T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1208 - Karar No:2025/1267 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1208 KARAR NO : 2025/1267 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2020 NUMARASI : 2015/54 E-2020/705 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/12/2025 Temlik eden/ dav…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1208 - Karar No:2025/1267 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1208 KARAR NO : 2025/1267 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2020 NUMARASI : 2015/54 E-2020/705 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/12/2025 Temlik eden/ davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı temlik alan/ davacı ....Ltd. Şti vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı/ temlik eden vekili; davalılardan ...’nin hem “... - ...” adlı şahıs şirketinin sahibi, hem de “... Metal ve Ağaç San. Tic. A.Ş.” adlı anonim şirketin 2011 yılından beri tek imzayla temsile yetkili yönetim kurulu başkanı olduğunu, müvekkili şirketin asansör yapım ve montaj işiyle uğraştığını, 2012 yılında asansör parçası tedarikçilerinin iş yoğunluğu nedeniyle malzeme temininde sorunlar yaşadığını, 2013 yılı Ocak ayında müvekkili şirket yetkilisi ile ... arasında yapılan görüşmede, ... A.Ş. firmasının asansör parçalarını imal edebileceğini, sonraki aşamada şahıs şirketi ile asansör parçaları alım satım işi yapılabileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine taraflar arasında 2013 yılı Şubat ayında müvekkili şirket tarafından ...’nin yetkilisi olan ... A.Ş’ye 23 adet satıne paslanmaz asansör kat kapısı ve 12 adet 630 kg 7,5 kw asansör makine motoru satılması, söz konusu malların karşılığının ...’nin yetkilisi olan ... A.Ş'den 7 adet 800 kg’lık ve 18 adet 630 kg’lık asansör kabini alımı yapılarak ödenmesinin, 2013 Şubat ayından sonra müvekkili şirketin 3.kişilerle yaptığı sözleşmeler neticesinde ihtiyaç duyduğu ve duyacağı asansör ve montaj malzemelerinin (konsol, kabin, asansör süspansiyonu vb.) ...’ye ait şahıs şirketi olan ... - ...’dan alınmasının kararlaştırıldığını, ... A.Ş.'ye iki fatura ile kat kapıları ve asansör makine motoru satışının yapıldığını, karşılığında ... A.Ş.'den iki fatura ile asansör kabinleri alışverişinin yapıldığını, 2013 yılı Mart ayında müvekkili şirketin 3.şahıslarla yaptığı anlaşmalar doğrultusunda ihtiyaç duyduğu asansör malzemelerini ...’ye bildirdiğini, Nisan ayında teslim edilmesi gereken asansör malzemelerinin teslim edilmediğini, maddi sıkıntılar sebebiyle ham madde sağlanamadığının bildirildiğini, müvekkilinin teslim edemediği asansörler için ceza ödemek zorunda kalacağını, hiç değilse Haziran sonuna kadar ray, kabin ve konsolların konulmasının istendiğini, ...’nin ... A.Ş'deki malzemeyi kullanılarak üretim yapılabileceğini, bunun için 50.000,00 TL hatır senedi verilmesinin yeterli olabileceğinin bildirildiğini, bu durumun uygun görülmesi neticesinde 06.05.2013 - 19.06.2013 tarihleri arasında 7 adet irsaliye ile çeşitli malzemenin müvekkili şirkete gönderildiğini, mukabilinde bir kısım malzeme için iki adet fatura kesildiğini, 20.06.2014 tarihine kadar faturalandırılmayan mallarda dahil olmak üzere toplam 12.085,80 TL’lik mal verildiğini, verilen ve verilecek olan mal bedeline istinaden 50.000,00 TL senet ve hammadde alımında kullanılmak üzere 50.000 TL tutarında hatır senedi verildiğini, senet verildikten sonra gönderilen siparişlere karşılık Haziran ayında 1.536,36 TL tutarında fatura kesildiğini, Temmuz ayında sevk edilen 837,00 TL tutarındaki malzemeye fatura kesilmediğini, Temmuz ayı içinde 3.kişilerle yapılan sözleşmeye istinaden Temmuz- Ekim aylarında ihtiyaç duyulan malzeme listesinin ...’ye verildiğini, yurtdışı pazarı ile ilgili olarak da 2014 yılı Şubat ayına kadar 300.000 TL - 400.000 TL tutarında malzeme