11. Hukuk Dairesi 2009/4241 E. , 2011/2850 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.02.2009 tarih ve 2007/358-2009/7 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2011 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve sü…
**11. Hukuk Dairesi 2009/4241 E. , 2011/2850 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.02.2009 tarih ve 2007/358-2009/7 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2011 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili , müvekkilinin Almanya’daki bir film fabrikası sahibi olan müşterisine 500 ton elyaf sattığını, elyafın Türkiye’den Almanya’ya gönderilmesi için davalı şirketle 500 ton elyafın en geç 04.09.2006 ile 08.09.2006 tarihleri arasında Almanya’daki film fabrikasına teslim edilmesi gerektiğini, teslimatın acil olduğunu, en geç üç adet TIR’ın 04.09.2006, iki adet TIR’ın 05.09.2006, iki adet TIR’ın 06.09.2006, üç adet TIR’ın 07.09.2006, bir adet TIR’ın 08.09.2006 tarihinde teslimat yapması gerektiğinin davalı ile görüşülüp konuşularak sözlü sözleşme yapıldığını, CMR talimatında da bu hususların yazılı olduğunu, davalının sözü geçen 11 adet TIR’ı Türkiye’den yükleyerek yola çıktığını, elyafların 21 günlük gecikme ile davalı tarafından Almanya’daki alıcısına teslim edildiğini, elyaf piyasasının rekabetli ve riskli bir piyasa olduğunu, davalının toplam 15 adet TIR’a yükleme yapması gerekirken yukarıda belirtildiği gibi sadece 11 adet TIR’a yükleme yapıldığını, dört adet TIR’ın gelmemesi ve davalının yükleme yaptığı 11 adet TIR’ın mahalline gecikmeli varması nedeniyle müvekkilinin Almanya’daki müşterisini kaybetmemek için dört adet TIR’a yüklenecek elyafların piyasadan temin edilen başka firmaların TIR’ları ile gönderildiğini, müvekkilinin bu nedenle farklı taşıma ücreti verdiğinden zarara uğradığını, 13.460 EURO fark taşıma ücretinin 10.000 EURO olarak davalıdan istendiğini ve davalının cevabi ihtarnamesi ile istenen bedeli kabul etmediğini bildirdiğini, davalı tarafından yapılan taşımalarla ilgili olarak ayrıca 2.200 EURO tutarlı 30.08.2006 tarih ve A943945 seri numaralı faturanın düzenlendiğini, davalı tarafından bu faturanın tahsile konulmasının müvekkilini mağdur edeceğini ileri sürerek, davalının düzenlediği 2.200 EURO tutarlı faturanın alacaklarından mahsubu ile bakiye 21.015 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında sözlü anlaşma olduğunu, bir sonraki haftanın siparişlerinin nakliyesi konusunda taraflar arasında bir sözleşme olmadığını, geç taşımadan dolayı herhangi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddine talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi olmadığı, davacı 15 adet TIR istediğini ve bunlardan dört adedinin davalı tarafından gönderilmemesi nedeniyle elyafın başka firmalara taşıttırılmak zorunda kalındığını ve bu nedenle davalının dört TIR’dan sorumlu olduğunu iddia ettiğinden ispat yükünün kendisinde olduğu, her ne kadar davalı 12 adet TIR’dan söz etmiş ise de, davaya konu dört adet TIR’dan bir adedinin davalı tarafından ikrar edildiği gibi bir husus akla gelebilir ise de, davalı bağlantılı bileşik/gerekçeli/bölünemez ikrarda bulunduğu, ispat yükünün yine davacı üzerinde kaldığı, davacı herhangi bir yazılı belge sunamadığından, davacıya yemin hakkının hatırlatıldığı, davalı temsilcisinin yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflar duruşmaya gelmediğinden vekalet ücretine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.