11. Hukuk Dairesi 2024/2597 E. , 2024/6230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/257 Esas, 2022/211 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul - karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davalı ... yönünden atiye terk sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı Banka yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Banka vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairec
**11. Hukuk Dairesi 2024/2597 E. , 2024/6230 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/257 Esas, 2022/211 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul - karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davalı ... yönünden atiye terk sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı Banka yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Banka vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalı Banka vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından şube müdürü davalı ...'nın usulsüz işlemleri ile 200.000,00 USD çekildiğini, bu davalı hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek 200.000,00 USD'nin çekildiği 03.02.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek mevduat hesabı ile birlikte davalı Banka ile parayı çeken ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili yargılama aşamasında davalı ... hakkındaki davasını atiye terk etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; dava konusu işlemlerle firma hesabından çekilen paraların daha sonra firmanın ortaklarının ve yetkililerinin hesaplarına gönderildiğini, bu bedellere hesap sahipleri tarafından itiraz edilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı ... ile mudiler arasında kurulmuş yakın ilişkinin, şubeye gelmeden işlem yapma alışkanlığı doğurduğu, bununla birlikte akrabalık bağı bulunan pek çok kişinin aynı şubede hesabının bulunduğu, mevcut durumun hesapların istismarına zemin hazırladığı, davalı Banka eski çalışanı ... tarafından gerçekleştirilen usulsüz işlemlerin, genel olarak birbirini tanıyan ya da akraba olan kişiler üzerinden gerçekleştirilmiş olduğu, davacı şirket hesabından çekilen paraların ... ve ... ...'nin şahsi hesapları aracı kılınmak suretiyle zimmete geçirildiği, bu şahısların davacı şirket ortağı ... ...'nin amca çocukları olduğu, ancak bu kişilerin davacı şirket ile bir irtibatlarının tespit edilemediği, para transferinin bu kişiler üzerinden yapılmasının eylemi gizlemeye matuf olduğu, nitekim bu kişilerin de ceza yargılaması kapsamında mağdurlardan oldukları, her birinin aynı şubede hesabının olmasının bu işlemlere olanak tanıdığı, ne var ki keyfiyetin yapılan işlemlere icazet olarak değerlendirilemeyeceği, 3 adet toplam 197.979,00 USD tutarındaki işleme ait dekont üzerinde de aynı uyumsuz imzaların bulunmasına, bahse konu 3 adet işlem dekontu üzerindeki imzaların davacı şirket yetkilisinin imzasıyla uyumlu olmamasına rağmen, söz konusu 3 adet işleme itiraz edilmediği, ancak dosya içeriğinden anlaşılabildiği kadarıyla davacı hesabından bahse konu 3 adet usulsüz işlemle çekilen paraların anılan davacı şirket ortaklarının hesaplarına diğer 3.şahıs hesapları üzerinden dolaştırılarak tekrar iade edildiği, bu 3 adet işleme itiraz edilmemesinin tabii olduğu, 3 adet işlemin bir teamül-icazet anlamında yorumlanamayacağı, davacı şirket hesabından sahte imza ile çekilip şirket ortakları hesabına ya da davacı şirket hesabına 100.000,00 USD'lik (25.000,00 + 75.000,00) işlem dışında geri dönmeyen bir para hareketine rastlanılamadığı, davacı şirket tasarrufundan çıkarılarak diğer usulsüz işlemlerden farklı olarak da tekrar davacı şirket tasarrufuna döndürülmemiş olan toplamda 100.000,00 USD'nin davalı bankadan tahsili gerektiği gerekçesiyle davalı Banka yönünden davanın kısmen kabulü ile 100.000,00 USD'nin 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince 04.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının davalı ... Finansbank A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Banka vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 07.12.2023 tarihli, 2022/5115 E. ve 2023/7154 K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davalı Banka vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin. 2. İlgili Hukuk 1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 2.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 463 üncü madde. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Banka vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. V. SONUÇ: Davalı Banka vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalı Bankadan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.