11. Hukuk Dairesi 2009/13096 E. , 2011/14748 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye (Beyoğlu 1.Asliye) Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/06/2009 tarih ve 2008/145-2009/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.10.2011 gününde davacılar avukatı .... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde …
**11. Hukuk Dairesi 2009/13096 E. , 2011/14748 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye (Beyoğlu 1.Asliye) Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/06/2009 tarih ve 2008/145-2009/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.10.2011 gününde davacılar avukatı .... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'ın kendisi ve aile fertleri ile ilgili olarak doğru bilgiler vermek suretiyle davalıya ferdi sağlık sigorta sözleşmesi imzaladığını, müvekkili eşinin "böbrek ve idrar sistemi ile ilgili hastalığı bulunduğu bilgisini de beyan ettiğini, davalının, anılan davacının hastalığıyla ilgili yapılan tedavilere ait faturaların karşılığını ödemediğini, sözleşmeden caydığını, poliçeyi iptal ettiğini bildirdiğini, rizikonun teminat içinde olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, uyuşmazlık konusu poliçenin önceki poliçenin bitiş tarihine göre başlatıldığını, bu poliçenin başlangıç tarihinden 4 gün sonra davacı ...'a mesane tümor tanısı konulduğunu, 07.01.2008 tarihinde "Mesane tümörü için TUR" operasyonu için provizyon talep edildiğini, önceki dönem tedavi evraklarının istendiğini, öncesinde kendisine "Hidronefroz" tanısı konulduğunu, bu hastalığını beyan etmediğinin ortaya çıktığını, mevcut sözleşmeden cayıldığını, bir an için caymanın geçerli olmadığı kabul edilse bile, hastalığın poliçe tanziminden 4 gün sonra ortaya çıktığını, 12 ay bekleme süresi öngörüldüğünü ve bekleme süreli durumlar gereği teminat dışında olduğunu, ayrıca mevcut hastalık bildirilmiş olsaydı tahakkuk edecek prim ile tahakkuk eden pirim nispetinde tazminattan indirim gerektiğini, istenen alacağın yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigorta poliçesinde zeyl başlangıç tarihinin 10.10.2007 tarihi gösterildiği, zeyl tanzim tarihinin ise, 31.12.2007 tarihi olarak açıklandığı, sözleşmenin ayrılmaz parçası olarak belirtilen sertifikada yatarak tedavi teminatı için yeniden risk değerlendirilmesi yapılmaksızın yineleme taahhüdü verildiği, beyannameyi davacı ...'in düzenlediği, kendisi, davacı eşi ve çocukları için teminat verildiği, davacı ... için böbrek taşı tanısı konulduğu, kırdırıldığı ve hastalığının başlangıç ve bitiş tarihlerinin açıklandığı, son şikayet tarihinin Ekim 2007 olarak belirtildiği, davacı ... ettirenin böbrek ve idrar rahatsızlıkları ile ilgili olarak doğru beyanda bulunduğu, önceki tanılarda kırılarak taşın temizlendiği, 26.10.2007 tarihinde patoloji saptanmaması nedeniyle 10.09.2007 tarihli sağ hidronefrozun düzeltildiğinin anlaşıldığı, 04.01.2008 tarihinde saptanan hidronefrozun ise,mesane tümörünün sağ üreterin mesaneye açıldığı yerde olması nedeniyle önceden var olan tümöre bağlı olsaydı taşın temizlenme ihtimalinin olmayacağının düşünüldüğü, mesane tümörünün kısa sürede geliştiği, kasten gizlemenin olmadığı, özel şartların istisnalar başlıklı 5.maddesinde standart bekleme süreli durumlar dışında, kanser ve her türlü tümör ve poliplerin 12 ay bekleme süresi olduğu bildirilmiş ise de, poliçe süresi kadar bekleme süresi getirilmiş olması ve poliçeden ayrı bir kitapçıkta düzenlenmiş bulunması karşısında 5486 sayılı Kanun ilgili hükümleri gereğince yanılgıya yer vermeyecek şekilde ve poliçe üzerinde yer verilmemesi nedeniyle geçersiz olduğu, harcamaların yerinde bulunduğu, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptaline 72.863,46 TL asıl alacak üzerinden takip talepnamesindeki diğer şartlar bakımından takibin devamına karar verilmiştir. Kararı, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 3.344,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.