T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1694 Esas KARAR NO : 2025/2041 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2022/284 Esas- 2023/363 Karar TARİH: 05/05/2023 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1694 Esas KARAR NO : 2025/2041 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2022/284 Esas- 2023/363 Karar TARİH: 05/05/2023 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Alliance firması tarafından, ... Holding A.Ş. adına ihracat yapılmak üzere bir kısım ‘’tütün’’leri dava dışı ... Trading LTD. aracılığı ile alınarak İzmir'de depolandığını, davalı adına 29.05.2017 tarihinde 2000 SARK AG 1-59 türü 11.015,00 Kg net 59 Karton Yaprak Tütün Manuchar Romanadze adına Gürcistan'a ihraç edilmek üzere satıldığını, tütünleri daha hızlı bir şekilde Gürcistan’a ulaştırmak amacıyla, İzmir’den İstanbul’a kara yolu ile Maersk Gemi Acenteliği adına limana gönderildiğini, tüm bu sürecin, davalının bilgisi dahilinde ve usulüne uygun yürütüldüğünü, davalı tarafça gönderilen eksperler vasıtası ile ölçüm ve yükleme işlemi gerçekleştirildiğini, bu süre zarfında malların belirtilen süre içerisinde gemiye yüklenilmediğinin anlaşılması üzerine müvekkil satışına aracılık eden ... Gıda ve İnş. Tic. Ltd. Şti. tarafından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile 2017/13049 Muhabere numaralı ve 12.06.2017 tarihli ayrıntılı bir dilekçe ile ihbarda bulunulduğunu ve davalı kurumun da bu durumdan derhal haberdar edildiğini, davalı tarafça 21.07.2017 gün ve 25779*** *** ****/777 sayılı yazı ile tütünlerin iç piyasaya satıldığı gerekçesi ile kg başına 4 USD olmak üzere toplam 53.339,04 USD’nin 10 gün içinde ödenmesi aksi takdirde teminatın tahsil edileceği ve diğer haklarını saklı tutuklarını belirtmek suretiyle yazı tebliğ edilmesi üzerine, müvekkili davacının ticari işleyişin devamı adına sorun yaşamamak adına belirtilen bedel süresi içinde ihtirazi kayıtla ödendiğini, müvekkil ve aracı şirketlerce iç piyasaya satılmış bir tütün bulunmadığını, ürünlerin Gürcistan'a ihraç edilmek üzere satışı yapıldığını, hatta bu hususta gümrük evrakları dahil müvekkilce davalının onay ve bilgisi ile hazırlandığını, ancak ürünlerin müvekkilin rızası dışında yurt dışına gönderilmediğini, bu hususta müvekkillerce gerekli titizlik göstermek ve basiretli tacir gibi davranmak suretiyle derhal gerekli araştırmalarda bulunulduğunu, davacı tarafça şikayet dilekçesindeki bir kısım cümleler alınmak suretiyle ürünü sanki iç piyasaya müvekkil ve aracı şirketin sattığı sonucuna ulaşılmış ve bu doğrultuda dava konusu bedel talep edildiğini, sözleşmenin 9. maddesinde 'alıcı ihraç kaydıyla satın aldığı tütünleri dilediği ülkeye ihraç etme hakkında sahiptir. Hiçbir şekilde yurt içi kullanımına sunulamaz. ...L den satın alınarak ihraç edilen tütünler 4 ABD doları kg fiyat farkının ...'e ödendiği belgelendirmeden yurt içine tekrar ithal edilemez' demek suretiyle ürünün tekrar ithal edilmesi halinde 4 ABD dolar /kg bedelin ödeneceği belirtilmiştir. Olayda rıza dışı elden çıkma söz konusu olup, yeniden ithal gibi bir durum da zaten olmadığını, hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak talep edilen bu bedel ihtirazi kayıtla ödendiğini, iş bu ödeme talebinin hukuka aykırı olduğunu, hal böyle iken davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğini, itirazı kayıtla ödenen bu bedelin müvekkile iadesi amacıyla sayın başkanlığınıza başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, yaptıkları 53.339,04 USD’nin 07.08.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak kendilerine ödenmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum ile davacı şirketin temsilcisi olduğu ... Trading Ltd arasında imzalanmış olan 9.091.000 kg tütün satışına dair sözleşmenin 9. maddesi uyarınca "... Alıcı, ihraç kaydıyla satın aldığı tütünleri hiçbir şekilde yurtiçi kullanıma sunamaz." Aynı maddede, sözleşmeye konu tütünlerin yurtiçi kullanıma sunulması halinde 4 ABD Doları/kg fiyat farkının alıcı tarafından ödeneceği de düzenlenmiş olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu suç duyurusu dilekçesi incelendiğinde, tütünlerin davacı şirket tarafından... isimli kişiye satıldığının ve davacı şirkete ait depodan 29.05.2017 tarihinde teslim edilerek satış bedelinin ödendiği hususunun ikrar edildiğinin görüleceğini, davacı şirketin, doğrudan ihraç etmek üzere satın aldığı tütünleri üçüncü kişi olan ... Gıda ve İnş. Ltd. Şti. veya ... isimli kişilere sattığı hususu, kendi kabulleri uyarınca sabit olduğunu, bu bağlamda, davacı şirketin sözleşme ile üstlendiği temel yükümlülük olan "tütünleri yurtiçi piyasaya sürmeme" yükümlülüğüne aykırı