T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1238 Esas KARAR NO : 2025/1275 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2020 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/12/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 11.10.2013 tarihinde müvekkili ile davalı arasında 01.10.2012 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere Belirsiz Süreli H…
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1238 Esas KARAR NO : 2025/1275 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2020 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/12/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 11.10.2013 tarihinde müvekkili ile davalı arasında 01.10.2012 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere Belirsiz Süreli Hizmet Sözlemesi imzalanmış olduğunu, davalının işbu sözleşme ile müvekkili şirkette 01.10.2012-30.07.2020 tarihleri arasında çalışmış olduğunu, davalının müvekkili nezdindeki son brüt maaşının 3.165,00 TL olduğunu, davalı işçinin serviste çalışmak üzere işe alınmış olduğunu, müvekkilinin davalıyı ustalık çıraklık ilişkisi çerçevesinde sıfırdan yetiştirmiş olduğunu, müvekkilinin aktarmış olduğu bilgi, tecrübe neticesinde davalının kalifiye bir eleman olduğunu, davalının 30.07.2020 tarihli istifa dilekçesinde, çalıştığı sürenin bütünü nedeniyle iş yerinden herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını, ücretini ve sosyal haklarının tamamını eksiksiz olarak aldığını beyan ederek müvekkilini ibraz etmiş olduğunu, işçinin istifasını vermesi akabinde işyerine uğramamış olduğunu, rakip bir firmada çalışmaya başlamış olduğunu, davalının istifa eder etmez rakip firmada çalışmaya başlamış olduğunu ve işveren müvekkilinin ticari ve mesleki sırlarını ifşa etmiş olduğunu, davalının rakip firmada çalışabilmek için müvekkilinin iş yerinden istifa etmiş olduğunu, davalının ihbar süresini beklemeksizin rakip firmada çalışmaya başlamış olduğunu, davalının sır saklama ve gizlilik taahhüdüne de aykırı davranış sergilemiş olduğunu beyanla; davanın kabulü ile, 11.10.2013 tarihli Belirsiz Süreli Hizmet Sözleşmesinin Rekabet yasağı ve 3.kişiler lehine iş yapmama taahhüdüne aykırı davranışları nedeniyle son aldığı brüt ücretin 6 katı oranında cezai şart bedeli olan 18.990,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 11.10.2013 tarihli Belirsiz Süreli Hizmet Sözlemesi'nin Sır Saklama ve Gizlilik Taahhütlerine aykırı davranışları nedeniyle son aldığı brüt ücretin 6 katı oranında cezai şart bedeli olan 18.990,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 11.10.2013 tarihli Belirsiz Süreli Hizmet Sözleşmesi'nin Sadakat Borcu ve Özenle Çalışma Yükümlülüğü'ne aykırı davranışları son aldığı brüt ücretin 6 katı oranında cezai şart bedeli olan 18.990,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 10.000,00 TL manevi ve itibar tazminatının işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmamış olduğunu ve görevli mahkemenin Bakırköy İş Mahkemeleri olduğunu bu nedenle görev itirazları bulunduğunu, müvekkilinin rakip firmada çalıştığı ile gizlilik sözleşmesine aykırı davrandığı iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu, davalının nihai amacının aleyhlerine açmış oldukları iş davasını sürüncemede bırakmak olduğunu, davacının müvekkilini yetiştirdiği, eğitim verdiği söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını, davacının iddia ettiği zararı ve sır saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığını ispatlar delili ve belgeyi ibraz edemediğinden bu iddialarının da soyut ve dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşme altındaki imza müvekkiline ait olsa dahi sözleşmenin geçerliliğinin de sorgulanması gerektiğini, zira işçiye tek taraflı borç yükleyen genel, soyut ve belirli bir mülki birim ile sınırlandırılmayan bu tarz sözleşmelerin geçerli olmadığının yerleşik Yargıtay kararları ile sübut olduğunu beyanla; davacının davasının reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesi talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında imzalanın Belirsiz Süreli Hizmet Sözleşmesinde yer alan Rekabet Yasağı ve Gizlilik ve İfşa Etmeme Taahhüdüne aykırı hareket eden davalının manevi tazminat ve ceza şart ödemesi talebi istemine ilişkindir. -İşbu davanın