ihtiyacı bulunduğunun bildirildiğini, 30.08.2013 vadeli 50.000 TL’lik senede karşılık 14.459,16 TL tutannda mal verildiğini, 35.540,84 TL’lik malın hammaddesi alınamadığından ne zaman gönderileceğinin bilinmediğini, 50.000 TL tutarlı senedin iadesi halinde, bu senetle aynı vadeyi ihtiva eden 31.08.2013 vadeli ... Grubu tarafından verilen 13.000,00 TL tutarlı çek ile müvekkili elinde bulunan 111.000,00 TL tutarındaki müşteri çekinin de verilerek, yapılan imalatların mahsup edileceğinin davalıya bildirildiğini, davalının senetleri iade için geldiğinde, söz konusu senetlerin Eskişehir’de kaldığını beyan ettiğini, muhasebe müdürüne talimat vererek gönderilmesini istediğini, güvenen müvekkilinin 124.000.00 TL bedelindeki 4 adet müşteri çekini davalıya verdiğini, 25.10.2013 tarihinde verilen bu çeklerden ...’a ait olan 48.000,00 TL tutarlı çekin karşılıksız çıktığını, diğer çeklerin ise sahipleri tarafından ödendiğini, ödenmeyen çek için davalı tarafından icra takibi yapıldığını, tahsil edilen çeklere karşılık 25.10.2013 tarihine kadar 14.459,16 TL + 7.000,00 TL olmak üzere toplam 21.459,16 TL tutarında mal alındığını, bu tarih itibariyle davalı tarafından tahsil edilen 66.000.00 TL çeke karşılık, 44.540,84 TL alacaklı bulunulduğunu, ayrıca teslim edilmesi kararlaştırılan 100.000.00 TL tutarlı 2 adet senedin de teslim edilmediğini, 2013 yılı Ekim ve Kasım aylarında, teslim edilmesi gereken 224.200,00 TL tutarlı malın gönderileceğini, 100.000,00 TL’lık 2 adet senedin iade edileceğini, faturası düzenlenen malzeme bedelinin davalı eşi ...’ye ödenmesinin istendiğini ancak 224.500,00 TL olarak tanzim olunan faturanın ...-... değil ... A Ş. tarafından düzenlendiğini ve faturanın genel tebliğe uygun kesilmediğini ve iade faturası düzenleneceğinin, faturanın ... tarafından kesilmesinin istenildiğini, 100.000.00 TL’lik senetlerin ise yine gönderilmediğini, davalının ödenmeyen çek nedeniyle mal sevkiyatını yapamadığını, gönderilecek malzeme sebebiyle alacaklı durumda kalacağını, müşteri çeki verildiği takdirde karşılıksız çıkma riski bulunduğunu, mal bedeli ödenmeden sevkiyat yapılmayacağını bildirildiğini, müvekkili tarafından müşteri çeklerinin ödenmemesi ihtimali olmadığının, firmaların bankalardan sorulabileceğinin belirtilerek senetlerin iadesinin istendiğini, yanlış firma tarafından kesilen faturanın düzeltilmesi istenerek iade faturası gönderildiğini, 2013 yılı Aralık ayında davalının müvekkili yanına gelerek, nakit sıkıntısında olduğunu, hammadde alımı için hatır senedi verilmesinin istendiğini, müvekkilinin Almanya’daki yetkilisinden onay istendiğini, bu sırada 350.000,00 TL tutanndaki hatır senedinin kısmi olarak düzenlendiğini, miktar, lehdar müvekkili şirket yetkilisi adı ve soyadı ile adres ve imzası doldurulduğunu, şirket kaşesinin vurulmadığını, Almanya’dan olumsuz yanıt alındığını, görüşmenin oda dışında yapıldığını ve dönüldüğünde senedin masada olmadığının, davalının olumsuz yanıt alındığını anladığını ve senedin sekreter tarafından yırtılıp atıldığını söylediğini, senet tam doldurulmadığından üzerinde durulmadığını, davalı ile yapılan görüşmede malzemenin 23.12.2013 tarihinde teslim edilmesinin, sevk irsaliyesi ve faturanın ... - ... tarafından düzenlenmesinin, müvekkili tarafından 125.000,00 TL tutarında 2 adet müşteri çeki verilmesinin, davalıdan olan 44.540,00 TL alacağın tahsilinden bakiye kalan 54,950,00 TL’nin evvelce verilen 100.000,00 TL tutarlı 2 adet 50.000,00’er TL’lik senetlerin Mart 2014 ayına kadar ödenmesi sonrasında müvekkili şirketin 45.040,00 TL tutarında alacaklı duruma geçeceğinin, bu tarihten sonra verilecek sipariş ile mahsuplaşılacağının kararlaştırıldığını, verilen çeklerin müşteri tarafından ödendiğini, davalı tarafından taahhüt edilen malzemelerin teslim edilmediğini, çekler verildikten sonra ...’ye ulaşılamadığını, müvekkilinin 3. şahıslarla yaptığı sözleşmelerin feshedildiğini, şirketin zarara uğradığını, teslim edilen çeklerin davalı tarafından ... Bankasına verilerek BCH kredisi kullanıldığının öğrenildiğini, müvekkili tarafından verilen ve toplam 100.000,00 TL olan 2 adet senet ile yırtılıp atıldığı belirtilen 350.000,00 TL tutarlı ve kısmi olarak düzenlenen senedin ... tarafından icra takibine konu edildiğini, düzenleme tarihi-düzenleme yeri ve vade tarihi yazılmak suretiyle değiştirilen 13.12.2013 keşide tarihli 25.12.2013 vadeli 350.000,00 TL’lik senedin senet vasfını taşımadığını ve bonoda yer almamasına rağmen ... Metal ve Ağaç San. Tic. A.Ş.'nin alacaklı olarak gösterildiği hususunda açılan dava ile itirazda bulunulduğunu ancak mahkemece itirazlarının reddedildiğini, konunun temyize intikal ettirildiğini, davalı hakkında da “resmi evrakta sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçundan dolayı savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan araştırmada ...’nin müvekkilinden aldığı çeklerden 3 ay sonra, ... Metal ve Ağaç San. Tic. A.Ş.’nin 12.04.2014 tarihinde tasfiye kararını aldığını, 3 kez tasfiye ilanı yapıldığını, tasfiye memurluğuna ...’nin atandığını, çekler alınıp ...,..A.Ş vasıtasıyla tahsil edildikten ve BCH kredisi kullanıldıktan sonra şirketin tasfiyesi sağlanarak borçtan kurtulmaya çalışıldığını, davalının ....AŞ ile aynı adreste faaliyetine devam ettiğini, tasfiye işleminin durdurulmasının talep edildiğini, yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan açıldığını, müvekkili tarafından davalı yana verilen toplam 201.000,00 TL tutarındaki müşteri çekinin davalı tarafından tahsil edilmesine, müvekkili şirkete ait toplam 100.000,00 TL tutarındaki 2 adet senet icra takibine konu edilmesine, müvekkili şirket yetkilisine ait 350.000,00 TL tutarındaki senet icra takibine konu edilmesine rağmen, davalı yan tarafından müvekkiline faturalı olarak toplam 7.536,66 TL tutarında, sevk irsaliyesi ile toplam 13.922,50 TL değerinde mal teslim edildiğini, davalının sevk irsaliyelerine fatura kesmediğinden borç-alacak durumunun belirlenemediğini, taraflar arasında sözlü olarak 2013 yılı Ocak ayında akdedilen Asansör Malzemeleri Alım-Satım İşine ilişkin sözleşmeden kaynaklanan, müvekkili tarafından ödeme yapılmasına rağmen teslim edilmeyen mallara ilişkin olarak, fazlaya ilişkin talep ve dava haklan saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tutarındaki alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili tarafından verilen çeklerin ödenip ödenmediği hususunda bankalardan bilgi istenilmesine, verilen çekler karşılığında BCH kredisi kullanılıp kullanılmadığının sorgulanmasına, ... Metal ve Ağaç San. Tic. A.Ş.’nin tasfiye işleminin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş, 11.12.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; bilirkişi raporu ile belirlenen alacak miktarı olan 277.899,17 TL'nın 123.899,17 TL'lik kısmı ve fer'ilerinin ...'e, 154.000,00 TL'lik kısmının ve fer'ilerinin ... İnş...A.Ş'ye temlik edildiğini belirterek, toplam 277.899,17 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili; yetki itirazında bulunulduğunu, davaya bakmaya yetkili yer mahkemesinin Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın davasına konu ettiği hususların zamanaşımına uğradığını, açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu, hiçbirisini kabul etmediklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkilleri ile sözlü sözleşme yaptığını, bu sözleşme gereğince müvekkillerinin kendilerine sattığı mallan teslim etmediğini, müvekkillerine yapılan ödemelerin, verilen çek ve senetlerin sebepsiz ve bedelsiz kaldığını iddia ettiğini, davacının bu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın müvekkiline olan borçlarını ödemediği için aleyhine icra takipleri başlatıldığını, davacının gerçek dışı iddialar ile haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili ... aleyhine icra takibi başlattığını, yapılan itiraz ile takibin durdurulduğunu, bu itirazı dava yolu ile iptal ettiremeyeceğini bildiği için işbu davanın açıldığını, iddia edildiği gibi davacının müvekkilinden hiçbir alacağı bulunmadığını, aksine müvekkillerine borcu bulunduğunu ve ödemediğini, bu borcun tahsili için de davacı aleyhine icra takiplerinin devam ettiğini, davanın HMK'nın 119/d-e-f-g-ğ bentlerinde belirtilen hususları içermediğini, bu nedenle davanın bu usulü eksiklik sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın belirli alacak davası mı, belirsiz alacak davası mı, yoksa tespit davası mı olduğunun belli olmadığını, şayet belirsiz alacak davası ise davanın niteliği gereği hukuki ve yasal şartların bulunmadığını, usul eksikliği sebebiyle davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları tanık ile ispat edeceğini belirttiğini, tanık dinlenmesine muvafakatleri bulunmadığını, iddiaların yazılı belge ile ispat edilebileceğini, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile davanın reddine, sonuçta haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Temlik alan/ davacı ... vekili 11.12.2019 tarihli dilekçesi ile; davacı ile müvekkili arasında 20.11.2019 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi akdedildiğini, ....A.Ş'nin Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/54 Esas sayılı doyasından doğmuş ve doğacak alacağının 123.889,17 TL'lik kısmını ve anılan kısmın ferilerini müvekkiline 20.11.2019 tarihli porotolden toplam 200.000,00 TL borcunun teminatını teşkil etmek üzere müvekkiline devir ve temlik ettiğini belirterek, hüküm tesis edilirken dikkate alınmasını ve hükmedilecek alacak açısından sözleşmeye göre müvekkili lehine hüküm kurulmasını, UYAP kaydının yapılmasını ve müvekkilinin taraf olarak dosyaya eklenmesini talep etmiştir. Temlik eden/ davacı vekili 03.03.2020 tarihli dilekçesi ile; dosyada doğmuş ve doğacak alacağın 123.889,17 TL'lik kısmının ve ferilerinin ...'e, 154.000,00 TL'lik kısmının ve ferilerinin ise 25.10.2019 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi ile ... İnşaat A.Ş'ye temlik edildiğini belirtmiş, mahkemesince de 05.03.2020 tarihli celsenin 3 no'lu ara kararı ile ... ve ... İnş. San. Tic. AŞ'nin temlik alan olarak uyap sistemine eklenmesine karar verilerek, yargılamaya devam edilmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacı tarafın beyan ve iddialarına göre, davalılar ile davacı arasında malzeme karşılıklı alım satımına yönelik sözlü anlaşma yapıldığı, bu anlaşmaya davacının davalılara göndereceği malzemenin davalı tarafından işlenip asansör montajının yapılmasına elverişli ürünlerin imal edilmesine yönelik olduğu gibi, bu imalat için ayrıca piyasadan malzeme tedarik edilerek verilen siparişlerin yerine getirilmesini içerdiği ancak taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma gereğince davalının anlaşma konusu tüm malzemeyi teslim edemediği, bir kısım siparişin tamamlanmasından sonra, davacı firmanın siparişlerini arttırdığı, ancak davalı firmanın üretim ve teslimat yapamadığı, parasal sıkıntı nedeniyle malzeme temininde güçlük çektiği, davacıdan maddi olarak destek istediği, bu nedenle tarafların karşılıklı nakit para gönderme işlemleri ile davacı tarafından piyasadan malzeme alımına destek verilmesi amacıyla davalılara çek ve senetlerin verildiği, karşılığında ise vermiş olduğu senet ve çek miktarından çok az tutarda malzeme alındığı kanaatine varıldığı, davalılardan ... (...) ile davacı taraf arasında yazılı bir anlaşma bulunmadığı, adı geçen davalının kayıtlarında dava konusu edilen anlaşma nedeniyle düzenlenmiş herhangi bir fatura yahut tahsilata rastlanılmadığı, ...'nin diğer davalı şirkete ortak olması ve davacı tarafından davalı şirkete verilen bir kısım illetten mücerret nitelikteki çek ve senetlerin davalı şirket adına düzenlenip bu kimseye ciro edilmesinin davacı ile ... arasında bir alacak borç ilişkisi doğuracak nitelikte olduğunu göstermeyeceği, bu konuda ispat yükünün davacıda olduğu, dolayısıyla davacı şirket ile belirtilen davalı arasında davaya konu alım satım sözleşmesi gereğince kurulan hukuki bir ilişki bulunmadığı, bu yönüyle davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğinin anlaşıldığı, bilirkişiler tarafından taraflarca incelemeye sunulan ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde, ... (...)'ın işletme defterinde davacıya ait herhangi bir fatura ve tahsilat kaydının bulunmadığı, davalı şirket kayıtlarında ise 352,246,66 TL borç kaydı, 411.269,40 TL alacak kaydı işlendiği, bakiye kalan tutarın ödendiği kaydedilerek hesabın 0 (sıfır) konumuna getirildiği, lehine delil teşkil eden usulüne uygun tutulmuş davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında ise her iki tarafça düzenlenen faturaların işlendiği, bunların dışında davalı tarafından havale edilen 9.000,00 TL'nin hesaba alacak kaydedildiği, bu haliyle hesabın borç tutarının 343.769,40 TL, alacak tutarının 352.246,66 TL, bakiye tutarın ise 8.477,26 TL olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları müşahade edildiğinde davacı taraf kayıtlarında verilen senet ve 3. şahıs çeklerinin yer almadığı, davalı tarafların ticari kayıt ve defterlerinde ise iki çek ödemesi dışında kalan diğer senet ve çeklerin ticari defterlere işlenmediği gibi, bahse konu senet ve çeklerin davacı defterindeki çek ve senet hesaplarında da yer almadığının tespit edildiği, bilirkişi Levent Kurtay tarafından sunulan yargısal denetime elverişli, taraf şirketlerin ticari defter kayıtlarına tafsilatlı bir şekilde yer verilen, dosya kapsamında toplanan deliller, senet ve çekler için yazılan müzekkere cevapları ile ticari defter ve kayıtlarına uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporlarına göre davacının davalı şirketten 277.899,17 TL alacaklı olduğu, bu tutardan davalının defter ve kayıtlarında yer alan ancak davacının kayıtlarında bulunmayan ve davalı tarafça ödemeyi tevsik edici bir belge sunulmayan 59.022,74 TL'nin haklı olarak düşülemeyeceği, davacı tarafın bu miktara esas olarak belirsiz alacak davası olarak açılan davasını ıslah ettiği, davalı şirketin yapılan sözlü anlaşma gereği başkaca mal tesliminde bulunduğuna ve ödeme yapıldığına yönelik bir bilgi-belge sunmadığı, bu suretle bilirkişi raporunda belirtilen miktar uyarınca davacının davalı şirketten alacaklı olduğunun anlaşıldığı, yargılama sırasında ... Mak...Ltd.Şti.'nin dava ve ıslah dilekçesine konu ettiği davalıdan olan alacağının 154.000,00 TL'sini ... İnş. Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye, 123.899,17 TL'sini ise ...'e yazılı olarak temlik ettiği, yazılı olarak temlik sözleşme asıllarının dosya arasına alındığı, alacağın temlikinin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığından kabul edilen miktar ve temlik alanlara devri yapılan alacak miktarı gözetilerek, davanın ... (...-...-San) yönünden reddine, davalı Tasfiye Halinde ... Metal ve Ağaç San. Tic. A.Ş yönünden davanın kabulüne, 154.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı Tasfiye Halinde ... Metal ve Ağaç San. Tic. A.Ş.'den alınarak temlik alan ... İnş. Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye verilmesine, 123.899,17 L'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı Tasfiye Halinde ... Metal ve Ağaç San. Tic. A.Ş.'den alınarak temlik alan ...'e verilmesine karar verilmiştir. Temlik alan/ davacı ....A.Ş vekili istinaf başvurusunda; mahkemece hatalı bir değerlendirme ile davanın davalılardan ... yönünden reddine karar verildiğini, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere davalılar arsında bağlantı söz konusu olup, bu nedenle tek bir kişi olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, davalılardan ..., hem ...- ... adlı adresinde bulunan şahıs şirketinin sahibi hem de diğer davalı ... Metal ve Ağaç San. Tic. A.Ş. adlı şirketin 2011 yılından beri tek imzayla temsile yetkili yönetim kurulu başkanı olduğunu, iki şirketin tek bir şirket sayılması için Yargıtayca belirlenmiş kıstaslar mevcut olup, bu kıstasların değerlendirilmesi neticesinde davalıların tek bir kişi olarak kabul edilmesi gerektiğini, dolayısıyla davanın her iki davalı açısından da kabul edilmesi gerektiğini (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12.02.2013 tarih ve 4250 Esas sayılı kararı), iki şirket arasında organik bağın tespit edilmesi halinde, şirketlerin özdeş şirketler kabul edilerek, tek bir şirket olarak değerlendirileceğini (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2008/56 Esas sayılı kararı), organik bağın tespit edildiği durumlarda, alacaklılar tarafından husumetin her iki şirkete yönlendirilmesi ve sorumlu tutulması gerektiğini, böylece, borca batık bir şirketin sahip olduğu bir borç dolayısıyla arkasına saklanılan şirketin malvarlığına gidilebilmesinin mümkün olacağını, (Yargıtay 9. HD'nin 01.02.2012 tarih ve 2009/412332 E- 2012/2785 K), dava dilekçesinde izah edildiği üzere ...- ... adına kesilmesi gereken faturaların da diğer davalı ... Metal ve Ağaç San. Tic. A.Ş. adına kesildiğini, hatanın giderilmesi istenmiş olmasına ve davalılarca kabul edilmiş olmasına rağmen faturaların düzeltilmediğini, tasfiye aşamasında olan ... Metal ve Ağaç San. Tic. A.Ş. adına işlemler yapıldığını, davalı ...'nin bu işlemleri kasti olarak ....A.Ş. üzerinden gerçekleştirdiğini, alacakların tahsil edilememesi amacı ile kötü niyetli hareket ettiğini açıkça gösterdiğini, davalı ... tarafından müvekkilinden çekler alınıp ....A.Ş. vasıtasıyla tahsil edildikten sonra bch kredileri kullanıldıktan sonra, söz konusu şirketin tasfiyesi sağlanıp borçtan kurtulmaya çalışıldığını, ...'nin şahıs şirketi ....A.Ş. ile aynı adreste faaliyetine devam ettiğini ve ... tasfiye memuru olarak ....A.Ş adına hareket ettiğini, Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; şirketlerin adresleri, faaliyet alanları, ortakları ve temsilcilerinin aynı olmasından (yada bağlantılı kişilerden olması), aralarındaki hukuki ilişkilerin tespitinden anlaşılması halinde davalılar arasındaki organik bağın varlığı ve tek bir kişi olarak değerlendirilerek her iki davalının sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini (Yargıtay 21. HD'nin 08.10.2019 tarih ve 2018/4161 E- 2019/5878 K), davalılar arasındaki bağın, faaliyet alanlarının, ortaklarının/ yöneticilerinin, faaliyet merkezlerinin ve hatta adreslerinin aynı olduğunun ayrıntılı olarak izah edildiğini, bu haliyle her iki davalı arasındaki bağın açıkça ortada olduğundan, tek bir kişi olarak kabul edilmesinin ve dolayısıyla davanın her iki davalı yönünden de kabul edilmesinin gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın davalı ...- ... yönünden de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın davalı ...- ... yönünden reddine, davalı Tasfiye Halinde ....AŞ yönünden kabulüne dair verilen karara karşı temlik alan/ davacı ....AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, temlik alan/ davacı ....A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Temlik alan/ davacı ....A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince temlik alan/ davacı ....A.Ş'den alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın temlik alan/ davacı ....AŞ'den tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle temlik alan/ davacı ....A.Ş tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 17/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır