiği, davalı tarafın ürün fiyat afişi ve plastik poşetlerde BİZİM ibaresini birebir kullandığı, markasal kullanımda asıl unsurun "BİZİM BAKKAL" ibaresi olduğu, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında, iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve menine karar verilerek, davalının kullanımının bulunduğu tabelada BİZİM ibaresi kapatılmakla, tabeladaki BİZİM markasının kullanımının ref'i talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ürün fiyat afişi ve plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece davanın tam kabulü ile, davalının kullanımının bulunmadığı ürünler üzerinde kullanım ve iş evrakında kullanımın markaya tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespiti, men'i ve refine karar verilmesi , markanın kullanıldığı ürünlerin üretilmesi, ürettirilmesi, bu ürünlerin satılması, internet üzerinde tanıtım, reklam ve promosyon yapılmasının önlenmesi ve men'ine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalının tacir değil esnaf olduğunun anlaşıldığı, vergi levhasında işletme adı olarak BİZİM ibaresini kullanmadığı, kasa fişinde BİZİM BAKKAL ibaresini markasal olarak kullandığı, bu durumda ticaret unvanı kullanımı değil, işletme adı kullanımı söz konusu olmakla birlikte, işletme adı kullanımı ile ilgili Mahkemece karar verilmediğinden, istinaf başvurusunda bulunanın sıfatına göre bu hususa değinilmekle yetinildiği, davalının ticaret unvanı kullanımı bulunmadığından, Mahkemece unvan terkini talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ref'i talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun 29, 149 uncu maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.