11. Hukuk Dairesi 2012/704 E. , 2013/1401 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.10.2011 tarih ve 2011/277-2011/598 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler
**11. Hukuk Dairesi 2012/704 E. , 2013/1401 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.10.2011 tarih ve 2011/277-2011/598 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketin ihraç ettiği malları taşıdığını, ancak davalının müvekkili şirkete ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını ve takibin davalının haksız itirazıyla durduğunu ileri sürerek haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın CMR 32. maddeye göre 1 yıl içinde açılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, CMR’nin 32. ve TTK’nun 767. maddesinde düzenlenen bir yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, navlun alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, navlun alacağına konu taşımaların Türkiye'den Fransa'ya yapılması nedeniyle uyuşmazlığa Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyat Mukavelesi (CMR) hükümlerinin uygulanması gerekir. Zamanaşımının başlangıç tarihi ve zamanaşımı süresi ile ilgili hüküm ise CMR'nin 32. maddesinde düzenlenmiştir. Bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlara dayanılarak açılacak davalar, CMR'nin 32. maddesi uyarınca üç yıllık zamanaşımına, bunun dışındaki nedenlerle dayanılarak açılan davalar ise, aynı madde gereğinde bir yıllık zamanaşımına tabidir. Bu dava ile navlun alacağının tahsili istendiğine göre, bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu sonucuna ulaşılacaktır. Mahkemece 23 adet CMR belgesinin 17.04.2009 ile 19.02.2010 tarihleri arasında düzenlendiği, icra takibinin ise 22.03.2011 tarihinde yapıldığı, en son taşıma işlemi olan 19.02.2010 tarihi itibariyle 1 yıl 1 ay 3 gün geçtiğinden bahisle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. CMR 32. maddesi üç ayrı durum için üç ayrı zamanaşımı başlangıç anı tesbit etmiştir: Kısmi kayıp, hasar ve gecikme durumunda, zamanaşımı teslim tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Bu gibi durumlarda, kısmen, hasarlı veya geç dahi olsa malların teslimi gerçekleşmemiştir. Bu sebeple teslimin söz konusu olmadığı durumlarda CMR'nin 32/1. maddesinin (a) bendi değil, (c ) bendi uygulanacaktır. Tam kayıp durumunda ise, artık teslim söz konusu olmadığı için, (a) bendinden farklı bir başlangıç anı esas alınmıştır. Buna göre, bu durumda zamanaşımı, taraflarca teslim için kararlaştırılan sürenin dolmasından 30 gün sonra başlar. Taraflar arasında, teslim için herhangi bir süre belirlenmemişse, zamanaşımı, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından itibaren 60 gün geçtikten sonra başlayacaktır. Bunun dışında kalan bütün diğer durumlarda taşıma sözleşmesinin yapılmasından itibaren üç ay sonra zamanaşımı işlemeye başlayacaktır. Görüldüğü gibi, kayıp, hasar ve gecikme durumunda zamanaşımının başlangıcı için teslim anı veya malların teslim edilmesi gereken an esas alınmıştır. Bu durumda navlun alacağının CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesine öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi, somut olayda uygulanması gereken aynı maddenin 1-c bendi uyarınca, taşıma sözleşmesinin akdedildiği tarihten sonraki 3 aylık dönemin sonunda başlayacaktır. Tek bir seferde taşınması kararlaştırılmış olan eşyanın gönderilene parça parça teslim edilmesi halinde zamanaşımı son parçanın teslim edildiği tarihte işlemeye başlar, buna karşılık eşyanın belli süreler içinde kısım kısım taşınması kararlaştırılmışsa, her kısım için ayrı ayrı bir zamanaşımı işler. Bu durumda mahkemece davalı tarafın zaman aşımı savunmasının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.