6. Ceza Dairesi 2013/8427 E. , 2013/21922 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/03/2013 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin tak
**6. Ceza Dairesi 2013/8427 E. , 2013/21922 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/03/2013 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-31 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 73. maddesinin 8. fıkrasında, “Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir" hükmü ile uzlaşma kurumuna, aynı tarihte yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nun 253, 254 ve 255. maddelerinde, uzlaşmanın şartları, yöntemi, sonuçları, kovuşturma aşamasında uzlaşma ile birden fazla failin bulunması halinde uzlaşmanın nasıl gerçekleşeceğine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. 06.12.2006 tarihli 5560 sayılı Kanunun 45. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nun 73. maddesinin 8. fıkrası ile madde başlığında yer alan “uzlaşma” ibaresi metinden çıkarılmış, aynı kanunun 24 ve 25. maddeleri ile CMK'nun 253 ve 254. maddeleri değiştirilmiş, 5395 sayılı Kanunun 24. maddesi de, yine aynı kanunun 40. maddesi ile değiştirilmek suretiyle, çocuklar ile büyüklerin durumları arasında paralellik sağlanmıştır. Daha sonra 26.06.2009 gün ve 5918 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nun 253. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümle ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak suç tarihinden sonra 5918 sayılı Kanunla yapılan bu değişiklik, açıkça sanıklar aleyhine olduğundan somut olayda uygulanma ihtimali bulunmamaktadır. Uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağı ise 5271 sayılı Yasanın 253-254 maddeleri ile ilgili yönetmeliklerde belirtilmiştir. Buna göre uzlaştırma işlemlerinin yapılması için sanığın suçunu kabul etmesi şartı aranmamaktadır.Suçunu kabul etmese dahi sanığın kanunun verdiği hakkı kullanarak hakkındaki ceza yargılamasının bu işlem ile sonuçlanmasını sağlaması mümkündür. 20.07.2007 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Ceza Muhakemesi Kanununa göre uzlaştırmanın uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin ekinde yer alan formun “Uzlaşmanın mahiyeti ile kabul ve reddetmenin hukuki sonuçlarını" düzenleyen bölümünde de “ Uzlaştırma teklifini kabul ederek bu konuda karşı tarafla görüşme, suçu kabul veya haklarından vazgeçme anlamına gelmez. Bu durum tarafların sahip oldukları haklarda bir kayba da yol açmaz." şeklinde düzenlenmeye yer verilmiştir. Buna göre uzlaşmayı kabul etme veya etmeme suçu kabul veya red anlamına gelmeyeceği gibi suçun kabulü veya inkarı da uzlaşmanın kabulü veya reddi anlamına gelmeyecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelirsek; suç tarihi itibari ile mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında bulunmasına karşın 5271 sayılı Yasanın 253 ve 254.maddeleri uyarınca taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, sanığın suçu kabul etmemesi şeklindeki kanuna ve uzlaşma kurumunun düzenleniş amacına aykırı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 61, 81/2. maddeleriyle 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 35, 53; 151/1, 53. maddeleri uyarınca, mala zarar verme suçuyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki yasaya göre de denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.