davrandığı hususu da tartışma dışı olduğunu, tütünleri üçüncü kişilere satması ile sözleşmeye konu tütünlerin "yurtiçi kullanıma sunulması" durumu oluştuğunu ve fiyat farkı ödenmesini gerektiren hukuksal durumun olduğunu, davacı şirket tarafından, sözleşmeye konu tütünler yurtiçi kullanıma sunulduktan sonra tütünlerin başına ne geldiği, çalınıp çalınmadığı, hırsızlık iddiasının doğru olup olmadığı ve hatta satın alan üçüncü kişiler tarafından ihraç edilip edilmediğinin bu bağlamda herhangi bir öneminin olmadığını, davacı taraf, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca, tütünlerin en yakın liman dışında başka bir limandan ihraç edilmesi halinde, nakliyeden kaynaklanan bütün masrafların ve bütün riskin kendisine ait olduğu hususunu da ihmal etmekte ve sözleşmenin bu hükmünü görmezden geldiğini, her ne kadar, tütünlerin... Şti.'ne satışı ile "yurtiçi kullanıma sunma" durumu oluşmuş ve bu yolla sözleşmedeki yükümlülük ihlal edilmiş olsa bile, aksinin kabulü halinde bile davacı taraf, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca da bütün riski üstlenmiş olduğundan, yine 4 ABD Doları/kg fiyat farkı ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, davacı tarafça öne sürülen, sözleşmenin 9. maddesi ile düzenlenen durumun, sadece yurtdışına satılan tütünlerin tekrar ithal edilmesi halinde fiyat farkı ödeneceği, tütünlerin doğrudan yurtiçi piyasaya sürülmesi halinin bu madde kapsamında olmadığı iddiası yerinde olmadığını, 9. madde düzenlemesi şu şekildedir: "Alıcı ihraç kaydıyla satın aldığı tütünleri dilediği ülkeye ihraç etme hakkına sahiptir. Hiçbir şekilde yurt içi kullanıma sunamaz....'den satın alınarak ihraç edilen tütünler, 4 ABD Doları/Kg fiyat farkının tekel'e ödendiği belgelendirilmeden yurt içine tekrar ithal edilemez."Davacı şirket, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinin dava konusu olayla bir ilgisi bulunmadığını, zira olayda tütünlerin önce yurtdışına çıkarılıp sonradan ithal edilmesinin söz konusu olmadığı iddia ettiğini, bilindiği üzere sözleşme hükümlerinin yorumunda sözleşme ile güdülen gerçek ve ortak amacın dikkate alınması esas olduğunu, sözleşmenin, yurt dışına ihracat yükümlülüğünün düzenlendiği 9. maddesinde, davacıya teslim edilen tütünlerin yurt içi kullanıma sunulmaması, bu tütünlerin yurt dışına satılması amaçlandığını, ticareti teşvik amacıyla davacıya indirimli olarak tütün satışı yapılmasının sebebi, bu tütünlerin yurt dışına satılabilmesini olduğunu, bu bakımdan taraflar arasındaki sözleşmede izlenen genel amacın, davacıya satılan tütünlerin yurt dışına ihraç edilebilmesi, özel olarak sözleşmenin 9. maddesiyle güdülen amaç ise bu ihracat şartının yerine getirilmemesini müeyyideye bağlamak olduğunu, bu bakımdan, sözleşmenin 9. maddesi kaleme alınırken fiyat farkı ödeme yükümlülüğüne ilişkin kısmın lafzen yalnız, tütünlerin önce yurt dışına ihracatı ve daha sonra yurt içine ithalatı durumunu ifade etmesi, hiçbir şekilde tarafların tütünlerin doğrudan yurt içinde kullanıma sunulması durumunu müeyyideye bağlamama isteğini ifade etmediğini, sözleşme ile izlenen amaç dikkate alındığında, tütünlerin sonradan yurt içine ithalatı fiyat farkı uygulamasına bağlandığına göre, bunların doğrudan yurt içinde kullanıma sunulmasının öncelikle (evleviyetle) bu uygulamaya tabi olması gerektiği anlaşılacağını, bu bakımdan, sözleşmenin 9. maddesine ilişkin yorum yapılırken, tütünlerin doğrudan yurt içinde kullanıma sunulması hâlinin de fiyat farkı uygulamasına tabi kılındığının kabul edilmesi işin niteliği gereği olduğunu, aslen taraflar arasındaki sözleşme bir bütün olarak yorumlandığında anlaşılmaktadır ki, davacıya satılan tütünlerin yurt dışına ihraç edilmesi gerektiği öyle açık bir yükümlülük şeklinde düzenlenmiştir ki, bunun 9. maddede ayrıca ifade edilmesi izahtan vareste görüldüğünü, davacı tarafın davaya konu ettiği 53.339,04 ABD USD’nin 1.348,24 ABD Doları tutarı, davacıya satılan tütünlerin KDV bedeli olduğunu, söz konusu bedel, davaya konu tütünler ihraç edilmediği için müvekkil kurum tarafından ihracat mevzuatı gereğince ödendiğini, dolayısıyla söz konusu tutarın davacı tarafça ödenmesi gerektiği her türlü tartışmanın dışında olduğunu, sunulan nedenlerle haksız ve hukukidayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/05/2023 tarih ve 2022/284 Esas- 2023/363 Karar sayılı kararında;"Dava; davalı ... Holding’in ... Trading Ltd firması ile yaptığı sözleşmeye konu tütün cinsi emtialar, davacı ... ... Tütün A.Ş. firması tarafından İzmir’de depolandığı ve daha sonra davalı adına Gürcistan Manuchar Romanadze firmasına satıdığı, 11.015,00 Kg tütün daha hızlı sevk edileceği saiki ile, İstanbul’a gönderildiği ve sonrasında bu tütünler yurt dışına gönderilmesi gerekirken gönderilmediğinden, davalı ... Holding A.