11. Hukuk Dairesi 2010/14836 E. , 2012/19033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2010 tarih ve 2009/238-2010/100 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 23.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı karşı davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işler
**11. Hukuk Dairesi 2010/14836 E. , 2012/19033 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2010 tarih ve 2009/238-2010/100 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 23.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı karşı davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 3.14 ve 16. sınıflarda tescilli “GENTLEMAN” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalıların ise aynı ibareyi çıkarttıkları dergide isim olarak kullandıklarını ileri sürerek, davalıların eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu eylemlerin önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinin söz konusu ibareyi, bu ibare üzerinde hak sahibi bulunan dava dışı şirket ile yaptıkları anlaşmaya dayalı olarak kullandıklarını, yurt dışında mukim bu şirketin TPE nezdinde tescilli “MF GENTLEMAN” markasının da sahibi olduğunu, davacının kötüniyetle hareket ettiğini ve 3. kişilere ait tanınmış markaların birebir aynılarını adına tescil ettirdiğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşılık davasında ise davacının adına tescil ettirdiği dava konusu markayı 16. sınıfta bulunan basılı yayınlar emtiasında kullanmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın anılan sınıf yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının 05.04.2005 yılında markalar siciline tescil edildiği, karşı davanın açıldığı tarih gözetildiğinde 556 sayılı KHK'nın 14. maddesinde öngörülen beş yıllık sürenin dolmadığı, dolayısıyla karşı davanın erken açıldığı, davalılardan Dünya Yayıncılık A.Ş.'nin “MF GENTLEMAN” isimli dergiyi çıkarmak için İtalya'da mukim şirket ile lisans anlaşması imzaladığı, söz konusu derginin ilk defa Kasım 2006 yılında çıkarılarak diğer davalılar aracılığıyla dağıtıldığı, yurt dışında mukim şirket adına aynı ibarenin marka olarak tescilli olması karşısında davalıların kullanımlarının markasal bir kullanım olarak nitelendirildiği, ayrıca geniş bir dağıtım ağına sahip bulunan ve 2006 yılından bu yana yayınlanan dergiden davacının haberdar olmadığının söylenemeyeceği, davacının davalılara karşı bu ibarenin kullanılmasını önlemek için uzun süre dava açmaması nedeniyle davalıların korunmaya değer bir hukuki durum kazandıkları, diğer bir deyişle davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı, öte yandan davacının yabancı bir kelime olan “GENTLEMAN” ibaresini adına tescil ettirdiği, ancak bu markayı taşıyan bir dergiyi yahut bir ürünü piyasaya sunmadığı, anılan ibareyi Türkçe'de kullanıldığı gibi centilmen biçimde değil de neden anılan şekilde tescil ettirdiğini de kanıtlayamadığı, başkalarına ait olduğu açık bulunan ve bilinen “bylgari, james bond, mon cher, mon blanc, britney spears, ray-ban, sex and the city, wrangler” gibi birçok markayı adına tescil ettirmesinden davacının dava konusu markayı tuzak ve engelleme markası olarak tescil ettirdiği yönünde bir kanı oluştuğu gerekçesiyle asıl ve karşılık davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı kullanımının tescilli marka hakkı sahibi ile lisans sözleşmesi yapılarak gerçekleştirildiğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 23.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.