11. Hukuk Dairesi 2010/11651 E. , 2010/10124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.07.2008 tarih ve 2007/230-2008/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatla
**11. Hukuk Dairesi 2010/11651 E. , 2010/10124 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.07.2008 tarih ve 2007/230-2008/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, ticari olmayan bir ilişki nedeni ile 125.000 YTL borçlu bulunan davalının bu borcuna karşılık 15.05.2006 tanzim tarihli Şekerbank Ankara G.O.P. Şubesi'ne ait bir çeki imzalayıp verdiğini, 10 günlük yasal süre içerisinde çekin bankaya tahsile konulmadığını, Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2006/11051 esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalının bu takibe itirazının Ankara 1. İcra Hukuk Hakimliğince 2006/968 Esas, 2007/108 Karar sayılı dosyası ile yerinde görülerek takibin iptaline karar verildiğini, borçlunun borcun niteliğine ve çek üzerindeki imzaya bir itirazının bulunmadığını sadece çekin adi senede dönüştüğünün ve kambiyo hukukuna göre icra takibinin mümkün olmadığı yolunda itiraz edildiğini ileri sürerek, imzalı senede dayalı 125.000 YTL'lik alacağın 10.11.2006 takip tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafla aralarında ne ticari ne de şahsi bir ilişki bulunduğunu, çekin davacı eline nasıl geçtiğini bilemediğini, kendisinin inşaat işleri ile uğraştığını, 3 adet hamile yazılı çek tanzim ettiğini, 3 adet çeklerden dava konusu edilenin anlaşma yapmak üzere olduğu bir hususta gecikme yaşanması nedeni ile kullanamadığını, çekleri iptal etmeden kayıp ettiğini bu hususun çek koçanını aldığı banka şubesine yazılı olarak bildirip çekleri ödemeden men edildiğini, bu konuda Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/608 esas sayılı dosyası ile çeklerin iptali için dava açtığı, çekten cayma hakkı bulunduğundan davanın reddine karar verildiğini, senedin rızası hilafına elinden çıktığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği borç alacak ilişkinin asla oluşmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, çek yasal sürede ibraz edilmediğinden yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmiş, bu nedenle davalı tarafın göstermiş olduğu tanıklar dinlenmiş olup, davacı vekilinin 26.06.2008 tarihli oturumda başka bir delili olmadığını belirttiği,alacağa konu çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğinden tek başına alacağın delili olmadığı, çekin yazılı delil başlangıcı olduğu, davacının bu çekten dolayı alacağının olduğunu ispat edemediği, davalının çeki rızası hilafına elinden çıktığı yolunda bankaya müracaatının olduğu ve ödeme yasağı koydurduğu, tanıkları ile de bu hususu doğruladığı, alacağın varlığının anlaşılamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün açıklanan değişik gerekçeler ile ONANMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.