Ş konu sözleşmenin 9. Maddesini devreye koyarak davacı yana 53.339,04 USD’nin ödenmesini ihtar ettiği, davacı yan ihtirazi kayıtla bu bedeli ödediği ve huzurdaki davayı ikame ederek ödediği bu bedelin iadesi için alacak davası açtığı görüldü.Mahkememizin 08/11/2019 tarih 2018/120 Esas 2019/854 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, verilen bu kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul BAM'a gönderildiği,İstanbul BAM 13. HD nin 06/04/2022 tarih 2020/408 Esas ve 2022/572 Karar sayılı ilamı ile; "...Görüldüğü üzere, sözleşme ile davacı tarafa tütün emtiasının yurtdışına ihraç edilmesi hakkı verilmiş olup, yurtiçine satışı halinde ise 4 ABD Doları/Kg fiyat farkının ödenmesi gerekecektir. Ne var ki davacı ürünlerin taraflarınca yurtiçine satışının söz konusu olmadığını, aksine Gürcistan’da mukim Manuchar Romanadze’ye ihraç kaydı ile satışının yapıldığını, ancak rıza dışı elden çıktığını ileri sürerek bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçesi ekinde dava dilekçesinde delil olarak dayanmış olduğu hem dava konusu ihracata ilişkin evrakları, hem de dava konusu ihracatın öncesi ve sonrasında yapılan farklı ihracat işlemlerine ilişkin evrakları sunmuştur. Ne var ki bilirkişi ek raporunda dava konusu ihracata ilişkin evrakların görülmediğinden bahisle inceleme konusu yapılmamıştır. Yine davacı tarafça tütün emtiasının ellerinden rıza dışı çıktığına dair delil olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/123445 Soruşturma sayılı dosyasına dayanılmış, mahkemece UYAP üzerinden bir sureti celp edilmiş ise de, fiziki dosya içerisine alınmamış, UYAP üzerinden gönderilen evraklar incelendiğinde, özellikle ek olan ifade tutanaklarının sisteme taratılmadığı, incelemeye konu edilebilecek evrak bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece, yukarıda sözü edilen ceza soruşturma dosyasının tamamının bir suretinin celp edilerek incelenmesi, mevcut bilirkişi heyetinden veya gerekli görülmesi halinde konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden iddia, savunma, dosya kapsamında mevcut ihracat evrakları, ceza soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, davacının davalıdan satın aldığı dava konusu tütün emtiasının davalının iddia ettiği gibi yurtiçine satışının yapılıp yapılmadığı veya davacının iddia ettiği gibi elinden rızası dışında çıkıp çıkmadığı, özellikle ismi geçen C.... isimli şahsın ürünün yurtiçi alıcısı mı yoksa Gürcistan'daki alıcının aracısı mı olduğu, buna göre davalının fiyat farkı talebinde haklı olup olmadığı hususlarında denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a6 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına...." karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.İzmir CBS nın 2017/123445 soruşturma dosyası celp edilip incelendiğinde; şikayetçinin ... Gıda ve İnş.. Ltd Şti, şüphelinin ..., suçun güveni kötüye kullanma olduğu, "...Yapılan soruşturma sonucunda şüphelinin savunmasında parasını ödediği şikayete konu mamüllerin kendisine teslim edilmediğini beyan ettiği, olayın şikayet dilekçesinde anlatılış biçimi, şüpheli savunması, şikayetçi şirket yetkilis ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre şikayetçi şirket tarafından bahse konu malların şüpheliye teslim edilmiş olması halinde dahi şikayetçinin malların parasının tamamını şüpheliden almış olduğu, malların iç piyasaya sürülmüş olmasının ayrıca suç teşkil etmediği, şikayetçi şirket yetkilisinin alınan beyanına göre satılan mamüllerin iç piyasaya satılması nedeniyle Tekel tarafından kg başına 4 USD iç piyasa satış bedeli farkının talep edildiği ve bu bedelin şikayetçi tarafından ödendiği, bu ödeme nedeniyle oluşan zararın giderilmesinin ise hukuk yargılamasına konu olabileceği, olayda şikayetçiye karşı güveni kötüye kullanma suçunun veya başka bir suçun unsurlarının bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğu anlaşıldığından, Şikayete konu eylem nedeniyle şüpheli hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına..." karar verildiği, Kovuşturmaya yer olmadığına yönelik karara karşı davacı ... ... Tütün A.Ş ile ile ... Ltd. Şti. tarafından itiraz edildiği, itiraz sonucunda da itirazın reddine İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 23.09.2020 tarihinde kesin olarak red kararı verildiği, böylece, Kovuşturmaya yer olmadığına yönelik karar kesinleştiği anlaşılmıştır. Kararın kesin olması nedeniyle davacı tarafından Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nden kanun yararına bozma talebi ile bozma talep edilmiş olup ilgili başvuru 27.01.2021 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Adalet bakanlığına soruşturma dosyası ile gönderilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, 27/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; a) Davacı temlik alan ... ... Tütün A.