ilk olarak Mahkememizin 16/02/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile görülerek karara bağlandığı, ilgili kararda İş Mahkemeleri'nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, işbu görevsizlik kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile incelenerek karara bağlandığı ve iş mahkemelerinin görevli olduğuna yönelik tespitin yerinde olduğuna karar verilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir. -Akabinde Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin 08/03/2022 tarih, ... esas ... karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas .. Karar sayılı ilamı ile istinaf incelemesinin yapıldığı, ilgili kararda "Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesince , İş Mahkemesinin görevli olduğu yönündeki verilen ilk kararın istinaf edilmesi sonrasında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 24/06/2021 tarih, ... Esas- .... Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar ile İş Mahkemesin görevli olduğu, görevsizlik kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi yönünde verilen kararı kesin ve mahkemeyi bağlayıcı nitelikte bir karardır. Bu durumda yasa yolundan geçerek kesinleşen görevsizlik kararının diğer mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olduğu, Dairemizce kesin ve bağlayıcı nitelikteki verilen kararın kaldırılmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla, Dairece yapılan denetim sonrasında yasa yolundan geçerek kamu düzenine ilişkin olan görev hususu kesinleşmiş olup, davaya bakma görevinin Bakırköy .... İş Mahkemesine ait olduğu, yargılamanın bu mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." gerekçesiyle dosyanın Bakırköy .... İş Mahkemesi'ne gönderildiği görülmektedir. -Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ise ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin İstanbul B.A.M.'nin ... ve .... Hukuk Daireleri ile ... ve .... Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair; 03/12/2021 tarihli ... E., ... K. Sayılı ilamı" gerekçe gösterilerek yeniden görevsizlik kararı verilmiş, dosya yeniden Mahkememize tevdi edilmiştir. -İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'nun 22/2.maddesinde "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme ilgisine göre Bölge Adliye Mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir." hükmüne yer verilmişken, aynı kanunun 23/2.maddesinde "Bölge Adliye Mahkemesince veya Yargıtayca verilen merci tayini kararları ile temyiz incelemesi sonucu kesinleşen göreve ve yetkiye ilişkin kararlar davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar." hükümlerine yer verilmiştir. -Bu haliyle Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ise ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararının hukuki dayanağının bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin görev hususunda birden fazla kez inceleme yapıldığı ve açık bir şekilde görevli Mahkemenin Bakırköy .... İş Mahkemesi olduğunun belirtildiği, buna rağmen ısrarlı bir şekilde görevsizlik kararı verilerek dosyanın Mahkememize gönderildiği görülmektedir. -Bu nedenle tarafların adil yargılanma ve makul sürede yargılanma hakları nazara alındığında mevcut tahkikat evrakları ve belgeler kapsamında Mahkememizce yargılama yapılarak karar verilebilecek durumda olsa dahi bu durumun açık kanun hükmüne aykırılık teşkil edeceği, Mahkememizce birden fazla kez merci tayini yapılmış dosyada yargılama yapılmasının mümkün olmadığı, ilgili içtihadı birleştirme kararının merci tayini kararlarından yaklaşık olarak 5 yıl sonra verilen bir karar olduğu, görev hususu çözüme kavuşturulmuş bir dosyada 5 yıl sonra görevsizlik kararı verilmesinin kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla davanın usulden reddi ile karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine, 2-Davaya bakmaya Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin görevli ve yetkili olduğunun tespitine, 3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı karşı görevsizlik mahiyetinde olup, verilen kararın taraflarıca yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, masrafların davacı yanca karşılanmasına, 4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.23/12/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır