11. Hukuk Dairesi 2016/8890 E. , 2017/4969 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/06/2014 tarih ve 2013/493-2014/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma…
**11. Hukuk Dairesi 2016/8890 E. , 2017/4969 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/06/2014 tarih ve 2013/493-2014/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile ortak şirket kurduğunu, ortaklık paylarının %50’şer olduğunu, şirket ana sözleşmesinde öngörülen 300.000 TL sermayenin davacı tarafından şirket payı oranında ödendiğini fakat, davalının herhangi bir ödeme yapmadığı için davacının davalının payını da ödediğini, bu nedenle şirkete sermaye koyma borcundan kurtulan davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, davacının şirkete ödediği 150.000 TL’nin avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin sermaye payını ödediğini aksine, davacının müvekkiline kar payını ödemediğini, bilgi vermediğini, şirketi zarara uğrattığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirketin % 50’ şer sermaye payı ile kurulduğu, sermayenin davacı tarafından 5 adet banka dekontu ile ödendiği, davalının ise, üzerine düşen sermaye koyma borcunu ödemediği, şirketin nakdi sermayesinin 1/3’ünün şirket kuruluşundan itibaren 3 ay içerisinde, kalan ¾’ünün ise, 3 yıl içerisinde ödeneceği belirlenmiş olup, 304.250,00 TL’nin sermaye için şirket ortağı davacı tarafından yatırıldığı, davalı tarafından ise, 150.000,00 TL sermaye borcunun yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının şirkete olan 150.000,00 TL sermaye koyma borcunun yerine getirmediğinin tespitine, bu tutarın davalı ortaktan faiziyle tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına esasen mahkemenin uyuşmazlığın mahiyeti itibariyle 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu yönündeki gerekçesi yerinde olmayıp, 818 sayılı BK'nın 126/4 maddesi uyarınca ticari olsun ya da olmasın, bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar 5 yıllık zamanaşımına tabi olmakla birlikte somut uyuşmazlıkta işbu zamanaşımı süresinin dolmadığı da anlaşıldığından bu hususun sonuca etkili olmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7.684,88 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.