Ş ile davalı ... Holding AŞ aracında ihraç kayıtlı tütün alım satım işlemi yapıldığı, b) Taraflar arasındaki sözleşmenin 7. ve 9. maddelerinin ihraç kayıtlı satılan ürünün iç piyasa da satılması halinde sorumluluğun alıcı da yani davacı tarafta olduğunun kararlaştırıldığı, c) Davacının tütün ihraç işlemlerini kendi ticari kararı ile gerçekleştirdiğini, bu ihraç işlemi sırasında amacının davalıdan satın aldığı tütünleri ihraç etmek olduğu anlaşılmakla birlikte, ihraç işlemleri sırasında davacının kontrolü dışında tütünlerin ihracının gerçekleşmediği anlaşılmakla birlikte, davacının sözleşmesel taahhüdü ve davalının ihraç işleminin gerçekleşmemesindeki hukuki konumu da dikkate alındığında, davacının davalıya sözleşme gereği ödemek zorunda kaldığı 53.339,04 USD’nin iadesi konusunda davalının sorumlu olduğuna yönelik belge ve bilginin bulunmadığı gibi sözleşme gereğince de davalıya olan taahhüdünü gerçekleştiremediği tespit ve rapor edilmiştir. Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, davacı ve davalı şirketin belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; davalı ... Holding’in ... Trading Ltd firması ile yaptığı sözleşmeye konu tütün cinsi emtialar, davacı ... ... Tütün A.Ş. firması tarafından İzmir’de depolandığı ve daha sonra davalı adına Gürcistan Manuchar Romanadze firmasına satıdığı, 11.015,00 Kg tütün daha hızlı sevk edileceği saiki ile, İstanbul’a gönderildiği ve sonrasında bu tütünler yurt dışına gönderilmesi gerekirken gönderilmediğinden, davalı ... Holding A.Ş konu sözleşmenin 9. Maddesini devreye koyarak davacı yana 53.339,04 USD’nin ödenmesini ihtar ettiği, davacı yan ihtirazi kayıtla bu bedeli ödediği ve huzurdaki davayı ikame ederek ödediği bu bedelin iadesi için alacak davasını açtığı, uyuşmazlığın esasına bakıldığında asıl meselenin; tütün cinsi emtianın yurt dışına çıkarılmamış olmasından kaynaklı uyuşmazlık olduğu, sözleşme konusu da dikkate alındığında aslen konu eşyaya ne olduğunun hiç bir öneminin de olmadığı, asıl meselenin ihracatın gerçekleşmemiş olduğu, konu emtia-tütün’lerin ihracatının yapılmadığı konusunda bir çekişmenin olmadığı, tütünlerin Yurt içi Kg satış fiyatı 4,68 USD, yurt dışı Kg satış fiyatının ise 0,68 USD olduğu, tütün’lerin ihracat kaydı ile 0,68 USD tutar ile satış yapıldığında (11.015x0,68) 7.490,20 USD kıymetinde olduğu, tütün’lerin yurt dışına çıkarılmamış olduğundan, yurt içi satış fiyatına göre,(11.015x4,68=51.550,20+%18= 9.279,04)= 60.829,24 USD kıymetinde olduğu, Yurt içi piyasaya sürüldüğü sabit olan tütünlerin KDV dahil satış fiyatının 60.829,24 USD olduğu, ihraç kaydı ile KDV siz kesilen faturanın 7.490,20 USD olduğu buna göre 60.829,24 - 7.490,20 =53.339,04 USD Ek fatura tanzim edilmiş olduğu, Uyuşmazlığın dayandığı temel mesele, tütün’lerin yurt dışına çıkarılmamış oluşu ile devreye konulan sözleşmenin 9. maddesi hükmü olduğu, ilgi madde hükmü incelendiğinde; Madde 9- ALICI ihraç kaydıyla satın aldığı tütünleri dilediği ülkeye ihraç etme hakkına sahiptir. Hiç bir şekilde Yurt içi kullanıma sunamaz. TEKEL den satın alınarak ihraç edilen tütünler, 4 ABD Doları/kg fiyat farkının TEKEL’e ödendiği belgelendirilmeden yurt içine ithal edilemez. Sözleşmenin ve aynı zamanda uyuşmazlığa konu tutarın hesaplanmasına konu 9.madde hükmünde ifade olunan, “TEKEL den satın alınarak ihraç edilen tütünler, 4 ABD Doları/kg fiyat farkının TEKEL’e ödendiği belgelendirilmeden yurt içine ithal edilemez” lafzına bakıldığında yurt dışı edilen tütünlerin Gümrük Kanunu hükmü ile Geri Gelen Eşya kapsamında yeniden Ülkemize getirilmesinin ön koşulunun birim Kg x 4 USD ödenmesi olduğu açıktır. Başka bir ifade ile taraflar konu tütün emtiasının ülke içerinde satışa konu olması halinde Kg 0,68 değil 4,68 olacağını bilmektedir. Uyuşmazlığın esasına mesnet tütün’lerin kaybolması, çalınması veya ihracat dışında başka bir duruma maruz kalmasının hiç bir öneminin olmadığı, tütün emtiasının yurt dışına çıkmamış olduğu sabit göründüğünden, davalı yanın sözleşmenin 9.madde hükmü ile hareketle 53.339,04 USD tutarlı fatura düzenleyerek tahsil etmesinin yerinde olduğu, sözleşmeye uygun olduğu, davacı yanın madde hükmüne binaen itirazı kayıtla ödemiş olduğu bedelin iadesi talebinin, sözleşmenin 9. madde hükmüne aykırı olduğu, İzmir CBS nın 2017/123445 soruşturma dosyası celp edilip incelendiğinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kovuşturmaya yer olmadığına yönelik karara karşı davacı ... ... Tütün A.