7. Hukuk Dairesi 2009/2576 E. , 2010/932 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış isede hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 12,680 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Gereği görüşüldü; Kadastro sırasında 1658 ada 1 parsel sayı…
**7. Hukuk Dairesi 2009/2576 E. , 2010/932 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış isede hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 12,680 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Gereği görüşüldü; Kadastro sırasında 1658 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş, 14.12.2000 tarihinde imar ıslah uygulaması sonucu değişik ada ve parsellere ayrılan taşınmazlardan dava ve temyiz konusu 10104 ada 5 parsel sayılı 36,80 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1/2 payı ... Belediyesi adına, 1/2 payı da davalı olarak tescil edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları satınalmaya, miras yoluyla gelen hakka, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak açık bırakılan 1/2 payın adlarına tapuya tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın malikhanesinde açık bırakılan 1/2 payın davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyiz konusu 10104 ada 5 parsel sayılı taşınmazın öncesi 1658 ada 1 parsel sayısı altında 1954 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında birden fazla tapunun kapsamında kaldığından ve Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş, taşınmaz üzerinde bulunan 276 adet gecekondu şeklindeki binalar tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Tespit sırasındaki davalar 1658 ada 1 parsel sayılı taşınmazın değişik bölümleri için açıldığından o bölümlere yönelik hüküm kurulmuştur. 14.12.2000 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu davacıların miras bırakanı ...’ın üzerinde binası olan bölüm 10104 ada 5 parsel sayısı altında 1/2 payı ... Belediyesi adına, 1/2 payı da davalı olarak tapuya tescil edilmiş, üzerindeki binanın ...’a ait olduğu tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacılar dava konusu taşınmazı 7.11.1979 tarihli senetle anneleri ...’ın ...’den satın aldığını, 1930’dan beri taşınmaza eklemeli zilyet olduklarını, lehlerine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiğini öne sürerek, taşınmazın tapu da açık bırakılan 1/2 payının adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Davacıların bayii ...’in babası ...’nin, 7 Haziran 1945 tarihli Belediyesi’ne ödediği 5 liralık vergi makbuzunda ödenen paranın 1939-40 senelerine ait emlak vergisi olduğu anlaşılmıştır. Yine ... tarafından 5-6/11/1979 tarihinde verilen emlak beyannamesinde davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan inşaatın bitim tarihini 1930 yılı olarak göstermiştir. Her ne kadar mahalli bilirkişi ve tanıklar 1946 yılı ve sonrası için beyanda bulunup tespit tarihinden geriye doğru 20 yıllık zilyetliği bilememişler ise de 7 Haziran 1945 ve 5-6/11/1979 tarihli belgelerin içeriğinden davacıların bayii ...’in taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin en geç 1930 tarihinde başladığının kabulü gerekir. Zilyetlik her türlü delille ispat edilebilir. Bu durumda taşınmazın 1/2 payı üzerinde tespitin yapıldığı 1954 tarihinde davacıların bayii ve satış sonucu davacılar yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşulları gerçekleşmiştir. Mahkemece bu olgular göz önünde tutularak davanın kabulüne, taşınmazın malikhanesi açık bırakılan 1/2 payının davacılar adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davacılara iadesine, 26.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.