Ş ile ile... Ltd. Şti. tarafından itiraz edildiği, itiraz sonucunda da itirazın reddine İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 23.09.2020 tarihinde kesin olarak red kararı verildiği, böylece, Kovuşturmaya yer olmadığına yönelik karar kesinleştiği, Davalı ... Holding A.Ş ilgili tütünlerin (emtianın) satışını yapan kurum olduğu, davacı ise ... ... Tütün A.Ş ise, ... Holding’den tütünleri (... TRADİNG LTD den temlik alarak) tedarik ettiği, davacı ... ... Tütün A.Ş (... TRADİNG LTD den temlik almak suretiyle ile davalı ile yapılan sözleşmenin cüz’i halefi olduğu, yani sözleşmede alıcı konumunda olduğu, Davacı temlik alan ... ... Tütün A.Ş ile davalı ... Holding AŞ aracında ihraç kayıtlı tütün alım satım işlemi yapıldığı, Taraflar arasındaki sözleşmenin 7. ve 9. maddelerinin ihraç kayıtlı satılan ürünün iç piyasa da satılması halinde sorumluluğun alıcı da yani davacı tarafta olduğunun kararlaştırıldığı, Davacının tütün ihraç işlemlerini kendi ticari kararı ile gerçekleştirdiğini, bu ihraç işlemi sırasında amacının davalıdan satın aldığı tütünleri ihraç etmek olduğu anlaşılmakla birlikte, ihraç işlemleri sırasında davacının kontrolü dışında tütünlerin ihracının gerçekleşmediği anlaşılmakla birlikte, davacının sözleşmesel taahhüdü ve davalının ihraç işleminin gerçekleşmemesindeki hukuki konumu da dikkate alındığında, davacının davalıya sözleşme gereği ödemek zorunda kaldığı 53.339,04 USD’nin iadesi konusunda davalının sorumlu olduğuna yönelik belge ve bilginin bulunmadığı gibi sözleşme gereğince de davalıya olan taahhüdünü gerçekleştiremediği hususunun tespit ve rapor edildiği, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kamu düzenine dair emredici hükümlere aykırı olarak yerel mahkeme gerekçeli kararının yasal şartları taşımadığını, kararın tamamen bilirkişi raporundan alıntı mahiyetinde olduğunu, gerçek anlamda bir karar olmadığından öncelikle bu nedenle dosyanın yerel mahkemesine iadesini talep ettiklerini, Yerel mahkemece delillerin tartışılıp, değerlendirilmediği dikkate alındığında HMK'nun 297. maddesi kapsamında denetime elverişli bir karar bulunmadığından, kararın hatalı olduğunu, (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 30.05.2017- 2017/5042 E.-2017/9382K. )Tüm bu nedenlerle gerekçeli kararda iddia ve savunmanın hukuki nitelendirilmesinin, uygulanacak kanuni ve hukuki kuralların, toplanan delillerin, hangi delile ne sebeple üstünlük tanınıp hangi hukuki sonuca varıldığının tartışılmaması, reddine karar verilen davanın fiili ve hukuki gerekçelerinin yazılmaması, HMK 297/1-c, ve 355. maddesi kapsamında gerekçesinin bulunmaması nedeniyle kamu düzenine aykırılık oluşturduğu HMK 353/1-a-6. maddesi kapsamında taraflarca sunulan delillerin hiç değerlendirilmemesi anlamına geldiğinden yerel mahkeme kararının kaldırılarak mahkemesine iadesine karar verilmesini talep ettiklerini, İstinaf mahkemesi kararı doğrultusunda kısmen işlemler yapıldığını, lehe toplanan deliller ve tespitlere rağmen aynı ret kararının verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2020/408 Esas, 2022/572 Karar sayılı ve 06.04.2022 tarihli kararında; Davacının davalıdan satın aldığı dava konusu tütün emtiasının davalının iddia ettiği gibi yurtiçine satışının yapılıp yapılmadığı veya davacının iddia ettiği gibi elinden rızası dışında çıkıp çıkmadığı, Özellikle ismi geçen C.... isimli şahsın ürünün yurtiçi alıcısı mı yoksa Gürcistan'daki alıcının aracısı mı olduğu, Buna göre davalının fiyat farkı talebinde haklı olup olmadığı, hususlarında denetime açık rapor alınması ve sonuca göre karar verilmesi gerekiğinin değerlendirildiğini, bu doğrultuda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alındığını, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda;Müvekkilin davalıdan satın aldığı tütünleri ihraç etme amacı olduğu, İhraç işlemi sırasında müvekkilin kontrolü dışında tütünleri ihracının gerçekleşmediği,Ödemek zorunda kalınan bedelin iadesini konusunda davalının sorumlu olduğuna dair bilgi belge bulunmadığı bulunmadığı gibi sözleşme gereği davalıya olan taahhüdünü gerçekleştirilmediği, tespit ve kanaatine varıldığını, Bilirkişi raporunda, amacın ihracat olduğu, müvekkilin rızası dışında ihracatın gerçekleşmediği yönündeki ilk iki tespitinin yerinde olduğunu ancak 3. Tespitin hatalı olduğunu uzmanlık alanı olmayan olmayan hususta hukuki değerlendirme içerdiğini ve yanlış sonuca ulaşıldığını, İstinaf kararında belirtilen C.... isimli şahsın yurt içi alıcısı mı yoksa Gürcistan'daki alıcının aracısı mı olduğu hususunun raporda ve kararda değerlendirilmediğini, bu hususun açıklığa kavuşması adına dosyadaki mevcut delillerin şöyle olduğunu;İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/123445 Soruşturma sayılı dosyasında şüpheli ... tarafından alınan ifadesinde dış ticaret işi ile uğraştığını, bu olayda Gürcistan'a 11 ton civarında yaprak tütün gönderileceğini ifade ettiğini, Yine aynı şekilde tanık olarak ifadesi alınan ...'ın da Gürcistan ülkesinde bulunan alıcı firma temsilcisi... isimli şahsa ulaştığını, ifadesinde belirttiğini, dosyada diğer dinlenen ... ve kamyon şöförü ... da ifadeleri aynı doğrultuda olayları teyit ettiklerini, C.... isimli şahsın Gürcistan'daki alıcının aracısı olduğu hem şüphelinin hem de diğer tüm anlatımlarla sabit olduğunu,Kendileri tarafından daha önce de ihracata dair gemi bilgilerinin sunulduğunu, tüm bu hususlar ihracatın gerçekleştirileceği hususundaki bilirkişi heyeti görüşünü desteklediğini, konusu taşımacılık olan bilirkişi müvekkilin ihracat işlem ve evrakların bir kusurunu tespit edemediğini, rapordan müvekkilin yalnızca başka limana göndermesi dışında bir kusur iddiasının da olmadığını, Bilirkişi heyeti tarafından her ne kadar kovuşturmaya yer olmadığı kararı gerekçesi olarak bu tütünlerin parasını ödeyerek olması olarak belirtmiş ise de kararın gerekçesi 'iç piyasaya sürülmüş olmasının suç teşkil etmediği' gösterildiğini, kendileri tarafından tütün mamulü olması ve denetime tabi olan bir ürün olması nedeniyle bu tespitin doğru olmadığı belirtilerek öncelikle itiraz sonrasında kanun yararına bozma yoluna gidilmiş ise netice alınamadığını, Savcılık şikayeti öncesinde yetkisizlik kararları nedeniyle sürüncemede kaldığını ve kaçakçılık büro gibi uzmanlık alanı dışında genel büro tarafından yürütülmesi nedeniyle etkili sonuç alınamadığını, bu durumun müvekkile kusur atfı olarak değerlendirilemeyeceğini, Ödemek zorunda kalınan bedelin iadesini konusunda davalının sorumlu olduğuna dair bilgi belge bulunmadığı tespitinin yerinde olmadığını, bilirkişilerce uzmanlık konusu dışı hukuki değerlendirmenin hatalı olduğunu, Bilirkişi heyeti tarafından yapılan bu değerlendirmenin hukuki bir değerlendirme olup heyette hukukçu bir üye olmadığını, teknik olarak mahkemenin takdirinde olan bu hususta hukuki değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, HMK 279/4 maddesi; ''Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.'' hükmüne aykırıdır. Bilirkişi heyeti tarafından belirtilen davalıya iadesine dair bir hüküm aranmasının yersiz olduğunu, bu hususun davanın konusunu teşkil ettiğini, yani müvekkilce itirazi kayıtla ödenen bedelin ödenmesinin yersiz olduğunun yargılama konusu olduğunu, Davalı tarafça 21.07.2017 gün ve ... sayılı yazı ile tütünlerin iç piyasaya satıldığı gerekçesi kg başına 4 USD olmak üzere toplam 53.339,04 USD nin 10 gün içinde ödenmesi aksi takdirde teminatın tahsil edileceği ve diğer haklarını saklı tutuklarını belirtmek suretiyle yazı tebliğ ettiğini, müvekkilce ticari işleyişin devamı adına sorun yaşamamak adına belirtilen bedel süresi içinde itirazi kayıtla ödendiğini, Müvekkil tarafından hem sözleşme gereği hem de olay anında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tütünlerin belirtilen süre içerisinde gemiye yüklenilmediğinin anlaşılması üzerine müvekkil satışına aracılık eden ... Gıda ve İnş. Tic. Ltd. Şti. tarafından İzmir Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile 2017/13049 Muhabere numaralı ve 12.06.2017 tarihli ayrıntılı bir dilekçe ile ihbarda bulunulduğunu, müvekkilce müdahil olunduğunu, davalı kurumun da durumdan derhal haberdar edildiğini,Sözleşmenin 9. maddesinde 'alıcı ihraç kaydıyla satın aldığı tütünleri dilediği ülkeye ihraç etme hakkında sahiptir. Hiçbir şekilde yurt içi kullanımına sunulamaz. TEKEL den satın alınarak ihraç edilen tütünler 4 ABD doları kg fiyat farkının ...' e ödendiği belgelendirmeden yurt içine tekrar ithal edilemez' demek suretiyle ürünün tekrar ithal edilmesi halinde 4 ABD dolar /kg bedelin ödeneceğinin belirtildiğini, olayda bilirkişilerinde kabulünde olan rıza dışı elden çıkma söz konusu olup, yeniden ithal gibi bir durumun da zaten olmadığını, sözleşmenin açık hükmünün ihracatın yapılamamış olması haline çok daha geniş ve zorlama bir yorum suretiyle 4 ABD dolarının ödenmesinin düşünülemeyeceğini, Sözleşmenin 7. maddesinde 'satışa konu bu işlenmiş tütünlerin FOB/En yakın liman olarak ihracatları gerçekleştirilecek ancak başka bir imandan ihracatların yapılmasının istenmesi durumunda sigorta nakliye, boşaltma vb masrafalar ALICI tarafından ödenecek bu durumda ürünlerin yüklenmesine müteakip tüm risk ve sorumluluklar ALICI' ya geçecektir. Bu ihracatla ilgili THC/Free-in gibi masaralarda ALICI tarafından ödenecektir. ' hükmünün ürünlerin başka bir limandan gönderilmesi halinde 4 ABD dolar /kg bedelin ödeneceği sonucunu çıkarmayacağını, bu madde metnindeki tüm sorumlulukta anlatılmak istenenin tütün bedelleri olduğunu,Bunların ihlal kabul edilmesi halinde sözleşmenin 12. Maddesine göre sözleşmeyi feshedebilmesi imkanı verdiğini ancak bugüne kadar davacı tarafça bu yönde bir işlem yapılmadığını, Aksi durumda tütünlerin depodan çalınması, yolda kaza sonucu zayi olması, geminin denizde batması hallerinde de kg başı 4 USD ödenmesi gerekeceği sonucuna varılacağını,Kaldı ki bu hükmün bir cezai şart değil aksine ithal edilmesi durumunu düzenleyen bir madde olduğunu, Sözleşmenin bu maddelerinin yorumunun da bizzat hukukçu tarafından mahkemece yapılması yerine gerekçede yalnızca bilirkişi raporuna atıf yapılmasının isabetli olmadığını beyanla, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasını, yerel mahkemece verili kararın kalıdırlarak mümkünse yeniden talepler gibi hüküm tesis edilmesini aksi kanaat halinde kaldırma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Dava dosyasında istinaf bozması alınan heyet raporundaki davacının hırsızlanma olayında kusurunun olmadığı tespitine katılmadıklarını ve dosyada usulüne uygun itirazlarını yaptıklarını, ihraç kaydı ile alınan ürünlerin ihracında ihracatçı alıcının yani davacının sorumluluğu ihraç limanından ürünler ayrılana kadar devam ettiğini, kaldı ki davanın ticari iş olup davacının bırakın basiretli tacir gibi davranmasını; basit bir özen sorumluluğunu dahi yerine getirmediğinin açık olduğunu, esasen ihraç kaydı ile ürün alan ya da onun cüzi halefleri bunu ihraç ettikleri yurtdışı alıcısının yurt içindeki temsilcisine dahi teslim edemeyeceklerini, bu hususun ihraç kaydı ile ürüne dair uygulamalara aykırılık teşkil edeceğini, ihraççı yurt dışına ihracı gerçekleştirdiği takdirde sorumluluktan kurtulacağı gibi vergisel anlamda avantajlar da elde edeceğini, (KDV iadesi vs). zaten ürünü yurt içi alıcılara göre yüzde yirmi fiyatla almasının sebebinin de bu olduğunu, kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydı ile yine ihraç etmek üzere ürünü alanın sorumluluğunun sadece mücbir sebeplerle sona erebileceğini, mücbir sebep kavramının da hukukumuzda açık ve tahdidi olduğunu ve sözleşmenin 10. Maddesinde de düzenlendiğini, öngörülemeyen ve öngörülmesi mümkün olmayan sebeplerin mücbir sebep olup kaza veya hırsızlanma olayları mücbir sebep kavramı dışında olduğunu, İstinaf bozma ilamında ...'in yurt dışı alıcının temsilcisi olup olmadığının tespitinin istendiğini, davacının bu bozmaya karşı sunduğu tek argümanın ...'in beyanları ve başkaca beyanlar olduğunu, oysa bu konuda davacının objektif ve denetime elverişli yazılı kanıtlar sunması gerektiğini, bir firmanın temsilcisi iseniz Ticaret Sicil Müdürlüğü, Konsolosluk veya Noter belgeleri sunulması gerektiğini, bu belgelerin resmi belgeler olduğunu ve objektif olduğunu, ...'in temsilciyim dediğini ve bu söylemin ispat olduğunu söylemenin abesle iştigal olduğunu, kaldı ki; C. ...'in başka ifadelerinde bu durumu yalanlar mahiyette ifadeler de kullandığını, yine... sabıkası kabarık bir kişi olduğu halde kolluk ifadesinde bu olay sebebiyle ticari itibarının da sarsıldığını belirttiğini, her iki hırsızlanma dosyasına bağlı ceza dosyalarında tarafların ifadeleri hem çelişkili hem de olay dizini ile ilgili tarih vermeyerek muğlak beyanlar olduğunu, C. ... 'in Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/437 esas sayılı dosyasında Yargılaması yapılan ... A.Ş. İle ilgili alacak davasında, o dosyadaki hırsızlık olayı ile ilgili verdiği kolluk ifadesinde açıkça tütün işi yapmadığını ve yurt dışı alıcı ile yurt içi ihraç kaydı ile ürün satın alan alıcıyı buluşturduğunu ifade ettiğini, bu beyanda...'in esasen tütün işi yapan bir kişi olmaması karşısında aynı tarihte 2 ayrı ihraç kaydı ile ürün alan firma bu kişiye nasıl olmuşsa mallarını teslim ettiklerini iddia ettiklerini, hırsızlanma olayı doğru olsa bile bunda davacının kusurunun olmadığı tespitinin hatalı olduğunu, çünkü davacının tacir olduğunu, kusurlu ve ihmalkar davranışları olduğunu, davacının basiretli davranmamak suretiyle ürünlerin yurt dışına çıkışını sağlanmamasında kusurunun olduğunun açık olduğunu beyanla, katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulüne ve davacının iddia edilen hırsızlanma olayında kusurunun olmadığı yönünde tespitin kaldırılmasına, davacının istinaf sebeplerinin reddi ile kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı ile davacının temsilcisi olduğu ... Trading Ltd. arasında akdedilen "Tütün Satışı Protokolü"ne davacının aykırı davrandığı iddiası ile davalı tarafından haksız tahsil edildiği öne sürülen ve davacının ihtirazi kayıt ile ödediği bedelin istirdadı talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta, davalı bünyesinde birleşen Tekel…A.Ş. ile davacı şirketin temsilcisi olduğu ... Trading Ltd arasında akdedilen Tütün Satışı Protokolü'nün konusunun davalı satıcının elinde bulunan tütünlerden işlenmişlerin FOB/en yakın liman ve işlenmemişlerin depo teslimi olarak satışı olduğu, 7.maddesinde tütünlerin işlenmesi ve ihracatı prosedürünün açıklandığı, “Alıcının Satış Serbestisi” başlıklı 9.maddesinin“Alıcı ihraç kaydıyla satın aldığı tütünleri dilediği ülkeye ihraç etme hakkına sahiptir. Hiçbir şekilde yurt içi kullanıma sunamaz. TEKEL’den satın alınarak ihraç edilen tütünler, 4 ABD Doları/Kg fiyat farkının TEKEL’e ödendiği belgelendirilmeden yurt içine tekrar ithal edilemez.” şeklinde düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından davalı adına Gürcistan'da bulunan Manuchar Romanadze'ye ihraç edilmek üzere dava konusu ürünün satın alındığı, davalı tarafından ihraca konu ürünlerin ihraç edilmediği ve yurt içi satışa sunulduğu gerekçesiyle sözleşmenin 9. maddesine göre fiyat farkının davacıdan tahsil edildiği, davacı vekili tarafından dava konusu ürünün yurt içi satışa sunulmadığı, ihraç edilmek üzere alınan tütün ürünün kendileri adına ihraç işlemlerini yapmak üzere ... Ltd. Şti. ile anlaşıldığı, bu şirketin de Gürcistan'da bulunan alıcı adına ...ile anlaştığı ve tütünün ihraç edilmek üzere bu kişinin İstanbul'daki deposuna sevk edildiği ve depodan çalındığı, tütünün bu kişilere satışının söz konusu olmadığı, dolayısıyla davalıya ödenen bedelin haksız olduğunu ileri sürülmüş ve istirdadının talep edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında dava konusu tütün ürününün Gürcistan'da bulunan Manuchar Romanadze'ye ihraç edilmek üzere davalıdan satın alındığına, ancak ihraç edilmediğine ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki temel ihtilaf ihraç edilmek üzere alınan ancak ihraç edilmeyen ürünlerin yurt içi satışa arz edilmesi sebebiyle davacının sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Davacı tarafından dava konusu ürünlerin ihraç edilmek üzere satın alındığı ve davalının bilgisi ve onayı dahilinde gümrük evraklarının hazırlandığı, ancak davacının rızası dışında ihraç edilemediği ve tahsil edilen bedelden sorumlu olmadığı iddia edilmiş ise de, ihraç işlemlerini kendisi adına yapan ... Ltd.Şti.'nin bizzat kendisi tarafından seçildiği, bu şirketin ürünleri teslim ettiği ...'in ise dava konusu olaya ilişkin soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde kendisinin ... Ltd.Şti.nden tütün aldığını, bedelinin bir kısmını nakden, bir kısmını banka aracılığı ile ödediğini, ancak ürünlerin kendisine teslim edilmediğini beyan ettiği, ifadesinde kendisinin ürünleri Gürcistan'da bulunan Manuchar Romanadze'ye ihraç etmek amacıyla aldığına veya bu kişinin temsilcisi olduğuna dair bir beyanda bulunmadığı gibi, davalının dava dışı bir firmaya aynı şekilde ihraç kaydıyla sattığı ve yine ...'in deposundan deposunu emanet ettiği kişi tarafından çalınan ürünlere ilişkin soruşturma dosyasında vermiş olduğu ifadelerde de bu şekilde beyanda bulunmadığı, kendisinin bu şekilde beyanda bulunması halinde dahi bu kişinin temsilcisi olduğunu göstermeyeceği, ...'in beyanları karşısında davacının kendisi adına hareket eden ... Ltd.Şti.'nin yetkilisinin ve ifade veren diğer şahısların aksi ifadelerinin de sonuca etkisinin bulunmadığı, davacı tarafından bu hususa ilişkin kesin bir delil sunulmadığı, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olan davacının davalıya karşı sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmek için gerekli dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu ve ihraç işlemlerinin yapılması için kendisinin seçtiği adamlarının verdiği zararlardan sorumlu olduğu, bu kişilerin eylemlerinden kaynaklanan zararlardan sorumlu olmadığı ve rızası dışında ihracatın gerçekleşmediği savunmasını davalıya karşı ileri süremeyeceği, koşullarının oluşması halinde kendi iç ilişkisinde rücu yoluna gidebileceği, ihracatın gerçekleşmediği, tütün ürünün yurt içi piyasasında satışa arz edildiği ve davacı tarafından sözleşmenin 9. maddesinin ihlal edildiği sabit olduğundan bu maddeye göre davalı tarafından tahsil edilen bedelin sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin aksi istinaf sebeplerinin, Mahkemece davacının kusurlu olmadığına ilişkin doğrudan bir tespit yapmadığından davalı vekilinin gerekçenin düzeltilmesine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.